Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Då begynte Petrus från början och omtalade för dem allt i följd och ordning; han sade:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Elkezdvén pedig Péter, megmagyarázta nékik rendre, mondván:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Entonces Pedro comenzó a contarles en orden, diciendo
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.베드로가 저희에게 이 일을 차례로 설명하여
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Men Peter begyndte og forklarede dem det i Sammenhæng og sagde:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Men Peter begynte da fra først av og la det ut i sammenheng og sa:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Nhưng Phi -e-rơ đem mọi sự đã qua thuật cho họ theo thứ tự và từng điều,
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Nhưng_Phi - e-rơ đem mọi sự đã qua thuật cho họ theo thứ_tự và từng điều ,
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Niin Pietari selitti heille alusta alkaen asiat järjestänsä ja sanoi:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Pedro, porém, começou a fazer-lhes uma exposição por ordem, dizendo:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Peter pa začne in jim razloži vse po vrsti, govoreč:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Petru a început să le spună pe rînd cele întîmplate. El a zis:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Petrus aber hob an und erzählte es ihnen nacheinander her und sprach:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Petrus legde hun uit wat er precies gebeurd was. Hij vertelde eerst dat hij in Joppe had gelogeerd.
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Pierre se mit à leur exposer d`une manière suivie ce qui s`était passé.
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Tedy począwszy Piotr, powiadał im porządnie, mówiąc:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Tedy začav Petr, vypravoval jim pořád, řka:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Ο δε Πετρος ηρχισε και εξεθετε προς αυτους τα γενομενα κατα σειραν, λεγων
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.В него като се взрях и разсъждавах, видях земните четвероноги, зверове, и гадини, и небесни птици.
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Петр же начал пересказывать им по порядку, говоря:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.Почавши ж Петр, виложив їм рядом, говорячи:
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.ויחל פטרוס ויספר להם את כל אשר קרהו לאמר׃
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.فابتدأ بطرس يشرح لهم بالتتابع قائلا.
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.彼 得 就 開 口 、 把 這 事 挨 次 給 他 們 講 解 說
Petrus baştan başlayarak olanları tek tek onlara anlattı.彼得 就 開口 、 把 這事 挨次 給 他 們講 解說
Plymounth Rock'a ulaştığında, Cape Cod Körfezi'nin balina sırtında baştan başa geçilebileceğini yazmışlardı.la Plymotuh Rock, în Massachusetts, scriau că puteai traversa Golful Cape Cod pe spatele balenelor.
Plymounth Rock'a ulaştığında, Cape Cod Körfezi'nin balina sırtında baştan başa geçilebileceğini yazmışlardı.Massachusetts-be 1620-ban, írták, hogy át lehet sétálni a Cape Cod Öblön a barázdás bálnák hátán.
Problemin ortaya çıkmasının sebebi, kendisini baştan fazla büyük görmesi.Той поначало подхожда към въпроса с твърде високо мнение за себе си.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.A Hospodin hovoril Mojžišovi: Idi, sídi, lebo sa porušil tvoj ľud, ktorý si vyviedol hore z Egyptskej zeme.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.Da sagde HERREN til Moses: "Skynd dig og stig ned, thi dit Folk, som du førte ud af Ægypten, har handlet ilde;
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.여호와께서 모세에게 이르시되 너는 내려가라 네가 애굽 땅에서 인도하여 낸 네 백성이 부패하였도다
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.L`Éternel dit à Moïse: Va, descends; car ton peuple, que tu as fait sortir du pays d`Égypte, s`est corrompu.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.Mluvil pak Hospodin k Mojžíšovi: Jdi, sstup, nebo porušil se lid tvůj, kterýž jsi vyvedl z země Egyptské.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.Szóla pedig az Úr Mózesnek: Eredj menj alá; mert megromlott a te néped, a melyet kihoztál Égyiptom földébõl.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.Tedy rzekł Pan do Mojżesza: Idź zstąp; bo się popsował lud twój, któryś wywiódł z ziemi Egipskiej.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.И сказал Господь Моисею: поспеши сойти; ибо развратился народ твой, который ты вывел из земли Египетской;
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.Тогава Господ каза на Моисея: Иди, слез, защото се развратиха твоите люде, които си извел из Египетската земя.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.וידבר יהוה אל משה לך רד כי שחת עמך אשר העלית מארץ מצרים׃
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.فقال الرب لموسى اذهب انزل. لانه قد فسد شعبك الذي اصعدته من ارض مصر.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.耶 和 華 吩 咐 摩 西 說 、 下 去 罷 、 因 為 你 的 百 姓 、 就 是 你 從 埃 及 地 領 出 來 的 、 已 經 敗 壞 了
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.耶和華 吩咐 摩西說 、 下去 罷 、 因 為 你 的 百姓 、 就是 你 從 埃及 地領 出來 的 、 已 經敗 壞了
Reel ve imajiner kısmı baştan yazabiliriz.Así que permítanme volver a subir aquí.
Reel ve imajiner kısmı baştan yazabiliriz.ניתן לכתוב זאת מחדש בחלקים של הממשי והדמיוני.
Reel ve imajiner kısmı baştan yazabiliriz.نحن يمكن أن كتابة هذا في أجزاء الحقيقية والتخيلية.
RW: Baştan başlayalım -- Bu oturuma baştan başlayalım.Aş vrea să o luăm de la capăt - -- să reîncepem această sesiune.
RW: Baştan başlayalım -- Bu oturuma baştan başlayalım.Ich möchte diese Sitzung gerne noch einmal von vorn beginnen.
RW: Baştan başlayalım -- Bu oturuma baştan başlayalım.Mi piacerebbe ricominciare questa sessione (G.Sono un curioso)
RW: Baştan başlayalım -- Bu oturuma baştan başlayalım.Saya ingin memulai kembali - -- mari mulai acara ini lagi.
RW: Baştan başlayalım -- Bu oturuma baştan başlayalım.Zacznijmy od początku - -- po prostu jeszcze raz.
RW: Baştan başlayalım -- Bu oturuma baştan başlayalım.Бих искал да започна отново... просто да започна тази сесия отново.
RW: Baştan başlayalım -- Bu oturuma baştan başlayalım.Хочу заново начать эту сессию.
RW: Baştan başlayalım --워먼: 강연을 제대로
RW: Baştan başlayalım --הייתי רוצה להתחיל
RW: Baştan başlayalım --ريتشارد: أريد أن أبدأ من جديد..
RW: Baştan başlayalım --さて このセッションを 改めて始めようと思います
Sadece baştan yazıyorum.A(x−2)^2+ B (x−1)(x−2)+C(x−1)
Sadece baştan yazıyorum.그냥 다시 쓰는 것일 뿐인데
Sadece baştan yazıyorum.La sto solo riscrivendo.
Sadece baştan yazıyorum.Tylko to przepisuję.
Sadece baştan yazıyorum.Просто преписвам същото нещо