Ana içeriğe geç
Sözlük

babaların ile cümle

babaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca kitaplarında Yunan Kilise babalarından uzun özetler yer alır.Katalikai į savo Biblijos vertimus dar įtraukia graikiškuosius knygos skyrius.
İlkbaharda doğan yavrular ana-babalarına benzerler.Jaunikliai iki pirmojo šėrimosi panašūs į pateles.
Casey (Sangster) küçük kardeşini de yanına alıp abisinin yardımıyla babalarını bulmaya çalışıyor.Casey (Sangster) võtab oma beebivenna hoolduseta ja tema vanema venna abiga läheb nende isa otsima.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Tema vanemad annetasid tütarlapse neerud abivajajatele.
Babaların yoluda köyceğizden geçmektedir.Nad ratsutavad nii, nagu nende isad ratsutasid.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.10년 또는 20년 안에 과반수의 미국 아이들은 아버지가 없는 가정에 태어날 것입니다.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Binnen twee decennia worden de meeste Amerikaanse kinderen geboren in gezinnen zonder vader.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.D'ici une dizaine d'années, la plupart des enfants américains seront issus de foyers sans père.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Egy-két évtized múlva, a legtöbb amerikai gyerek olyan otthonba fog születni, ahol nincs apa.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.En el lapso de una o dos décadas, la mayoría de niños estadounidenses nacerán en hogares sin padre.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Într-un deceniu sau două, majoritatea copiilor din America se vor naște în case fără tată.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Nel giro di un paio di decenni, la maggior parte dei bambini americani saranno nati in case senza padre.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Trong một thập kỉ, hoặc là hai, phần lớn trẻ em Hoa Kỳ được sinh ra trong một gia đình không có người cha.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.W ciągu 10 - 20 lat większość amerykańskich dzieci urodzi się w domu bez ojca.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Σε μία με δύο δεκαετίες, τα περισσότερα παιδιά των Αμερικανών δεν θα έχουν πατέρα στο σπίτι.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Через несколько десятков лет большинство американских детей будут расти в семьях без отца.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.עליה בלידות מחוץ לנישואין. זהו גרף שמראה את העלייה היציבה בלידות מחוץ לנישואין
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.في غضون عقد او اثنين، معظم الاطفال الاميركيين سيولدون في بيوت من غير أب
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.父親のいない家庭に生まれることでしょう これは家庭の収入が少なくなることを意味します
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.Când s-au plictisit de proiectul tatălui lor, au inventat ei singuri un avion deosebit.
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.(아버지의 프로젝트에 싫증이 나자,
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.אלן: כשסיימו עם הפרויקט של אביהם,
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.أ أ : عندما شعروا بالملل من مشاريع والدهم ،
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.突拍子もない飛行機を発明しました
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.As crianças viram e ficaram espantadas.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Byly tam mapy a protokoly z jednání, kde se rodiče naváželi jeden do druhého.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Były tam plany i protokoły z zebrań, na których rodzice obrzucali się błotem.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.C'erano mappe e verbali di riunioni in cui i genitori si insultavano a vicenda.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.De kinderen keken en waren verbaasd.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Erau hărţi şi rezumate de la întâlniri în care părinţii se criticau reciproc.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Es gab Karten und Protokolle von Sitzungen, in denen die Eltern übereinander schimpften.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Ezek térképek és értekezletek jegyzőkönyvei voltak, ahol a szülők sárral dobálták egymást.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Había mapas y actas de reuniones en las que los padres se insultaban entre ellos.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Il y avait des plans et des comptes-rendus de réunions où les parents s'insultaient.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.거기에는 지도와 회의에서 나온 자잘한 서류뿐이었어요. 회의는 부모들끼리 겨우 서로를 헐뜯는 정도였지요.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Rất nhiều bản đồ và biên bản các cuộc họp của cha mẹ chúng khi họ cãi nhau.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Υπήρχαν χάρτες και πρακτικά συναντήσεων όπου οι γονείς κατέκριναν ο ένας τον άλλο.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Там були плани і уривки з зустрічей, де батьки ображали один одного.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Там были карты и протоколы собраний, на которых родители разносили друг друга в пух.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.היו שם מפות ופרוטוקולים של ישיבות שבו הוריהם לכלכו אחד על השני.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.كانت هناك خرائط و محاضر من اجتماعات .. حيث كان الآباء يوجهون الإهانات لبعضهم البعض.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.親たちがお互いに罵り合っている様子が 書かれていたのです まるで子供のように振る舞い
Anne ve babalarınızla birlikte yaşıyorsunuz.Están viviendo con mamá y papá.
Aynı mantık, olasılık nedir bu anne ve babaların mavi gözlü bir yavru üretme?A jakie jest prawdopodobieństwo, że ci rodzice będą mieć niebieskookie dziecko?
Aynı mantık, olasılık nedir bu anne ve babaların mavi gözlü bir yavru üretme?같은 논리로, 이 부모가 파란 눈을 가진 자손을 낳을 확률은 무엇일까요?
Aynı mantık, olasılık nedir bu anne ve babaların mavi gözlü bir yavru üretme?Misma lógica, ¿cuál es la probabilidad de que estos padres ¿producir una descendencia con ojos azules?
Aynı mantık, olasılık nedir bu anne ve babaların mavi gözlü bir yavru üretme?Secondo lo stesso criterio, qual è la probabilità che questi genitori abbiano un figlio con gli occhi azzurri?
Aynı mantık, olasılık nedir bu anne ve babaların mavi gözlü bir yavru üretme?بنفس المنطق,ما هو احتمال ان هؤلاء الوالدين ينجبوا مولود له عيون زرقاء؟
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Die Vorstellung, dass ihr Vater in der Öffentlichkeit singt, reichte, damit sie sich benahmen.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Het idee alleen al dat hun vader in het openbaar zou zingen, was voldoende om zich te gedragen.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Khái niệm về việc cha của chúng sẽ hát ở nơi công cộng cũng đủ làm chúng hành xử tốt trở lại
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.사람들 앞에서 아빠가 노래를 한다는 개념 자체로 아이들이 말을 잘 듣게 할 수 있다는 것입니다.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.La idea misma de su papá cantando en público era suficiente para hacer que se comportaran bien.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.La notion même de leur papa chantant en public était suffisante pour qu'elles se tiennent bien.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Pouhá představa, že jejich táta bude zpívat na veřejnosti zajistila, že se začaly chovat slušně.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Sama ideja, da njun oče poje v javnosti, je bila dovolj, da sta se lepo obnašali.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Samo wyobrażenie ich taty śpiewającego publicznie wystarczało, aby zachowywały się dobrze.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Simpla idee ca tatăl lor să cânte în public era destul să le cumințească.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Själva tanken att deras pappa skulle sjunga offentligt var tillräckligt för att få dem att uppträda väl.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Solo l'idea del loro padre che cantava in pubblico era abbastanza per farle comportare bene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod