1. Sahne : Saray bahçesi.Zweites Bild: Garten.
Bu yüzden teneffüste bahçeye bile çıkmıyor.Dabei müssen die Gewitter noch nicht einmal im Park selbst niedergehen.
Poppea bahçesinde uzanmıştır ve hizmetlisi Arnalta onun uyumasını sağlamak için bir şarkı söylemektedir.Poppea ruht auf ihrem Lager und Arnalta singt für sie ein Schlaflied.
Bazı diğer göstericiler Paris polis karargahının bahçesinde vurularak öldürüldü.Sie wurde versehentlich von Beamten des Chicago Police Department erschossen.
Jardim Botânico, Portekizcede botanik bahçesi anlamına gelmektedir.Die Liste von botanischen Gärten in Deutschland nennt botanische Gärten in Deutschland.
Kemikleri de bahçeye gömdü.Die Leichen wurden im Park begraben.
Fazlullah, Sevgilinin Bahçesi (Ravdatu'l-Ahbab Tercümesi), (trc."Wo bist du denn, mein Garten") Боз жорга (dt.
Bahçe işleri ile uğraşan amatör bir bahçıvan.Der Gartenbaufachwerker ist ein Teilberuf des Gartenbaus.
Versay Sarayı'nın bahçesini barok dönemi eserleriyle düzenletmiştir.Er ließ das Schloss Hundisburg zur Barockanlage mit formalen Gärten ausbauen.
Lowe ve Moren Bahçeleri: Şimdi Via Roman adı verilmiş sokakta.Beide Bauten, Palais und Theater, befinden sich in der Straße, die heute Rue Etienne Marcel heißt.
Eski su ise hala bahçe sulamada kullanılmaktadır.Das Wasser wird auch für die Gartenbewässerung genutzt.
Bahçeler asla yeniden yapılmadı.Die Anlagen werden nie wieder aufgebaut.
Kapama ceviz bahçelerinin en az Beş dönüm olması gerekmektedir.Nach Ansicht der Stiftung Warentest sollten Einsteigerkurse mindestens fünf Tage dauern.
Bunun için de eski ahşap köşklerin bahçeleri parselenmiş, binaları yıkılmıştır.Demzufolge zerfallen nach und nach die alten, kolonialen Gebäude.
1992'de Bahçelievler ilçesi Yayla semtindeki kendi binasına taşındı.Im Jahre 2000 ist die Bibliothek in ein eigenes Gebäude umgezogen.
Avrupa ve Kuzey Amerika’da yaygın olarak süs bahçelerinde kullanılmaktadır.In Europa und Nordamerika wird beispielsweise Sägerestholz (meist Nadelholz) verwendet.
Garibaldo kralı bahçede uyukuya dalmış olarak bulur.Kurz darauf schläft Alice im Garten ein.
İlçe yerleşkesinin büyük kısmını fındık bahçeleri kaplamaktadır.Rasenflächen nehmen den Hauptteil dieser Gärten ein.
Bahçede çok sayıda toplantı yapıldı.Im Garten veranstaltete Lütkemeyer zahlreiche Feste.
Hayvanat bahçesi parkın %75'ini gezdiren rehber otobüs turu sunmaktadır.Der Zoo bietet Führungen mit Bussen an, mit denen man 75 % des Zoos besichtigen kann.
Tarla - bahçe işlerinde kadın erkek beraber çalışır.Gert Gröning: Wer die Frauen hat, hat den Garten .
Bu döneme âit birçok villa ve şarap bahçeleri, hâlen mevcuttur.In der Gegend befinden sich zahlreiche Weinberge und Obstgärten.
Dönüş yolu üstünde çay bahçeleri vardır.Um den See verlaufen Wanderwege.
Dünyanın ilk kurulan hayvanat bahçesi Londra Hayvanat Bahçesi'dir.Ersthalter war der Zoo in London.
Dış sıvası ve bahçesi yoktu.Dort gibt es keine Bäume oder Gärten.
Bahçede 8000 farklı bitki türünü görmek mümkündür.Es lassen sich über 2.000 verschiedene Pflanzenarten im Schutzgebiet nachweisen.
Bragg ressamlık, edebiyat ve bahçe işleri hobilerine sahip olmuştur.Er hatte zwei Hobbys, die Literatur und die Gartenarbeit.
Alt-Wollishofen 19. yüzyıla kadar birkaç ev ve bunların bahçelerinden oluşan bir köydü.Alt-Wollishofen bestand bis weit ins 19. Jahrhundert aus Einzelhöfen und kleinen Häusergruppen.
Maliyeti çok yüksek olduğundan ancak bahçe tarımında uygulanır.Diese Art ist sehr einfach im Garten zu pflegen.
(Çocuk bahçede koşuyor.) - Belirli bahçe ve çocuktan bahsediliyor.Dabei stoßen sie auf einen kleinen Garten und eine Hütte.
A. kolomikta gibi türler bahçecilikte kullanılır.Sorten von Senna artemisioides werden als Zierpflanzen verwendet.
Çoçukken Yoshiko ile bu bahçede oynadığımızı hatırlıyorum.Je me rappelle avoir joué dans ce jardin avec Yoshiko quand nous étions enfants.
Bahçemdeki bazı güller beyaz ve geri kalanları kırmızıdır.Une partie des roses de mon jardin sont blanches, et les autres sont rouges.
Bu kapı bahçeye erişmeye olanak sağlar.Cette porte permet d'accéder au jardin.
Keşke bir bahçemiz olsaydı!Si seulement nous avions un jardin !
Bana küçük bahçeli bir ev bulabilir misiniz?Pouvez-vous me trouver une maison avec un petit jardin.
Onun görevi bahçeden kötü otları temizlemektir.Arracher les mauvaises herbes dans le jardin est sa tâche.
Dün onlar hayvanat bahçesine otobüs ile gitti.Hier ils sont allés au zoo en bus.
Evin arkasında bir bahçe var.Derrière la maison il y a un jardin.
Bahçede bir tavşan koşuyor.Un lapin court dans le jardin.
Botanik bahçesinde birçok değişik bitki buluruz.On trouve beaucoup de plantes bizarres dans un jardin botanique.
Bu bahçe ikiye ayrılır.Le chemin se divise ici en deux.
Bahçe sarı çiçeklerle doluydu.Le jardin était plein de fleurs jaunes.
Bahçe buraya ayrılır.Le chemin se divise ici.
Onların bahçesini istismar etmiyorum.Je n'exploite pas leur jardin.
Birisi onun bahçesini bulmalı.Chacun doit trouver son propre chemin.
Bahçede oynamayı seviyorum.J'aime jouer dans le jardin.
Eğer bu kapıyı açarsanız, bahçeye ulaşacaksınız.Si vous ouvrez cette porte, vous accéderez au jardin.
Bahçede oynuyorlar.Elles jouent dans le jardin.
Bahçe harika revaklarla çevriliydi.Le jardin était entouré de magnifiques portiques.
Bahçeye indim.Je suis descendu dans le jardin.
Bu öğleden sonra bahçeyi sulayacağız.On va arroser le jardin, cet après-midi.
Babanın bahçesini görüyorum.Je vois le jardin de ton père.
Benim halam bahçede domates yetiştiriyor.Ma tante cultive des tomates dans le jardin.
İbrahim bir gül bahçesinin içersine sağ olarak düşer.C'est alors qu'on lui apporta la tête d'Ibrâhîm placée sur un bouclier.
Bahçeler Maderno tarafından tasarlanmıştır.Les jardins ont été conçus par Maderno.
Dahmer, cesedi arka bahçeye gömdü.Dahmer enterre le corps dans le jardin.
Hayvanat bahçesinin arazisi 4.25 hektar.La superficie du parc zoologique est de 4,25 hectares.
Bağ, meyve bahçesi.Saâdi, Le Jardin des Fruits.
Arisugawa bahçeleri ise 1875 yılında İmparatorluk Sarayı Ajansı tarafından satın alındı.Les jardins Arisugawa ont été achetés par l'agence impériale en 1875.