Ana içeriğe geç
Sözlük

bahane ile cümle

bahane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bahaneden sıkıldım artık!Jag är trött på den ursäkten!
Bu bahaneden sıkıldım artık!Jeg er træt af den undskyldning!
Bu bahaneden sıkıldım artık!Mam dość słuchania tej wymówki.
Bu bahaneden sıkıldım artık!Olen kyllästynyt tuohon tekosyyhyn.
Bu bahaneden sıkıldım artık!Sono stufo di sentire quella scusa!
Bu bahaneden sıkıldım artık!Βαρέθηκα αυτή τη δικαιολογία!
Bu bahaneden sıkıldım artık!Мне надоело слушать этот предлог!
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.Då måste jag också komma på en bättre ursäkt.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.En ese caso, yo también debo buscarme una buena excusa.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.In questo caso, dovrò trovare anch'io una scusa convincente.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.Minun on keksittävä parempi tekosyy.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.Nesse caso, também tenho de arranjar uma boa desculpa.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.Så må jeg også finde på en bedre undskyldning.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.W takim razie też muszę mieć dobrą wymówkę.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.Τότε θα πρέπει να βρω κι εγώ καλύτερη δικαιολογία.
Bu durumda, ben de iyi bir bahane bulmalıyım.В таком случае мне тоже надо придумать хороший предлог.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Anda akan alasan topeng ini," lanjut kami aneh pengunjung.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Bạn sẽ tha mặt nạ này," tiếp tục của chúng tôi khách lạ.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Będziesz usprawiedliwienie tej maski", kontynuowaliśmy dziwny gość.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Boste izgovor to masko," je nadaljeval naš čudno obiskovalec.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Du får ursäkta denna mask", fortsatte vår konstigt besökare.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Du vil undskylde denne maske," fortsatte vores mærkelige besøgende.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Du wirst diese Maske Entschuldigung", fuhr unser seltsame Besucher.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Je zult dit masker excuus," vervolgde onze vreemde bezoeker.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."당신이 마스크를 변명이 될 것"우리의 지속적인 낯선 방문자.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Lesz ürügy ezt a maszkot," folytatta a mi furcsa látogató.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Omluvíš touto maskou," pokračoval náš podivný návštěvník.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Ospravedlníš touto maskou," pokračoval náš podivný návštevník.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Si scusa questa maschera", continua il nostro strano visitatore.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Suokaa tämä naamio," Jatkoimme outo vierailija.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Veţi scuza aceasta masca", a continuat nostru ciudat vizitator.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Vous me pardonnerez ce masque", a poursuivi notre étrange visiteur.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Θα δικαιολογία αυτή η μάσκα," συνέχισε μας περίεργο επισκέπτη.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Ви вибачте ця маска", продовжували дивний відвідувач.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Вы извините эта маска", продолжали странный посетитель.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."Ще извинение тази маска", продължихме странен посетител.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."תסלח זו מסכה," המשיכה שלנו מוזר המבקר.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi."سوف عذر هذا قناع ،" وتابع لدينا غريب الزائر.
"Bu maske bahane olacak," bizim devam garip ziyaretçi.奇妙な訪問者。 "私を採用してオーガストの人が望む
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.[2012年7月10日、最後のインタビューとして 知られるものの1つ、映画 War For The Web より] [インタビュワー] 続いての質問ですが、個人的に、 闘いが進行しているときどのように感じていますか?
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Estamos todos bajo amenaza." Usan eso como excusa para imponer más y más leyes peligrosas.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Siamo tutti sotto una minaccia costante." Usano queste scuse per portare avanti leggi sempre più dannose.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Vi bliver alle truet. Så bruger de disse undskyldninger til at gennemtvinge flere og flere farlige love.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Všem to hrozí.", tak to použijí jako výmluvu k protlačení dalších nebezpečných zákonů.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.И те ползват това като извинение, за да приемат все по-опасни закони.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Они используют их в качестве оправдания, чтобы протолкнуть все более и более опасных законов.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar."كلنا في خطر، كلنا تحت التهديد" .يجعلون من ذلك مسوغا لتمرير مزيد من القوانين الخطيرة
Bu ülkede bahane yok.Chúng ta không bào chữa cho đất nước này.
Bu ülkede bahane yok.Ebben az országban nincs mentségünk.
Bu ülkede bahane yok.In questo paese non esistono scuse.
Bu ülkede bahane yok.Meillä ei ole mitään tekosyytä tässä maassa.
Bu ülkede bahane yok.No tenemos excusas en este país.
Bu ülkede bahane yok.Nous n'avons donc aucune excuse dans ce pays.
Bu ülkede bahane yok. Üzgünüm.Desculpem, mas neste país, não há desculpas.
Bu ülkede bahane yok. Üzgünüm.이 나라에서는 변명의 여지가 없습니다. 죄송합니다.
Bu ülkede bahane yok. Üzgünüm.Noi nu avem nici aceasta scuza.
Bu ülkede bahane yok. Üzgünüm.W naszym kraju nie możemy szukać wymówek, przykro mi.
Bu ülkede bahane yok. Üzgünüm.אין לנו תירוץ כאן בארץ. מצטערת.
Bu ülkede bahane yok. Üzgünüm.ليس لدينا أي عذر في هذا البلد. أنا آسفة
Bu ülkede bahane yok. Üzgünüm.でも 大切なのは 彼らの住民優先という基準は
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod