Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Nővéreiket meggyalázták és szüleiket sem kímélték.
Bunun yanında, L'Equipe gazetecilerinden Gabriel Hanot UEFA Şampiyonlar Ligi'nin fikir babalarındandır.A lapnál volt újságíró az a Gabriel Hanot is, aki kitalálta az UEFA-bajnokok ligája alapötletét.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Apja a kezdetekben nem ismerte el sajátjának.
Film iki çocuğun, babalarının 12 yıl sonra eve aniden dönüşünün hikâyesidir.Elokuva kertoo kahdesta pojasta, joiden isä palaa kotiin 12 vuoden jälkeen.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Hänen vanhempansa eivät koskaan menneet naimisiin.
Okulda Fuchs ve kardeşleri babalarının karşıt politik görüşü yüzünden alay konusu oldular.Linusta kiusattiin koulussa isänsä poliittisten näkemysten vuoksi.
Film babalarının 60. yaş gününü kutlamak için toplanan bir ailenin hikâyesini anlatır.Samana aamuna professori Karpalaisen perheessä valmistaudutaan isän 60-vuotispäivän viettoon.
Her ikisi de babalarıyla birlikte ortak kraldılar, ama daha babalarından önce ölmüşlerdir.Hänellä oli ollut poikia molemmista avioliitoistaan, mutta kaikki pojat olivat kuolleet ennen isäänsä.
Clary ve Jace, Valentine ile savaşırken Valentine, ikisine de gerçek babalarının kendisi olduğunu söyler.Η Κλέρι και ο Τζέις πολεμούν τον Βάλενταϊν, ο οποίος λέει ψέματα ότι είναι και οι δύο παιδιά του.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Οι γονείς δεν παντρεύτηκαν ποτέ.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Αφού το έγραψε, φιλήθηκαν και το κράτησαν κρυφό από τους γονείς τους.
Asillerin oğulları Senato'da da babalarına eşlik ederlerdi.Οι δούλοι της τύφλωσαν και τα δύο παιδιά του που συνόδευαν τον πατέρα τους.
Titanlar babalarına karşı geldiler ve onu hakimiyetinden mahrum bıraktılar.Titanerne lagde sig i baghold og overmandede faderen.
Bunlardan sadece bir oğlan ve dört kız babalarından daha uzun yaşadılar.Kun en sønn og fire døtre levde lengre enn sin far.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Han var femte barn av syv (han hadde to brødre og seks søstre).
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Foreldre ble aldri gift.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.De nektet å høre på deres fars bønn om roe seg ned.
Üç erkek kardeş babalarının vasiyeti uyarınca Roma İmparatorluğu'nu aralarında bölüştürdüler.De tre gjenværende delte farens rike.
Önce 863 yılında gayet isyankar olan büyük kardeşi II. Carloman) babalarına karşı isyan etti.I 863 gjorde hans opprørste eldre bror Karloman av Bayern|Karloman opprør mot deres far.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Mereka nyaris cerai, tetapi tercegah oleh nasihat orangtua.
Clary ve Jace, Valentine ile savaşırken Valentine, ikisine de gerçek babalarının kendisi olduğunu söyler.Clary và Jace chiến đấu với Valentine, hắn tự nhận cả hai người đều là con đẻ của mình.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Những đứa trẻ thường là bị bỏ rơi bởi cha chúng.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Cha mẹ cô không đi đến hôn nhân.
Babalarının 1885'te ölümünden sonra ikisi daha da yabancılaşmıştır.Năm 1885, trong vòng hai ngày, cả cha mẹ cô đều qua đời.
Her ikisi de babalarıyla birlikte ortak kraldılar, ama daha babalarından önce ölmüşlerdir.Hai anh em đã lớn lên cùng nhau, vì cha mẹ mất sớm.
Elbisesini de kana bulayıp babalarına getirdiler ve "Bak bunu bulduk" dediler.荀羨は賈堅へ「君の祖父や父は代々晋の臣下であった。
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.親に捨てられたからか他人には中々心を開かない。
Yavrular kendilerine bakacak duruma gelince anne ve babalarından uzaklaşarak kendilerine av sahaları ararlar.) 義鑑から偏諱を賜った人物(上記)の子孫が祖先から「鑑」の字を取って名前に用いているケース。
Adını Teksas eyaletinin kurucu babalarından Stephen F. Austin'den alır. ^テキサス州の歴史 STEPHEN F. AUSTIN from Handbook of Texas
Babalarının ortak bir çalışması bir ortakyaşar vardır.兄との共同作品がある。
Film iki çocuğun, babalarının 12 yıl sonra eve aniden dönüşünün hikâyesidir.音信不通だった父親の12年ぶりの帰郷に戸惑う兄弟を描いた映画である。
IEEE onu radyo biliminin babalarından biri olarak isimlendirmiştir.IEEE将他列为无线电之父之一。
Parker ve çok yakın olduğu erkek kardeşleri beraber sık sık babalarının basketbol maçlarını izlerlerdi.帕克很享受和他的兄弟們在一起的生活,他們也會經常一起去看父親的籃球比賽。
Film babalarının 60. yaş gününü kutlamak için toplanan bir ailenin hikâyesini anlatır.一群兒女從各方團聚來慶祝他們父親的60歲大壽。
Babalarını güvenli bir yerde bıraktıktan sonra Michael ve Lincoln komployu çözmek için ordan ayrılır.为完成各自目标兄弟俩在短暂的分开后迈克尔和林肯再次一起逃亡。
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.这些孩子通常被他们的父亲抛弃。
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.女人在婚姻中保有她父親的氏族名,小孩則獲得他們父親的氏族名。
Elbisesini de kana bulayıp babalarına getirdiler ve "Bak bunu bulduk" dediler.질런홀은 그의 부모가 예술적 표현을 장려했다고 말하며; "나는 일정한 방식으로 나를 지속적으로지지해 준 부모를 두었다.
Adını Teksas eyaletinin kurucu babalarından Stephen F. Austin'den alır. ^도시의 이름은 "텍사스의 아버지"로 알려진 개척자 스티븐 오스틴의 이름을 딴 것이다.
IEEE onu radyo biliminin babalarından biri olarak isimlendirmiştir.전기 전자 기술자 협회는 그를 무선 통신 과학의 아버지 중 한 명으로 칭했다.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.아버지의 유지를 받들지는 못하였으나, 일신에 부귀영달을 꾀하지 않고 오직 나라와 백성을 위하는 마음이 한결같았다.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.그의 형제 5명이 관직에 올랐다가 일시에 다같이 돌아와 세칭(世稱) 오영교(五榮橋)라고 하였다.
Babalarınız var, oğullarınız var.가족으로는 부모와 동생, 아들이 있다.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.그는 스스로와 어머니의 지배와 사이에서 갈등하며, 그의 의붓 형제를 살해할 계략을 꾸민다.
IEEE onu radyo biliminin babalarından biri olarak isimlendirmiştir.ארגון IEEE הכתיר אותו כאחד מאבות חקר הרדיו.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.הבנים חיים בקלאן של אביהם, וכאשר הבנות מתחתנות הן עוברות לקלאן של בעליהן.
Parker ve çok yakın olduğu erkek kardeşleri beraber sık sık babalarının basketbol maçlarını izlerlerdi.בילדותו הרבה פארקר, יחד עם אחיו, להיות נוכח במשחקי הכדורסל של אביו.
Grubun solisti Luke ile Gap adlı şarkıyı babalarının ölümü üstüne yazdılar.שירים רבים של להקת U2 מתמקדים באובדן של אימו.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.ספק אם הוריה אכן נישאו זה לזו מעולם.
Parker ve çok yakın olduğu erkek kardeşleri beraber sık sık babalarının basketbol maçlarını izlerlerdi.В детството си Паркър е близък с братята си и заедно често гледат мачовете на баща си.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Родители му не се женят.
Yavrular 5-6 ay sonra anne ve babalarına bağımlıklarını kaybederler.На 5-6 седмици те стават напълно независими от своите родители.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Отначало не чува нищо за родителите си.
1455 yılında tutulan kayıtlarda aile reisleri ve babalarının adları birlikte verilmiştir.Към днешна дата има възстановен списък с имената на 145 жертви.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Jeho rodičia neboli nikdy zosobášení.
Steve Nash ve kardeşi Martin babalarının izinden gidiyorlardı.Robert Ormond a jeho bratia išli v jeho stopách.
Annelerinin de babalarının da aileleri müzikle iç içeydiler.Aj pod vplyvom otca sa aj s bratom venovali hudbe.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Sinovi živijo z očetovim klanom in ko se hčere poročijo, gredo živet v klan svojega moža.
Ayrıca kitaplarında Yunan Kilise babalarından uzun özetler yer alır.Tam se je v samoti poglobil v branje grških cerkvenih očetov.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Tėvas vaikus dažnai bausdavo už jų nepasisekimus.