Ana içeriğe geç
Sözlük

babaların ile cümle

babaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Η ιδέα και μόνο να τραγουδάει δημοσίως ο μπαμπάς τους ήταν αρκετό για να συμμαζευτούν.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Одна мысль о том, что их папа сейчас запоёт во всеуслышание, заставляла их вести себя прилично".
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Само мисълта за баща им, пеещ на публично място била достатъчна за да ги накара да са послушни.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Сам спомин про те, що їхній батько заспіває на публіці, змушував їх поводитись як слід.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.רק הרעיון של אבא שלהן שר בפומבי הספיק בכדי לגרום להם להתנהג יפה.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.مجرّد فكرة غناء والدهما في مكان عام كان كافياً لتهذيبهما.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.おりこうにする気になったのです こう疑問を持つ人もいます
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Chị giải thích rằng người bố mà chị có sẽ nói với anh chị là ông sẽ đến đón vào ngày Chủ nhật để dắt đi bộ.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Elmondta, hogy neki olyan apja volt, aki azt mondta, eljön értük vasárnap, hogy sétálni vigye őket.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.언니가 말하기를, 아버지는 말하자면, 일요일 날 와서 너희들을 데리고 같이 산책 가자고 약속하고는,
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.leur disait qu'il viendrait les chercher le dimanche pour les emmener se promener.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.lhes dizia que os vinha buscar no domingo para os levar a passear.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Me explicó que ese padre que ella había tenido, les decía que vendría a verlos el domingo para dar un paseo.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Mi-a spus că tatăl pe care l-a avut ea, le spunea că vine duminica să îi ia la o plimbare.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Wyjaśniła mi, że ojciec którego miała mówił im, że przyjdzie i zabierze ich w niedzielę na spacer.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Μου εξήγησε ότι ο πατέρας που είχε τους έλεγε ότι θα ερχόταν να τους πάρει την Κυριακή για μια βόλτα.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Вона пояснила, що батько, якого мала вона, говорив їм, що прийде в неділю для прогулянки.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Она рассказала, что отец, каким она его знала, говорил им, что придёт и заберёт их в воскресенье на прогулку.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Тя обясни, че бащата, който тя е имала, е обещавал, че ще дойде и ще ги заведе в неделя на разходка.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.היא הסבירה לי שהאב שהיה לה היה אומר להם שהוא יבוא לאסוף אותם ביום ראשון כדי ללכת לטייל.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.فقالت لي .. انه كان يعدهم ان يأتي يوم الاحد لكي يأخذهم من أجل نزهة سير
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.一緒に散歩に行こう」と言って 家族がお洒落をして待っていると
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Các anh chàng đi chăn chiên của cha tại Si-chem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Các anh_chàng đi chăn_chiên của cha tại Si-chem .
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Da hans Brødre engang var gået hen for at vogte deres Faders Småkvæg ved Sikem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Då nu en gång hans bröder hade gått bort för att vakta sin faders får i Sikem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Da nun seine Brüder hingingen, zu weiden das Vieh ihres Vaters in Sichem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Engang gikk hans brødre avsted for å gjæte sin fars buskap i Sikem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Fraţii lui Iosif se duseseră la Sihem, ca să pască oile tatălui lor.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.I odeszli bracia jego, aby paśli trzody ojca swego w Sychem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.I suoi fratelli andarono a pascolare il gregge del loro padre a Sichem
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Jozefs broers trokken met de schapen naar Sichem om ze daar te laten grazen.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.그 형들이 세겜에 가서 아비의 양떼를 칠 때에
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Ko so pa odšli bratje njegovi past čredo očeta svojega poleg Sihema,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Kun hänen veljensä olivat menneet kaitsemaan isänsä lampaita Sikemiin,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Les frères de Joseph étant allés à Sichem, pour faire paître le troupeau de leur père,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Mikor pedig az õ bátyjai elmenének Sikhembe, hogy az õ atyjok juhait õrizzék;
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Odešli pak bratří jeho, aby pásli dobytek otce svého v Sichem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Ora, foram seus irmãos apascentar o rebanho de seu pai, em Siquém.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Potom odišli jeho bratia pásť stádo svojho otca do Sichema.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Sus hermanos fueron a apacentar las ovejas de su padre cerca de Siquem
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Και υπηγαν οι αδελφοι αυτου να βοσκησωσι τα προβατα του πατρος αυτων εις Συχεμ.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.А когато братята му бяха отишли да пасат стадото на баща си в Сихем,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Братья его пошли пасти скот отца своего в Сихем.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.וילכו אחיו לרעות את צאן אביהם בשכם׃
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.ومضى اخوته ليرعوا غنم ابيهم عند شكيم.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.約 瑟 的 哥 哥 們 往 示 劍 去 、 放 他 們 父 親 的 羊
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.約瑟 的 哥哥 們往 示劍 去 、 放 他 們 父親 的 羊
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.2-3 일만 지나도, 그들의 어머니 혹은 아버지에게 주의를 집중하기 시작하죠.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Ale już dwa, trzy dni później dzieci zaczynają zwracać uwagę na twarz matki i ojca.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.A po dvou až třech dnech už začínají miminka věnovat pozornost obličejům jejich maminky či tatínka.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Dar la două sau trei zile după aceea, copiii încep să fie atenți la fețele mamelor și taților lor.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Due o tre giorni dopo, i bimbi cominciano a prestare attenzione ai visi delle loro mamme e papà.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Két-három nap elteltével elkezdenek figyelni az anyjuk és az apjuk arcára.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Mas, dois ou três dias depois, os bebés começam a prestar atenção às caras da mãe e do pai.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Nach zwei oder drei Tagen fangen Babys an, den Gesichtern ihrer Eltern Aufmerksamkeit zu schenken.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Na twee of drie dagen beginnen baby's aandacht te schenken aan de gezichten van de ouders.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Nhưng hai hay ba ngày sau thì, em bé sẽ bắt đầu chú ý tới gương mặt của ba mẹ chúng.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Päivää tai paria myöhemmin vauvat alkavat kiinnittää huomiota äitinsä ja isänsä kasvoihin.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Pero después de dos o tres días, los bebés comienzan a prestar atención a los rostros de sus madres y padres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod