Ana içeriğe geç
Sözlük

bahar ile cümle

bahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Güneydoğu Meksika sebze ve tavuk ile yapılan baharatlı yemekleriyle tanınır.La zona meridionale, d'altra parte, è conosciuta per i piatti con verdure piccanti e pollo.
Son olarak 2014 baharında bazı arkadaşlarıyla birlikte görüldü.La squadra disputò alcune amichevoli nella primavera del 2014.
Bu yüzden de Baharat Adası olarak da bilinir (Island of Spice).Essi conoscono l'isola come Wunyami (luogo degli spiriti).
Efsun'öz, Bahar'ın üvey halası.Oscar Di Simplicio, Autunno della stregoneria.
Bu şüphe de 1942 baharında ortadan kalktı.L'eliminazione iniziò nella primavera del 1942.
İsmini erken baharda açan yapraklarla beslenen keçilerden alır.Prende il nome dai fiori selvatici che vi sbocciano in abbondanza in primavera.
Adı Japonca’da “yeniyıl” veya “erken bahar” anlamına gelen hatsuharu kelimesinden gelmektedir.Il nome di Chiyo in giapponese significa "mille anni" oppure "lungo periodo".
1908'te bir fragmanını, 1909'un baharında iki bölümünü Münih'te yayımladı.Kafka pubblicò un frammento nel 1908 e due sezioni nella primavera del 1909, il tutto a Monaco di Baviera.
Ona evlenme teklifi eder ve Bahar bunu reddeder.Lui le chiede se lei è sposata, e la donna le risponde con un sì.
Ötüş, baharın geldiğini bildirir.Si dice che la sua apparizione preannunci l'arrivo della primavera.
Ve Prag Baharı onu kırmıştı."Ed Œpir l'ha incisa."
Bahar, şair için sevinç kaynağıdır.Il ritorno a Recanati è per il poeta fonte di momentanea gioia.
Roma'ya 176 yılının son baharında döndüler.Poi tornò a Roma nell'autunno del 176.
Çuhadar, Bahar.(RO) sconosciuto, Bucarest.
O gün bahar olacak, yollar çiçek dolacak.La fioritura avviene in primavera ed i fiori sono di colore viola.
Eylemler Arap Baharı'ndan etkilenerek başlamıştır.La Libia rimase fortemente influenzata dall'esplosione della primavera araba.
Bazı yerlerde bolonez sos tercih edilirken bazı ülkelerde ise bol baharatlı soslar tercih edilmektedir.Indubbiamente uno dei funghi più apprezzati, in alcune nazioni sono preferiti addirittura ai Porcini.
Emire baharın gelişini temsil eder.Gli adulti compaiono con l'arrivo della primavera.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.1913 – A Parigi si tiene la prima del balletto di Igor' Fëdorovič Stravinskij Le Sacre du Printemps.
KV-85 1943 sonbaharı ve 1944 kışında üretilen bu tanklar bahar ve yazın aylarında kullanıldı.Le prime M8 furono schierate nel MTO nell'autunno 1943 e nell'inverno 1944.
Bahar mevsiminde işlenmiş toprağa tohumları saçıldıktan 4-5 gün sonra çimlenir.Germina dopo 4 5 giorni dalla semina su un suolo lavorato a primavera.
Bahar aylarında yağmurludur.Piove, è novembre.
217 Baharında, Caracalla Pers İmparatorluğu karşı yapacağı seferin hazırlıkları için Doğu eyaletlerindeydi.Nel 217 Caracalla si recò in oriente per preparare una campagna contro l'Impero partico.
Ekilen tohumlar bir sonraki yılın baharına kadar çimlenmez.Le uve appassite non possono essere vinificate prima del 1º novembre dell'anno di vendemmia.
18 Nisan 1999 tarihinde ise Baharözü Köyü de Belediyelik olmuştur.Il 18 dicembre riuscirono ad impadronirsi nuovamente del villaggio di Belén.
Akile Hanım (Bahar Selvi tarafından canlandırılan), Şeyhülislam Esad Efendi'nin kızıdır.Videl (ビーデル Bīderu?) è la figlia di Mr. Satan.
2012 baharında müze, Umeå Sanat Kampüsündeki yeni binasına taşındı.Cambiò nome a dicembre 2013 all'apertura della nuova sede del Pérez Art Museum Miami.
Hıdırellez günü öncesi ateş yakılır, ilk baharın çeşitli günlerinde köylerde hayırlar yapılır.La sera si fa ardere la legna raccolta alcuni giorni prima per le vie del paese.
Tarifin pek çok türevleri, özellikle de baharat vardır.Nel libro vi è una netta prevalenza degli ambienti esterni, principalmente della steppa.
587 baharında tekrar hasta oldu, kişisel olarak seferleri yönetemedi.Nella primavera del 587, cadde di nuovo malato.
Tayland mutfağında baharatlar çok yaygın kullanılmaktadır.Frequenti sono i saloni di massaggio thailandese.
Geç Gelen Bahar (晩春, Banshun), 1949 Japonya yapımı bir Yasujirō Ozu filmidir.Tarda primavera (Banshun) è un film del 1949 diretto dal regista giapponese Yasujirō Ozu.
"Baharatlı yiyecekleri sever misin?" "Bayılırım.""Ты любишь острую пищу?" - "Да, я люблю".
Bu kayda göre benim bahar aylarında doğmuş olmam gerekiyor.В соответствии с этой записью я должен был родиться весной.
587 baharında Filippikos tekrar hastalandı ve bizzat seferi yürütemedi.Весной 587 года Филиппик опять заболел, из-за чего был неспособен продолжать кампанию лично.
Yıldırım baharda Yenigün’ün (Yeniyıl’ın) haberscisi demektir.Она исполняется весной в тёмное время суток.
Lois, ailesinden kendisine bahar temizliğinde yardım etmesini ister.Лоис просит свою семью помочь ей с генеральной уборкой дома.
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Весной почки нижних ветвей, нагреваясь от почвы, трогаются в рост вскоре после снеготаяния.
Bahar 2008'de, göç etmiş Lübnanlı Yahudiler sinagogun renove edilmesi arzularını dile getirmiştir.Несмотря на это, к весне 2008 года, еврейские эмигранты выразили желание выделить средства на ремонт синагоги.
Mezarı Eyüp'te Bahariye Mevlevihanesi karşısındadır. ^ Sevim, Nidayi.Над могилой его воздвигнут памятник с надписью: «Гнедичу, обогатившему русскую словесность переводом Омира.
"Yılın bahar ayları, hayatın gençlik yılları".(В деревне) «Праздник жизни - молодости годы -...»
Eylemler Arap Baharı'ndan etkilenerek başlamıştır.Волнения являлись частью Арабской весны.
1387 yılının baharında, Timur, Gürcistan'ı tekrar işgal etmiş fakat Gürcüleri teslim olmaya zorlamamıştır.Весной 1388 года Тамерлан снова вторгся в Грузинское царство, но не смог заставить грузин подчиниться.
Diğer yanda Grek ittifak kongresi MÖ 480 yılı baharında bir kez daha toplanmıştır.Конгресс греческих полисов собрался вновь весной 480 года до н. э.
1938 yılında ilk romanı yayımlanabildi: Bahara Dek Bekle, Bandini.Его первый роман «Подожди до весны, Бандини» вышел в 1938 году.
Kongre, MÖ 480 yılı baharında bir kez daha toplanmıştır.Конгресс собрался вновь весной 480 года до н. э.
Ötüş, baharın geldiğini bildirir.Девочка рассказала им, что скоро будет весна.
Baharat kullanılmaz.Озеро не используется.
Üretimi tohumla veya erken baharda bölümlere ayırarak yapılır.Размножение — семенами либо делением ранней весной.
Ana bahar kırılmıştı.Наступление весенней оттепели.
Bahar Noktası (Bir Yaz Gecesi Rüyası'nın çevirisi) (Shakespeare) 1981.«Сон в летнюю ночь» — фильм (1981).
Bahar Doğan (d.Скоро придёт весна (р/п.
Portman, Kudüs İbrani Üniversitesi'nden dersler almak için 2004 baharında İsrail'e geri döndü.Весной 2004 года Портман проходила обучение в Еврейском университете в Иерусалиме.
2012 baharında müze, Umeå Sanat Kampüsündeki yeni binasına taşındı.Весной 2012 года музей переехал в новое помещение в кампусе искусств.
Bahar mevsiminde işlenmiş toprağa tohumları saçıldıktan 4-5 gün sonra çimlenir.Весной, когда животные сильно истощены, могли запрягать четыре-пять оленей.
Bir rafineri 2000 baharat depolama alanına sahiptir.Принята в эксплуатацию новая столовая на 2000 посадочных мест.
Amerikan Ordusu Mühendisler Kolordusu 1951 baharında İncirlik Hava Üssü inşaatına başladı.Весной 1951 года инженерные войска начали строить базу.
Baharatlı Çin yemeği sever.Любит китайскую кухню и сало.
1968 - Çekoslovakya'da iktidara Prag Baharı'nı başlatacak olan Alexander Dubček geldi.1968 — приход к власти в Чехословакии Александра Дубчека, положивший начало Пражской весне.
Fakat baharat, diğer krallıklarda en çok sıkıntı çekilen üründür.Растения являются наиболее необходимым царством для других организмов.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod