Ana içeriğe geç
Sözlük

baştan ile cümle

baştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak daha aldatıcı ve baştan çıkarıcıdır.諱は一重、後に一武(かずたけ)。
Baştan Aşağı Modern Millie (İngilizce: Thoroughly Modern Millie) 1967 yapımı bir müzikal filmdir.『モダン・ミリー』(原題:Thoroughly Modern Millie)は1967年のミュージカル映画。
Divan’ı baştan sona neredeyse hüzünle doludur.『くるまば草』は初めから終わりまで楽しさいっぱいである。
Haldi - (Eşi Bagbartu / Bagmaştu / Arubani) Urartuların baştanrısı idi.ただし実質的に管理していたのは守護代の織田氏であった。
"Haldun Dormen: 'Sil baştan yapacak gücüm var!'".口癖は「かくなる上は腹を切る!
Ol en baştay çortkan = O, herkesten önce (en baştan) gitti.おじゃる丸 - 最初と最後にしか出て来ない。
Fakat hizmetçi kızı tam baştan çıkartmakta iken Masetto ve arkadaşları oraya gelirler.継母とそりが合わず家出していた時にライズたちと出会う。
Bina baştan başa beyaza boyandı.塗装は製造当初から青色の塗装となった。
DSP baştan olumsuz yanıt verdi.DNPQは予備予選不通過。
Aslında baştan insandır ama sonradan deniz kızına dönüşmüştür.当初は男役であったが、のちに娘役に転向。
Bis repetita non placent İki kez tekrar eden artık baştan çıkarmaz.2回突き上げないと気絶しない。
Yani hala baştan sona eğlenceli bir patlama var.出始めに長い無敵時間がある。
Tam altı sayfa baştan aşağı noktalandı." dediği söylenir.3個の渦状部分からできている」とした。
Baştan sadece 5 adet RAID düzeyi tasarlanmış, fakat sonradan birçok farklı çeşidi geliştirilmiştir.制定当初は15種類だったが、その後種類が増加している。
Bu iki grup arasındaki mücadelenin sonucu en baştan bellidir.この両者の対決は最初で最後となった。
Kuzey Afrika'daki İtalyan harekâtında, neredeyse baştan itibaren işler iyi gitmemişdi.几乎从一开始,在北非的意大利军队的形势就没有往好的方向发展。
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.法国承诺給予援助,但来得太晚且不足。
Hatim, Kur'an'a bakarak veya ezberden baştan sona okunmasıdır.’先聖之言,吾志也;樊遲之學,吾事也;是或一道也。
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.於1931至1936年期間,他獨個以步行及腳踏車遊遍非洲,被他跨越過的距離長達四萬公里。
Takım Baştan Başa Değişmişti.最好事先準備好零錢。
Adaylık statüsü verilmesi baştan beri hatadır" ifadelerini kullanmıştır.由初迄终,名节无疵”。
DSP baştan olumsuz yanıt verdi.蔡衍明未正面回應。
Kavramların yerli yerine konması için belki bütün teori baştan alınır.對角線引理可以應用到那些足以表示所有原始遞歸函數的理論。
Copacabana’yı birbirine parallel üç ulaşım arteri baştan sona katetmektedirler.此后,“惠更斯”号分别打开了三个降落伞。
Baştan sona eğlenceli bir üç dakika.崇祯六年正月初一日病薨。
Erlik gidip bu halkı baştan çıkarır.真不得已,呼其众出。
Dünya sanki yeni baştan yaratılır.最近的三角洲形成是从更新世开始的。
Ancak daha aldatıcı ve baştan çıkarıcıdır.」「惟上智與下愚不移。
Baştan başa arza hakim ol şahım...后族为相自此始......
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.1931년부터 1936년까지 혼자서 자전거를 타거나 걸어서 아프리카를 여행했다.
Haldi - (Eşi Bagbartu / Bagmaştu / Arubani) Urartuların baştanrısı idi.임제(任濟) 자(字)는 제부(濟夫), 조선 때 군자감정(軍資監正)을 지냈다.
Erişim tarihi: 15 Aralık 2007. ^ "Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind)".2009년 2월 6일에 확인함. “Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)”.
Gerçekte Seyit, baştan beri karısını öldürmeye karşıdır.웨슬리는 처음에 암살하는 것을 꺼려한다.
Baştan beri mevcut olan kendilerine ait aralarında olan davaları ve çelişkileri çözdüler.이후 시작된 멤버들간의 불화와 논쟁에서 벗어나 보고자 하는 마음도 들어있었다.
Bina baştan başa beyaza boyandı.엷은 황갈색부터 적갈색을 띤다.
Kapak tasarımını en baştan beri sevmemiştim.오광 등은 전부터 하묘를 미워하고 있었다.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.자신을 객관화하는 것은 자아존중감을 갖는 첫 단추이다.
Ol en baştay çortkan = O, herkesten önce (en baştan) gitti.전후 : 고와(康和) 이후 - 가쇼(嘉承) 이전.
Takım Baştan Başa Değişmişti.שינוי יותר גדול תוכנן בתחילה.
En baştan itibaren çanta hakkında neler hissettiğini bilmelisin...מהתחלה צריך להיות ברור איך היא חשה לגביו...
"Haldun Dormen: 'Sil baştan yapacak gücüm var!'".וְאָהֳלִיבָה תִּזְעַק: "נִשְׂרְפוּ אַרְמוֹנַי!"
Soruyu evet veya hayır olarak yanıtlayacak kişi bu varsayımı baştan kabul etmiş sayılır.תשובה חיובית או שלילית לשאלה זו משפיעה כמובן על החלטות השחקנים הנותרים.
Bu konuda da baştan anlaşmak gerekir.אנחנו רק צריכים לעבור את זה קודם.
"Savunma sil baştan".בוא נתחיל משם".
Lifâfe baştan ve ayaklardan aşırı uzunlukta olup kefenin en geniş parçasıdır.נוסח זה רחב וארוך בהרבה מהנוסח הראשון.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.הם ציפו לסיוע צרפתי, אך זה הגיע מעט מדי ומאוחר מדי.
Dünya sanki yeni baştan yaratılır.הסוג כולו מקורו בעולם החדש.
Baştan sona eğlenceli bir üç dakika.סוף זמנה הוא בסוף שלוש שעות זמניות.
Rati'nin metinde geçen tanımı şehvetli ve baştan çıkarıcı olduğudur.מה שידוע על ג'רינה לי, מעורפל ומפוזר.
Buna bir karşılık olarak Turiddu köyde bir genç kız olan Santuzza'yı baştan çıkartmıştır.За да си отмъсти, Туриду прелъстява Сантуца (сопран), млада селска девойка.
Ama bütün Kur'an'ın baştan sona kadar tefsirini ihtiva etmektedir.Самият Фром, обаче предупреждава в самото начало: .
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.От 1936 г. започва да обикаля България пеша и на колело.
Balık baştan kokmaya başlar.Посрещнати са първо в Смърдеш.
Maç baştan sona çekişmeli gitmiştir.Мачът е отложен първоначално.
Bıyıklı baştankara videolarıРазрешават се мустаци.
Ben de baştan sona kadar hepsini kendi okuduğu gibi okudum, tek harfte bile hata yapmadım.Те описали всичко от начало докрай, като не пропуснали нищо.
İkinci aşama ise en baştan 'tekrar-kullanım' için tasarlanmamıştı.Това е вторият старт, осъществен без отлагане.
Karısını kıskanır ve korumaya çalışır, bu sebeple Lennie'den baştan beri hoşlanmaz.В началото той не харесва Кларк и ревнува от приятелството му с Лана, заради което дори го тормози.
Hareket açısından son derece atletik olsa da inanılmaz derecede baştan çıkarıcıdır.Когато подходът на обучение е правилен, проявяват невероятен потенциал.
Bu dört öğe baştan beri vardır.Те могат да ядат още от първия ден.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod