Bazı türlerin uzun (Mitobates stygnoides) bacakları vardır, bazı türlerin bacakları ise çok kısadır.Liczne gatunki dereni sadzone są jako ozdobne.
Ön bacakları arka bacaklarından kısadır.Przednie nogi krótsze od tylnych.
Bütün örümcekler (Arachnida) gibi sekiz bacakları vardır.W tarocie odpowiednikami Hod są ósemki (Małe Arkana).
Bacaklar düzgün biçimlendirilmiştir.Kolana prawidłowo ukątowane.
Bacaklar genellikle çok uzun ve narindir.Noga jest zwykle długa i wąska.
Bacaklarını da görünce ‘Fosforlu bu’ dedim, Milliyet gazetesi, 08.11.2008The only debate left on carbon emissions is political. „The Times”, 31 października 2006.
Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır.Słupek jeden z 6–8 szyjkami.
Bacaklar prosoma gibidir.Rewers jest taki sam jak awers.
Bacakların bütün segmentleri uzun kıllı.Pozostałe segmenty nóg ciemne.
Kuvvetli bacaklara sahiptir.Ma mocne nogi.
Gagası, ayak ve bacakları kırmızıdır.Dziób, nogi i stopy są czerwone.
Bacaklar portakal rengidir.Nogi stają się pomarańczowe.
Avuçlar üst bacak bölgesine dönüktür.Żeberka czołowe sięgają tylnych kątów głowy.
Bu o zamana kadar yapılan ilk metal bacak idi.Det var det första metallbenet någonsin.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.När han förlorade ett ben i en flygkrasch, fick han en "obekväm träersättning".
Uzun bacaklar ve uzun kanatları var.Den har långa ben och långa vingar.
Gövdesi ve bacakları insan gövdesidir ama yüzü aslan yüzüdür ve pençeleri vardır.Människan har ett par ben på underkroppen, som består av överben och underben, med knäled emellan.
Gövde normal büyüklükteyken kol ve bacaklar anormal derecede kısa ve baş normalden büyüktür.Ryggraden är av normallängd, men armar och ben är abnormt korta.
Uçarken uzun boyunlarını öne, uzun bacaklarını geriye doğru uzatırlar.De rör sig med hjälp av sina långa armar framåt.
İki büyük ve çıplak taş bacak, dedi; Duruyor çölün ortasında dikili.Den har två klart markerade stävstenar och i mitten finns en stor liggande sten.
Kol ve bacak hareketleri, dik açı olabildiğince korunarak yapılır.Eld och rörelse samordnas för att åstadkomma största möjliga verkan.
Bütün örümcekler (Arachnida) gibi sekiz bacakları vardır.De har liksom andra palpkäkar åtta ben.
Bataklık kırlangıcıdan biraz daha büyüktür ve daha kısa-kuyruklu ve daha uzun bacaklıdır.Den är marginellt större än rödvingad vadarsvala och har något kortare stjärt och längre ben.
Bonobolar, bayağı şempanzeden biraz daha küçüktür ancak daha uzun kol ve bacaklara sahiptir.Bonobon är med en kroppslängd upp till 83 cm lite mindre än schimpansen, men de har längre armar och ben.
Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır.Stjälken har ett antal kransar med 6 till 8 blad vardera.
Bunu yanında, Bobby sormasa bile sakat olan bacaklarını düzeltir.Det enda hon behöver göra är att rätta till de ben som hamnat fel.
IV. bacak III. bacaktan uzundur.Klon vid tredje tån är mycket lång.
Bu alışkanlıklarından ötürü bacaklarında genellikle ürik asitin birikmesinden kaynaklanan beyazlıklar bulunur.På grund av detta beteende är benen ofta randade i vitt av anhopad urinsyra.
Üç kişi ipten halkanın iç kısmına girerek ipi bacakları ile gerer.Alla tre är ristade av runstensmästaren Fot.
Kısa ön bacakları beş parmakla sonlanıyordu.Framben slutade i mycket små händer, med fem fingrar var.
Hankafuza (yarım-lotus): bir ayak yerde, bir ayak bacak üzerinde.Kvarts lotus: en fot på motstående vad, den andra under.
Bacaklar buradadır.Den finns runt benen.
Benzer olarak parmakların açık olması, bacaklarını açması gerektiğini söyleyebilir.Det sas också att han kan röra armarna, men att benen inte kan röras över huvud taget.
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.I flykten sticker inte benen ut bakom stjärten.
Tüm maymun takımı içersinde en uzun bacaklara sahiptir (vücut büyüklüğüne göre).У сервала найдовші ноги та найбільші (відносно розмірів тіла) вуха серед котячих.
Locomotor Mortis: Bacakları kilitleyen büyü.Локомотор Мортіс — закляття, що зав'язує ноги.
Bacaklar yüzün baktığı yöne bakardı.Чорт візьми, треба було бачити його обличчя!
Bacakları uzun ve kuvvetli, ayakları 3 parmaklıdır.Ноги довгі і сильні, мають лише три пальці.
Bacaklarının arasından bir yunus atlamaktadır.Прелюдiя у виконанні Євгена Ступки.
Bacaklar prosoma gibidir.Положення рук схоже з пруською ходою.
Çoğu eklem bacaklılarda gonoforlar (üreme organları) bacaklarda bulunur.У більшості десятиногих раків гонопори (статеві отвори) знаходяться на ногах.
Bacaklar düzgün biçimlendirilmiştir.Ноги добре розвинені.
Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır.Обслуга кулемета (6-8 чоловік) пересувалась пішки.
Vibrissae sadece bıyık olarak hayvanın ağız bölgesinde değil, kaşlarında ve bacaklarında da bulunur.Вібриси ссавців розташовані не тільки на морді, а й на лапах, череві, грудях.
Dalgalar halinde gelen Hanbok tarafından, dansçıların bacakları ve ayakları tamamıyla sık sık gizlenir.Але в пересуванні по гілках часто використовуються руки і ноги одночасно.
Atıcı takımın oyuncuları arasında eldiven ve bacak korumalığı giyen tek oyuncudur.Він є єдиним спортсменом своєї команди, якому дозволено використовувати рукавички і щитки для ніг.
Dallı bacaklılar Silüryen denizlerin en yaygın grubudur.Торф'яні ґрунти найпоширеніші в межах озерно-льодовикових рівнин.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.Чіпкі руки та ноги, що допомагають йому жити на деревах.
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.До місць харчування довгоносики перелітають або йдуть «пішки».
Türlere göre bacak sayıları farklılık gösterir.Тобто партнери ходять різними ногами.
Oldukça güçlü olan bacakları orta uzunluktadır.Щільні ноги мають середню довжину.
Kısa bacakları üzerindeki fıçı şeklindeki gövdesi hemen hemen çıplaktır.Передньоспинка в рідких волосках, майже, гола.
Bacaklar siyahtır.Ноги чорні.
Son aylarında kollarını, bacaklarını hareket ettiremedi ve konuşamadı.До вечора боліли руки і ноги, не міг ні встати ні сісти.
Güzel bacakların var.У тебе гарні ноги.
Principes ve Hastatiler sadece sol bacaklarına dizçek giydiler ya da hiç giymediler.Principes a Hastati často nosili jen jednu holenici na levé noze, nebo žádnou.
Hareket eden bacaklar görmek istemiştim.Pohybují se pomocí svalnaté nohy.
Bacaklar portakal rengidir.Zbarvení na nohách je oranžové.
Buruli ülserleri çoğunlukla kol veya bacakları etkiler; ateş yaygın değildir.Vředy buruli nejběžněji postihují ruce a nohy; horečka není běžná.
Gri renkli ve sekiz bacaklıdır.Má kulovitý tvar a osm nohou.