bacak ile cümle

bacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.فالقردة مثلاً تستخدم أيديها وأرجلها للإمساك بغصون الأشجار.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.Quando perdeu uma perna em um desastre de avião, ele recebeu uma "desconfortável prótese de madeira".
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Uma marcante característica das Kokeshi é a ausência de braços e pernas.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Você está machucando minha perna!
Asma ağacı sanarak oğluna saldırır ve onun bacaklarını yok ettikten sonra kendisine gelir.Ele mata seus filhos com seu bico quando prega a palavra de Deus e converte os incrédulos.
Kayış Baldır veya Kayış Bacak da denilen, ayakları kayıştangulyabanidir.Apontar ou tocar alguma coisa com os pés também é considerado rude.
İçtençeneliler (Entognatha), altı bacaklılar (Hexapoda) alt şubesinin bir sınıfıdır.São chamados de Lobinhos, divididos em Matilhas (grupos de quatro a seis Lobinhos).
Bacaklar kısa, ense ve sırtta tüyler arasında kıllar bulunur.As pernas são subdivididas em coxa, trocanter (pequeno segmento entre coxa e fêmur), fêmur, tíbia e tarsos.
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Depois de 1805 ele praticamente perdeu o uso de suas pernas, e começou a usar uma cadeira de rodas.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.A forma corporal atarracada e robusta torna a onça-pintada capaz de nadar, rastejar e escalar.
Bacaklar, 3.5 cm olup oldukça kısadır ve parlak portakal rengidir.As pernas são bastante curtas, com 3,5-5 cm de comprimento e com coloração laranja brilhante.
Çok şeffaf olan bacaklarının ilk çifti koyu kahverengidir.O seu primeiro par de pernas são muito longas.
Genellikle bacaklarda görülür.Geralmente aparecem nas pernas ou ouvidos.
Bacaklar siyahtır.As patas são negras.
Kolları ve bacakları bağlıydı ve yarı çıplaktı.Ela tinha seus braços, mãos e pés amarrados por uma meia calça.
Diğer maymunlardan farklı olarak - insanın dışında - tüm insansılarda kollar bacaklardan daha uzundur.Como todos os grandes primatas, com exceção dos seres humanos, seus braços são maiores que as pernas.
Bacaklar düzgün biçimlendirilmiştir.Pernas bem desenvolvidas.
"Kasap" lakabıyla tanınan tek bacaklı Ta Mok düşmanlarına hiç merhamet göstermemesiyle nam salmıştı.Na maior parte da série, Mascarado não tinha nenhuma piedade do inimigo.
Ayrıca beş bacakları vardır, böylece iki taraftan da bir bütün halinde görülebilirler.Só aparece duas vezes e em ambas só vemos as suas pernas.
Bacaklarda uyum bozukluğu vardır.Tinha uma deformidade nas pernas.
Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır.O Pelúcio tem de seis a oito filhotes em cada ninhada.
Ön bacaklar kısa, arka bacaklar nispeten daha uzundur.As pernas são curtas e as patas traseiras são mais longas que as dianteiras.
Ocak 1944 yılında, von dem Bussche Rusya'da ciddi şekilde yaralandı ve bacaklarından birini kaybetti.Em 1941 sofreu grave ferimento na frente russa, perdendo um braço.
Aynı hareket diğer bacakla ve gövdenin diğer tarafa dönmesiyle tekrarlanır.Depois repete o mesmo procedimento com o outro olho.
Yumurtadan çıkan larvalar tıpkı böcekler gibi 3 çift bacaklıdır.A abelha, como todo o inseto, tem três pares de pernas.
Karikatürlerde yetişkinlerin sadece bacakları görünür.Somente suas pernas aparecem no desenho.
Bacaklar prosomadan daha parlak, bazen yeşilimsidir.As lâminas foliares são verde brilhante e muitas vezes em forma de seta.
Bacaklar portakal rengidir.Sua cor é laranja.
Tek gözlü, tek kollu, tek bacaklıdır.O último dos soldados tinha apenas uma perna.
Man Adası bayrağı ve devlet arması bir üçgen şeklini alan üç bacak göstermektedir.A bandeira da ilha de Man mostra um tríscele com Três Pernas de emblema, no centro de uma bandeira vermelha.
Bacaklar prosoma gibidir.Sua potência é semelhante ao propranolol.
Bacakları kısa ama iyi gelişmiştir.De poten zijn klein maar goed ontwikkeld.
Bu on bacak, sekiz kısa kol ve iki uzun tentakülden oluşmaktadır.De 10 armen omvatten acht korte armen en 2 lange tentakels.
Annelerinin bacakları yardımıyla sırtlarına tırmanırlar.Met hun grijpstaarten houden ze zich vast aan moeders rug.
Öyle bir an geldi ki, bacaklarımı kıpırdatamaz oldum.Hard lopen kon ik niet; ik kan mijn benen niet snel verzetten.
Bacaklar, birbirlerine yakın olarak başlıgöğsün alt kısmından çıkarlar.Spreid de benen tot ongeveer een voet afstand van elkaar.
Uçarken uzun boyunlarını öne, uzun bacaklarını geriye doğru uzatırlar.Duw de hielen naar voren, zodat de benen verlengd worden.
Sarı irisleri ve kırmızımsı bacaklara sahiptirler.Ze hebben gele irissen en roodachtige poten.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Alleen zijn poten steken onderuit.
Bacakları ve kulakları bayağı uzundur.De oren en poten zijn vrij groot.
Boynu ve bacakları diğer leyleksilerden daha kısadır.De armen en benen zijn korter dan die van andere grijpstaartapen.
Bütün örümcekler (Arachnida) gibi sekiz bacakları vardır.In het algemeen heeft een mijt (net als de teek en de spin) acht poten.
Zaman zaman karında, sırtta veya bacakta ağrı hissedilir.De vrouw kan pijn hebben in haar buik of in haar rug.
Çok kısa ve sarı bacakları vardır.Hij heeft dikke, korte en gele poten.
Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır.De bladeren hebben 8 tot 12 paar zijnerven.
İki büyük ve çıplak taş bacak, dedi; Duruyor çölün ortasında dikili.Hij noemde verder een grote, brede, platte steen die richting het midden van de steencirkel lag.
Bacaklar portakal rengidir.De poten zijn oranje gekleurd.
Bir kez bile yüzü görünmemiştir, sadece bacakları görünür.De voet is slecht bekend; alleen losse beenderen zijn teruggevonden.
Külotlarda bacak uzantısı bulunmaz ya da çok kısa bir şekilde konulur.Schouderstrepen ontbreken of zijn sterk gereduceerd.
Tek bacaklıdır.Steppen met één been.
Ön iki bacak oldukça gelişmiştir.De poten zijn relatief goed ontwikkeld.
Ön bacakları arkadakilerden daha kısadır.De voorste ruggenwervels zijn korter dan de achterste.
Aynı hareket diğer bacakla ve gövdenin diğer tarafa dönmesiyle tekrarlanır.Daarna herhaalt dit zich bij de voor- en achterpoten aan de andere zijde van het lichaam.
Sauropodlardan önce gelen prosauropodlar daha küçüktü ve iki bacak üzerinde yürüyebiliyorlardı.Zo ontstaan twee kleinere troggen, waarvan de voorste en buitenste de kleinste is.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.Dzięki krótkim, masywnym kończynom jaguar sprawnie się wspina, czołga i pływa.
Crazy legs Bacakların hızlı hareket ettirilmesi ve bacak hareketlerinin ağırlıkta olduğu şeklidir.Crazy legs – (ang. szalone nogi) Styl polegający na szybkich ruchach nogami.
Açık mavi bacak ve ayak parmakları uzuncadır.Niebiesko-szare nogi z długimi palcami.
Bir bacak kemiğinde ortalama 440 milyar hücre vardır.W Pendżabie spada średnio 400 mm opadów.
Diğer kafadan bacaklılar gibi ahtapotlar da ışığın polarizasyonunu ayırt edebilmektedir.Jak inne głowonogi, rozróżniają polaryzację światła.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Brakowało mu tylko nóg.

İlgili Sayfalar