Sonraki yıllarda çok az sayıda kasabanın bağış başvurusu kabul edildi.Slechts weinig werklozen werden aan werk geholpen in de volgende jaren.
Ancak sadece lisans programını tamamlayanlar da başvuru yapabilirler.Alleen kopers met een vergunning mogen meebieden.
İstenmeyen başvuruların satın alınması 48 saat içinde iade edilebilir.De secretaris-generaal werd gevraagd om binnen 48 uur te rapporteren.
III. Vlad, Osmanlı seferini öngörerek Macaristan kralı Matthias Corvinus'a yardım için başvurur.Vlad vroeg de Hongaarse koning Matthias Corvinus om hulp.
8000 kişilik başvuru içinden 3000 hayranın gösteriye katılımına izin verildi.Około 3000 fanów z 8000 chętnych zostało wybranych do udziału.
Çevrimiçi başvuru seçeneği bulunmamaktadır.W innym przypadku wniosek nominacyjny nie będzie rozpatrywany.
Buna göre, kişi ya da kişiler kredi notuna göre başvuru yapmalıdır.Jednak ma to miejsce tylko w przypadku złożenia wniosku przez wierzyciela.
1931 - Thomas Edison, son patent başvurusunu yaptı.1931 – Thomas Alva Edison opatentował swój ostatni wynalazek.
Hastalıktan şüphelenilmesi durumunda doktora başvurulmalıdır.W razie podejrzenia wymagana jest interwencja lekarska.
Başvuru 1929 yılında kabul edildi.Organizacja została zatwierdzona w 1929 roku.
Bu karar kesindir, karşı başvuru yolu yoktur.Decyzja jest prawomocna i nie przysługuje od niej apelacja.
Her sene 20 den çok ülkeden 200 ün üzerinde takım başvuruda bulunmaktadır.Każdego roku przyjeżdżają reprezentanci z ponad 20 krajów.
Önlisans okuyanlar ise 1. dönemi bitirdikten sonra yatay geçiş başvurusunda bulunabilirler.Najwcześniej drugiego dnia roboczego od przedstawienia projekt ustawy może zostać poddany pierwszemu czytaniu.
Mahkeme, başvuruyu kabul etti.Sąd uwzględnił ten wniosek.
Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi'nce tanıklığına başvuruldu.Zostaje za to postawiony przed Komisją ds. Badania Działalności Antyamerkańskiej.
Buna özyineli sorgu ya da özyineli başvuru denir.Czy nazwiemy je lustrem Guishana czy moim?
Bu başvuru sırasında hastalıklarının çok büyük kısmı tedavi edilir (% 90- 95).Zdecydowana większość (90–95% przypadków) zachorowań pojawia się po 50. roku życia.
Kosova vatandaşları bir Sırp pasaportu için başvuru hakkına sahiptirler.Obywatele Kosowa mają także możliwość występowania o paszport do MSZ Serbii.
Emlak fiyatlarındaki değerlerin artması veya azalması için yasadışı yöntemlere başvurur.Za ich fałszowanie lub podrabianie groziły bardzo surowe kary.
Johhny'e girmesi ablasının onun adına başvuru yapmasıyla oldu.Na jego miejsce wszedł Jongbloed.
Şamanlar onun yardımına başvurur.Sierotki pomagają w jego poszukiwaniach.
Hükümet de madenin Dünya Miras Listesi'ne eklenilmesi için başvuruda bulundu.Trwają zabiegi o wpisanie ich na listę narodowego dziedzictwa.
Bunu yaparken de çok yalın bir anlatıma başvurur.Godzi się przy tym wykonywać nawet najbardziej niewdzięczne zadania.
2013 yılında başvurusu değerlendirilmiş, kabul edilmemiştir.Ukaz z 1999 został uznany za nieobowiązujący.
Ayrıca 1000'den fazla katılımcının Ulusal finale katılmak için başvuru yaptığını açıklamıştır.Ponadto Komitet pomógł grupie ponad 1400 osób, która zdecydowała się na emigrację.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Decydują się popłynąć tam i porwać dla siebie narzeczonych.
Davanın Yüksek Mahkeme'ye götürülmesine ilişkin başvuru kabul edilmemiştir.Wniosek do Sądu Najwyższego nie został zaakceptowany.
2002 yılında Birleşmiş Milletlere üyelik başvurusu yaptı.W 2002 roku zadebiutował w reprezentacji USA.
MRT sürenin bitiminde 180 üzerinde başvuru almıştır.MRT fick över 180 bidrag i slutet av tidsfristen.
Başvuru sonunda kabul edildi ve maaş bağlandı.Till slut brast samarbetet, och Fälldin avgick.
13 Ağustos 1936 tarihinde Berlin'de yapılan FIFA Kongresi'nde Almanya, resmî ev sahibi başvurusunu yapmıştı.Då Fifa hade sin 23:e kongress i Berlin den 13 augusti 1936 ansökte Tyskland om att få anordna turneringen.
Oylama, kararları alabilmek için başvurulan yöntemlerden biridir.Telefonröstning är ett tillvägagångssätt när man vill fatta beslut.
Bu ülke vatandaşları büyükelçilik veya konsolosluğa vize başvurusu yapmak zorunda kalmamaktadır.Resenärerna behöver då inte besöka någon ambassad för att söka visum.
2018 yılının Haziran ayında yapılan genel seçimleri için milletvekili adaylığı için başvuru yapmadı. ^ 2018.Han ställer upp för omval i parlamentsvalet i juni 2017. ^ sådan.
14 Şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı.Bell lämnade den 14 februari 1876 in en patentansökan om telefonen.
Nitekim, başvuru yapmış olmasına rağmen SMRTV 2009 yılında yarışmaya katılmayacağını bildirdi.Slutresultatet blev att SMRTV officiellt beslutat att ej delta i tävlingen år 2009.
8000 kişilik başvuru içinden 3000 hayranın gösteriye katılımına izin verildi.Runt 3 000 fans utifrån 8 000 sökande valdes ut och fick närvara.
Şarkıcılar ve besteciler 13 Ekim ve 31 Ekim tarihleri arasında başvurularını yapmıştır.Artister och kompositörer kunde skicka in sina bidrag till tävlingen mellan 13 och den 31 oktober 2014.
RTCG kanalı 31 başvuru almıştır.GWWC lanserades med 23 medlemmar.
Başvuru Kitapları: Mimarlık.Associationsrätt: en introduktion.
Organizasyon için yapılmakta olan gönüllü başvuruları da sona erdi.Det nyss organiserade facket Helikopterverksamhet, skulle även det avbrytas.
Başvurusu kabul edilmiştir.Hans ansökan beviljades.
Miyamoto, hayal gücüne çok fazla başvuruyordu, çünkü buna vakti vardı.Miyazaki ställde mycket höga krav på produktionen, så projektet drog ut på tiden.
TFF'nin aldığı bu kararlar üzerine "Yargılamanın yeniden yapılması" başvurusunda bulundu.Kommittén svarade då Edström med "Beställningen återtages".
Başvurular için son kabul tarihi 15 Nisan 2005 olarak gerçekleşmiştir.Ansökningar togs emot av Internationella olympiska kommittén till och med 15 oktober 2009.
Bu işleme özellikle büyük organizasyonlarda, disk alanından tasarruf etmek için başvurulur.Exempel inkluderar: Då man vill spara lagringsutrymme på disk.
22 Kasım 1999'da ortaya çıkan yeni bir kanıt olmadığı için yapılan başvuru reddedildi.Hela utredningen lades också ner den 22 juli då inga nya bevis hade framkommit.
İş başvurusu yapan adayların tümüyse bu konuda yetkin olduklarını öne süreceklerdir.När du har tillräckligt med Jobpoints kan du välja en kraft.
Kişiye özel sağaltım uygulanacağından, fizyoterapi yöntemine de başvurulabilir.Förutom den medicinska behandlingen kan även fysioterapi ges.
İstihare, İslam dininde "hayırlı olanı istemek" için başvurulan bir çare olarak adlandırılır.Halal i titeln är inom islam benämningen på det som är tillåtet.
(Başvuruda 1. ve 5. alt kriterlerinin kapsandığına dikkat edilmelidir.Vid framtassarna är den första och femte tån förminskad.
Başvuru sahiplerinin aile üyeleri göz önüne alındığında, toplam katılımcı sayısı 10 milyona ulaştı.Враховуючи членів сімей заявників, загальна кількість учасників досягла 10 мільйонів осіб.
Bangladeş, 1,7 milyon başvuru ile ilk sırada yer aldı ve onu 684.000 ile Nijerya izledi.На перше місце вийшла країна Бангладеш з 1,7 млн заявників, за нею — Нігерія з 684 тисячами.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Він навіть хотів одружитися знову та обзавестися дітьми.
Popüler kişilikler, kraliçe olmak için başvurur.Чужі сприймають її як королеву.
Sevgili Babacığım, Yazışmalarda, başvuru yapılan makamın adından sonra kullanılır.Використовується в офіційних документах після ім'я одержувача.
Ülkeye varış tarihinden öncesinde en az 4 gün önce başvuru yapılmalıdır.Вони повинні бути придбані принаймні за 4 години до поїздки.
Bunu yaparken de çok yalın bir anlatıma başvurur.Після цього він придумує безглузді виправдання.
Sovyetler Birliği'ne iltica başvurusu yapar.Закарпаття приєднане до Радянського Союзу.
Fulbright Programı başvuru KoşullarıСтипендіат Програми Фулбрайта.