Ana içeriğe geç
Sözlük

bahar ile cümle

bahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O, bu bahar Tokyo Üniversitesine girdi.Entró en la universidad de Tokio esta primavera.
Bahar bu yıl erken geldi.La primavera ha llegado pronto este año.
Askerler bahara kadar hiçbir şey yapamadı.Los soldados no podían hacer nada hasta la primavera.
Ben bu bahar benim evime döndüm.Volví a mi casa esta primavera.
Bahar tatili boyunca çalışacağım.Voy a trabajar en las vacaciones de primavera.
Kıştan sonra bahar gelir.Después del invierno viene la primavera.
Bahar geç olacak.La primavera vendrá con retraso.
Gelecek bahar ayında 3 adet Po-2 uçağı Minsk'e indi.En la primavera siguiente tres aviones Po-2 aterrizaron en Minsk.
Lâkin, işte o zaman Tasarinan'ın söğütlü çayırlarında bir bahar vakti tekrar buluşuruz.Entonces quizá volvamos a encontrarnos en los saucedales de Tasarinan en la primavera.
1979 baharında The Jacksons grubu, Birleşik Krallık'ta birkaç konser sergilemiştir.Durante la primavera de 1979, la Jacksons realizó algunos conciertos en Gran Bretaña.
Floransalılar 1481 baharında Sistina Şapeli üzerinde çalışmaya başlamıştır.Los tres florentinos empezaron a trabajar en la Capilla Sixtina en la primavera de 1481.
Bu şüphe de 1942 baharında ortadan kalktı.Esta duda se terminó de resolver durante la primavera de 1942.
Pax sık sık baharla ilişkilendirilmiştir.A Pax se la asocia a menudo con la primavera.
Bahar ve yaz aylarında Kore ile Rusya'nın uzakdoğu bölgesinde de görülebilir.En la primavera y el verano también se la encuentra en Corea y el extremo este de Rusia.
Maluku Denizi, baharat ticareti için aktif bir alandı ve 4 sultanlık tarafından kontrol edildi.El mar de las Molucas fue un área activa en el comercio de especias y estuvo controlada por 4 sultanatos.
MSG, 1998 yılından bu yana "baharatlar ve tatlandırıcılar" terimi kapsamına dahil edilememektedir.Desde 1998, no se puede incluir el GMS en la categoría “especias y saborizantes”.
1387 yılının baharında, Timur, Gürcistan'ı tekrar işgal etmiş fakat Gürcüleri teslim olmaya zorlamamıştır.En la primavera de 1387, Timur nuevamente invadió Georgia, pero no pudo obligar a los georgianos a rendirse.
Tesellîden nasîbim yok, hazan ağlar bahârımda; Bugün bir hânumansız serserîyim öz diyârımda.No entraré, señor, en el templo Su fachada es suficiente para mí.
Emire baharın gelişini temsil eder.Los vegetales simbolizan la venida de la primavera.
1918 Alman Bahar Saldırısı sırasında, 1. Bavyera Piyade Alayında 3. Tabura komuta etti.Durante la Ofensiva de Primavera de 1918, mandó el 3.º Batallón del 1.º Regimiento de Infantería bávaro.
Önceki yüzyıllardan beri bilinen baharat olan sarımsak, 1990'lardan sonra yeniden ününü artırmıştır.Este viñedo antiguo, cuyo renacimiento es innegable, progresó especialmente desde 1990.
Üretimi tohumla veya erken baharda bölümlere ayırarak yapılır.Se propagan de semilla o por división a comienzos de primavera.
Ve Prag Baharı onu kırmıştı."«La primavera de Praga».
Chun-Li adı Mandarin kökenli olup "Bahar Güzeli" anlamına gelmektedir.El nombre Chun-Li significa Belleza primaveral.
Bahar gelimiştir yine.Vuelta de la primavera.
Baharat miktarında azalma olmasına rağmen acı seviyesi daha yükselmektedir.A pesar de su eficacia la escalera del dolor se cuestiona cada vez más.
Çiçeklenme erken baharda gerçekleşir.La floración se produce en la primavera.
Yavrular genel olarak bahar ve yaz aylarında doğar ve dişiler yavruları büyütmekten tek başına sorumludur.Las crías suelen nacer en los meses de invierno y primavera y las hembras son las responsables de criarlas.
Öğrenciler, kış ve bahar tatillerinde Hogwarts'ta kalma seçeneğine sahiplerdir.Los estudiantes pueden optar por quedarse en Hogwarts durante la temporada de Navidad.
Kokulu ve hafif acı bir baharattır.De cadencia suave y oscilante.
130 değişik baharat, bitki ve çiçekten yapılır.En general, se cuenta con 190 especies diferentes de plantas y flores.
Hawtemal bayramı (Dersim Yöresi, Mart ayında, bir tür bahar bayramı).Raphael: ven a mi casa esta navidad (especial navideño, La 1 2015) como él mismo.
Eski çağlarda ticâret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı.Los barcos que regresaban traían oro y mirra.
Thomas baharda döndüğünde, Blakernai kesimine odaklanmaya karar verdi.Cuando Tomás regresó en la primavera, enfocó su ataque en el sector de Blanquerna.
Yıldırım baharda Yenigün’ün (Yeniyıl’ın) haberscisi demektir.Entre ellos destacan: Diario La Mañana.
Her 1 Temmuzda Bahar Şenliği düzenlenmektedir.Cada 17 de julio se celebra un partido de las estrellas.
Ta ki dünyalar güzeli Bahar'la karşılaşıncaya dek.Muestra la historia del mundo hasta los tiempos de Beauvais.
Geç Gelen Bahar (晩春, Banshun), 1949 Japonya yapımı bir Yasujirō Ozu filmidir.Destaca además el exitoso filme Primavera tardía (Banshun) dirigida por Yasujirō Ozu en 1949.
İlçede kışın kuru ve soğuk poyraz, baharda ise ılık ve nemli olan rüzgarlar eser.Y fresco a templado y húmedo en primavera, con tormentas aisladas.
Köyün bahar mevsiminde görülmeye değer harika bi görüntüsü vardır.Se puede ver una magnífica exposición de bulbos de primavera durante el mes de mayo.
Kergit Hanlığı, baharat satımında ilerlemiştir.Se reunió con los suyos en la venta de Urbasa.
Arazi tarıma elverişsizti ve bahar 1699'da sağanak yağmurlar başlamıştır.Las estaciones cambian de nuevo, y comienza el invierno de 1948.
Doru vaşak kıştan bahara geçerken çiftleşir ve iki aylık bir gebelik süresi vardır.En Finlandia las larvas toman dos años para desarrollarse y pasar el invierno, hay el doble de orugas.
Bitkinin tohumları baharat olarak kullanılır.Los frutos son consumidos como fruta de tiempo.
Pastırma, çiğ etin çeşitli baharatlar ve tuzla kurutulması ile yapılan bir yiyecektir.En las riberas de los arroyos se siembra remolacha, alfalfa y otros cultivos de regadío.
Hırvatistan Baharı'ndan sonra Manolić tüm görevlerden kurtuldu ve emekliye gönderildi.Al cabo de 10 años, Manrique fue exonerado de todos los cargos.
Bahar (isim), kadın ismi.Eva (nombre), nombre de mujer.
Bahar aslında Mehmet Emir Atahan’ın kızı.Octubre de 2001. «Nació la hija de Emanuel Ortega».
Bu kayda göre benim bahar aylarında doğmuş olmam gerekiyor.Y tengo por orgullo Haber nacido en esta hermosa tierra.
Bahar bu yıl erken geldi.La primavera è arrivata presto quest'anno.
Tom ve Mary önümüzdeki bahar evlenecekler.Tom e Mary si sposeranno la primavera prossima.
Bahar gelimiştir yine.È ritornata la primavera.
Geleneğe göre bu gün, baharın müjdecisidir.Capodanno (da capo d'anno) è il primo giorno dell'anno.
Filippikos, 585-586 kışını Konstantinopolis'te geçirdi ve baharda karagahı Amida'ya döndü.Svernò nel 585-586 a Costantinopoli, e ritornò ai suoi quartieri generali a Amida in primavera.
Mikael Gabriel'in üçüncü stüdyo albümü olan Mun maailma ise 2013 baharında yayınlanacaktır.La pubblicazione del terzo album di Mikael Gabriel, Mun maailma, è prevista per la primavera del 2013.
Günümüzde pek tanınmayan bir baharattır.Oggi è una via quasi sconosciuta.
Leylakların canlılığı, bahar mevsiminde bulunduğun izlenimini verir.Grazie per le emozioni che ci hai fatto vivere in una serata di primavera.
Sessiz Bahar (İngilizce Silent Spring), 1962'de Rachel Carson tarafından yazılmış bir kitaptır.Nel 1962 fu pubblicato il libro Silent Spring (1962) di Rachel Carson.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.I fiori sono piccoli armenti che appaiono poco dopo la nascita delle foglie a primavera.
2004 yılının son baharında Archive, Dave Pen'in (BirdPen) Noise turnesinde Walker'ın yerini alacağını duyurdu.Nell'autunno 2004 viene annunciato che Dave Pen (BirdPen) sostituisce Walker nel tour di Noise.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod