Eserlerini ilk başta Fransızca yazmış, daha sonra Latinceye tercüme etmiştir.Svoja dela je pisal sprva v latinskem, nato pa še v nemškem jeziku.
Hanedanlığın başkenti, baştan sona Halep olmuştur.Umetniški vodja društva je že od samega začetka .
İspanyollar; ilk başta bugünkü Küba'da bir koloni kurdular.Kubanci so narod, ki primarno živi na področju današnje Kube.
Williams ilk başta ilaç şirketinde çalışmaya başladı.Po doktoratu se je sprva ukvarjal z ribami.
Tyler fikri ilk başta biraz daha farklı olmuştur.Na začetku je bila Jana še malo negotova.
Grup, ilk başta kendilerine Halogen demekteydiler.Iš pradžių jie save pavadino Halogen.
Birkaç yıl içinde ise başta ABD olmak üzere tüm dünyada LGBT haklarını savunan dernekler kuruldu.Per keletą metų JAV ir visame pasaulyje įkurta daug organizacijų, kovojančių už homoseksualų teises.
Başta bir hırsızdı.Pradžioje buvo žvalgas.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Pradžioje tai vyko gana sėkmingai.
Başta, geriye yatık bir tepelik vardır.Viename gale yra pūstukas, pro kurį pučiama.
Osmanlı yönetimi en başta olaya ilgisizdi.Centrinė valdžia iš pradžių į tai žiūrėjo skeptiškai.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.Tabakas tapo svarbiausia mirties, kurios galima išvengti, priežastimi pasaulyje.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Pradžioje nei olandai, nei anglai nebandė įkurti savo gyvenvietes šioje žemėje.
Civcivleri ilk başta siyahtır.Juodiesiems priklauso pirmas ėjimas.
Eserlerini ilk başta Fransızca yazmış, daha sonra Latinceye tercüme etmiştir.Jie buvo parašyti lotyniškai, vėliau jo paties išversti į vokiečių kalbą.
Denizli ve İzmir başta olmak üzere Yurt içine göç eden 120 Aile vardır.Dabar saloje gyvena apie 120 žmonių, kurie veržiasi žvejyba ar žemdirbyste.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Iš valdovo pastiprinimo sulaukti nepavyko, o kai pagalba atėjo, jau buvo per vėlu.
Çoğunu baştan aşağı ikiye yardılar.Dauginasi daugiausiai skildami pusiau.
Aileden hiç kimse başta bu mutantın tekerin patlamasına neden olduğunu bilmemektedir.Nežinia, kam pirmajam šovė į galvą mintis įkurti šį muziejų.
Alfred Nobel'in bu sözü aslında başta birçok tartışmaya neden olmuştur.Aukščiau paminėta Nobelio citata kelia daug ginčų.
Bir anlatıma göre askerleri galip geldiği sırada eşini baştan çıkardığı biri tarafından öldürüldü.Pagal papročius, grįžęs vyras iš karo turėjo nužudyti žmoną.
MTV başta olmak üzere çoğu kanal, klibi yasaklamıştır.Daugelis televizijos kanalų, tarp jų ir MTV, iš pradžių atsisakė rodyti klipą dėl per didelio nuogumo.
Bazen baştan aşağı demir giyimli olarak anlatılır.Kartais žaidžia raudonomis aprangomis.
Szálasi Nazilerin desteğiyle başta Budapeşte'dekiler olmak üzere Yahudilerin sürgününü tekrar başlattı.Bendradarbiaudamas su naciais Szálasi atnaujino žydų deportaciją, ypač iš Budapešto.
Dünya genelinde, bu türdeki eserlerin büyük çoğunluğu başta sansürlemeye, yasaklamaya uğramıştır.Prasidėjo aktyvi kova su šia praktika, kol ji daugumoje šalių, galiausiai, buvo uždrausta.
İstanbul Hanımları grubu ve İncesaz grubu başta olmak üzere çeşitli gruplarla konserler verdi.Iki solinės karjeros pradžios koncertavo su įvairiais estradiniais kolektyvais ir grupėmis.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Neatsargumas – kaltės forma.
Başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere birçok Müslüman ülkede kullanılagelmiştir.Iš pradžių Osmanų imperijoje, kaip ir visame musulmoniškame pasaulyje buvo naudojamas Musulmonų kalendorius.
En azından başta böyleydi.Vähemalt esmapilgul tundub nii.
İlk başta Apple pazarlama literatürü bu ismi açıkça belirtmedi, "iPhone OS X kullanıyor" diye açıkladı.Alguses Apple'i turundus ei avaldanud operatsioonisüsteemi nime, väites lihtsalt, et iPhone kasutab OS Xi.
Başta tek perdelik oyunlar yazdı.Algul sai mängida ainult üksikuid helisid.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Siiski nurjusid esimesed prantslaste katsed piirkonda asustada.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyince alınan kararları veto etmede Rusya başta gelmektedir.ÜRO Julgeolekunõukogu vastavasisulise resolutsiooni vastuvõtmise vetostas Venemaa.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Pole suurt vahet, kust alustada.
Günümüzde başta büyük yolcu uçakları olmak üzere otomatik pilotu çok yaygın olarak kullanılmaktadır.Eeskujuks oli selle juures lennukite juures juba laialdaselt kasutusel olnud autopiloot.
Başta Georgia olmak üzere, Kuzey ve Güney Carolina'da, 1993 yıllının sonlarına doğru çekilmiştir.Film võeti üles 1993. aasta lõpus peamiselt Georgia, Põhja-Carolina ja Lõuna-Carolina osariigis.
Baştaki b- sesleri w- sesine dönüşmez.H-tähte vokaalide vahel ei hääldata.
Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödül almıştır.Ta on võitnud mitu Hugo ja Nebula auhinda.
İçeri başta Chenier olmak üzere suçlular içeri girer.Kommer kandis alguses karistust Pärnus.
Tema ilk başta Mi minör olarak yazılıp düzenlenmiştir.Sellest esimesena projekteeriti ja ehitati valmis Väike-Õismäe.
Balık baştan kokmaya başlar.Veehoidlast saab alguse Aavoja.
Harold 6 Ocak 1066 tarihinden aynı yıl 14 Ekim günü yapılan Hastings Muharebesine kadar başta kalmıştır.Harold tapeti võitluses ja kaotas Hastingsi lahingu 14. oktoobril 1066.
Hızlı kısımda bir anda baştaki dansçı hızlı şekilde dans etmeye başlar.Mõnikord jalutavad tantsijad laval tükk aega niisama ringi enne kui tantsimist alustavad.
Edo Kalesi başta olmak üzere onarım işlerini başlattı.Linn alustas kohe kastelli rekonstrueerimist.
En başta gelen mehter takımı padişahınki idi.Gosāla Maskarīputra olevat algul olnud Mahāvīraga suur sõber.
Başta sadece bir fikirdi.Alguses oli sõna.
Başta muhalifler olmak üzere iki tarafta büyük kayıplar ve yaralanmalar yaşamıştır.Mõlemal poolel saab olema vigastusi ja tõenäoliselt ohvreid.
Angel başta yardım etmek istemez.Algul inglitel ei õnnestunud see.
1992 yılından itibaren Avrupa başta olmak üzere pek çok ülkede farklı isimlerle bulunmuştur.Inimajaloo algusest saati on inimesed eri eesmärkidel maailmas ringi rännanud.
5r x (s+5) -3 x (s+5) işlemi size ilk baştaki ifadeyi verir.5r ( s + 5 ) 와 -3( s + 5 ) 를 분배하면 정확히 이 식이 나옵니다
5r x (s+5) -3 x (s+5) işlemi size ilk baştaki ifadeyi verir.Distribuez le 5r fois s plus 5 et le moins 3 fois s plus 5 et vous obtenez exactement ceci.
5r x (s+5) -3 x (s+5) işlemi size ilk baştaki ifadeyi verir.Moltiplicando 5r per s più 5 , e meno 3 per s più 5, otterrai esattamente questo.
5r x (s+5) -3 x (s+5) işlemi size ilk baştaki ifadeyi verir.Násobením 5r krát (s+5) a dále -3 krát (s+5) dostaneme přesně původní výraz.
5r x (s+5) -3 x (s+5) işlemi size ilk baştaki ifadeyi verir.اي توزيع (5r × (s + 5، و -3 × (s + 5)، سوف تحصل على هذا بالضبط
5r x (s+5) -3 x (s+5) işlemi size ilk baştaki ifadeyi verir.まさにこの式を得ます。 すぐ気がつくことがるかもしれません。
873'ten sonra bir grup sıfır var. Şöyle düşünelim. 873'ü seçiyorum, çünkü baştaki rakamı 9'a en yakınçМислете по този начин - избирам си 873, защото първата му цифра е възможно най-близо до 9, но е по-малка от 9.
873'ü seçiyorum, çünkü baştaki rakamı 9'a en yakınç873을 고른 이유는
873'ü seçiyorum, çünkü baştaki rakamı 9'a en yakınç -Vi vælger lige netop 873, fordi det første ciffer i tallet er så tæt på 9 som muligt.
Aa! Tamircini baştan çıkarttın yani, öyle mi?¿Así que has seducido a tu mecánica?
Aa! Tamircini baştan çıkarttın yani, öyle mi?Du har alltså förfört din mekaniker.