Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Christus und Buddha zum Beispiel mussten drei Versuchungen widerstehen.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Esimerkiksi niin Kristus kuin Buddhakin kävivät läpi kolme kiusausta.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Krisztus számára a három kísértés gazdasági, poltikai és spirituális jellegű volt.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Misalnya, baik Kristus maupun Buddha menjalani tiga godaan.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Například Kristus i Buddha prošli skrze tři pokušení.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Na przykład, Buddę i Chrystusa poddano trzem kuszeniom.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Para Cristo, as tentações são económicas, políticas e espirituais.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Par exemple, Christ et Bouddha ont tous les deux vécu trois tentations.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Per esempio, sia Cristo che Buddha sono passati attraverso tre tentazioni.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Por ejemplo, tanto el Cristo como el Buda pasaron por tres tentaciones.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.["Puterea mitului" de Joseph Campbell] De exemplu, și Isus, și Buddha au învins trei tentații.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.["Sila mýtu" od Joseph Campbell] Napríklad, Kristus i Buddha boli trikrát pokúšaní.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Tako Kristus kot Buda, na primer, sta se soočala s tremi skušnjavami.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Till exempel, både Kristus och Buddha genomgick tre frestelser.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Ví dụ, cả chúa Kito và Phật đều trải qua 3 sự cám dỗ.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Για παράδειγμα, ο Χριστός και ο Βούδας πέρασαν από τρεις πειρασμούς.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.До прикладу, і Христос, і Будда пройшли через три спокуси.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.Например и Исус и Буда преминали през три изкушения.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.לדוגמה, גם ישו וגם בודהה עברו דרך שלושה הפיתויים.
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.على سبيل المثال، كلا من السيد المسيح وبوذا مروا بثلاثة إغراءات
Örneğin hem İsa hem de Buda'nın başına üç baştan çıkarıcı şey gelmiş.例如,耶穌同佛陀 兩個人都曾經遇到過三種誘惑
Oturup oyunu baştan sona yarattık.우리가 모여 앉아 처음부터 끝까지 우리 힘으로 게임을 만들었어요
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Nous nous sommes juste assis et avons créé le jeu du début à la fin.
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Po prostu usiedliśmy i stworzyliśmy grę od początku do końca.
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Prakticky jsme si sedli a vytvořili hru od začátku až do konce.
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Wir setzten uns einfach hin und erschufen das Spiel vom Anfang bis zum Ende.
Öyleyse baştan başlayalım ve bebeklerin doğumda ne bildiğini araştıralım.Empecemos por el principio y preguntémonos qué saben los bebés al nacer.
Öyleyse baştan başlayalım ve bebeklerin doğumda ne bildiğini araştıralım.Reprenons au début : et demandons nous ce que savent les bébés à la naissance ?
Öyleyse baştan başlayalım ve bebeklerin doğumda ne bildiğini araştıralım.皆さんご存じの かの有名なアメリカの哲学者で
Oyunun hiç bir çözümü yok. Geri alın ya da baştan başlayın.אין פתרון למשחק. ניתן לבטל את הפעולה האחרונה או להתחיל מחדש.
Oyunun hiç bir çözümü yok. Geri alın ya da baştan başlayın.لا حلّ لهذه اللّعبة. ارجع أو ابدأ من جديد
O zaman, bunu baştan yazabiliriz, öyle değil mi?Así resulta, ¿que podría reescribir esto? ¿correcto?
O zaman, bunu baştan yazabiliriz, öyle değil mi?Si il s'avère, que vous pouvez les réécrire de ce droit ?
O zaman, bunu baştan yazabiliriz, öyle değil mi?Więc okazuje się, że moglibyście przepisać to, prawda?
O zaman, bunu baştan yazabiliriz, öyle değil mi?Това можем да го препишем, нали ?
O zaman devamlı değiştiriyorsan kazanma olasılığın nedir? bu baştan yanlışı seçmen olasılığına eşittir.이길 확률은 얼마일까요? 아마 여러분이 처음 잘못 골랐던 확률이 될 것입니다
O zaman devamlı değiştiriyorsan kazanma olasılığın nedir? bu baştan yanlışı seçmen olasılığına eşittir.אז מה הסיכוי לנצח אם אתה תמיד מחליף? ובכן זו תהיה ההסתברות
O zaman devamlı değiştiriyorsan kazanma olasılığın nedir? bu baştan yanlışı seçmen olasılığına eşittir.勝つ確率はいくつだろう? 何とその確率は、最初に ハズレを選ぶ確率と同じになる。
Pardon, bir şeyi unuttum, baştan okuyayım.아, 잠깐 빼먹은게 있는 것 같군요, 다시 읽겠습니다.
Pardon, bir şeyi unuttum, baştan okuyayım.Oh, penso di aver dimenticato, fammelo rileggere.
Pardon, bir şeyi unuttum, baştan okuyayım.О, мисля, че го забравих, така че нека да го прочета отново.
Pardon, bir şeyi unuttum, baştan okuyayım.Стоп, я кое-что забыл, поэтому давайте я повторю.
Pekala, en baştan. I Kissed A Squirrel.Bene, cominciamo dall'inizio.
Pekala, en baştan.Ok, depuis le début.
Pekala, en baştan.Ok, von anfang an.
Pekala, en baştan.Εντάξει, αρχίζουμε.
Pekala, en baştan.С самого начала.
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?Bem, existem duas em três maneiras de inicialmente escolher erradamente.
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?Hvad er sandsynligheden for, at vi starter med at vælge forkert?
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?확률은 얼마일까요? 처음에 잘못 고를 확률은
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?Więc, jakie jest prawdopodobieństwo, że na początku wybrałeś źle?
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?А каква е вероятността да сме сгрешили в началото?
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?Яка ж ймовірність того, що початковий вибір буде хибним?
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?ומה ההסתברות שבחרתם לא נכון בהתחלה?
Peki baştan yanlışı seçme olasılığın nedir?いくつかな? 3つの事象のうち
Pekin'de hukuk okuyacağımı baştan aşağı yönetmelik değişiklikleri ve yargı sistemi reformlarıyla통과했으니까 북경에가서 법학을 공부하고 중국의 정책을 상의하달식으로 바꾸고, 중국의 사법제도를 개혁해서
Pekin'de hukuk okuyacağımı baştan aşağı yönetmelik değişiklikleri ve yargı sistemi reformlarıylaامتحان المعادلة الصيني وكنت سوف اقوم بدراسة القانون في بكين وانني سوف اقوم بتقوية العلاقات الامريكية الصينية
Pekin'de hukuk okuyacağımı baştan aşağı yönetmelik değişiklikleri ve yargı sistemi reformlarıylaこれから北京で法律を学ぶ予定です そして米中関係改善のために働きたいと思っています トップダウンの政策変更と
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Allora Pietro raccontò per ordine come erano andate le cose, dicendo
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.A Peter započal a vyložil im všetko radom a povedal: