Ana içeriğe geç
Sözlük

başta ile cümle

başta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İntikam almak isteyen Ana Lucia, Sawyer'ı baştan çıkararak onun silahını çalar.Kostoa tavoitellen Ana Lucia viettelee Sawyerin ja varastaa tältä aseen.
Karakter ilk başta isimsiz bir kötü karakterdi ancak daha sonra isim aldı.Hänet näytettiin alun perin nimeämättömänä vihollisena, ja sai nimen vasta myöhemmin.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Ensimmäisellä kerralla kaikki sujui hyvin.
Mini ilk başta Austin ve Morris markaları altında satılmıştır.Sitä myytiin aluksi Austin- ja MG-merkeillä.
Soruyu evet veya hayır olarak yanıtlayacak kişi bu varsayımı baştan kabul etmiş sayılır.Kysymykseen vastattiin joko kyllä tai ei.
Bazı Yeni Hristiyanlar Londra'ya ardından başta Brezilya olmak üzere Amerika ülkelerine dağıldılar.Howardin veljekset olivat alun perin muuttaneet Yhdysvaltoihin Brasiliasta.
Filmi yönetmesi için ilk başta Terry Gilliam düşünülmüştü.Elokuvan ohjaajaksi valittiin Terry Gilliam.
Clarke başta zorluk çıkarır.Marcuksella on ongelmia heti aluksi.
Sonuçta olay tatlıya bağlanır ama Madero artık başta kalmayacaktır.Nälkäpeli on taas vihdoin ohi, mutta Katniss ei tiedä mitä tehdä.
Balık baştan kokmaya başlar.Sieni haisee alkaalilta.
Başta sadece bir fikirdi.Aluksi oli idea, mielikuva.
Civcivleri ilk başta siyahtır.Uudet versot ovat aluksi tummanpunaisia.
İlk başta albüm "pek çok tarzdan birçok yapımcıya sahip" olarak nitelendirilmişti.Albumin nimeksi piti alun perin tulla Too Many Humans.
İkili başta bunu kabul eder ancak sonra fikirlerini değiştirirler.Äiti on aluksi ajatusta vastaan, mutta sittemmin he muuttavat.
İlk başta Marx'ın makalelerini Wilhelm Pieper Almancadan İngilizceye çeviriyordu.Ensimmäinen oli Salman Al-Farasin käännös persiaksi.
Eserlerini ilk başta Fransızca yazmış, daha sonra Latinceye tercüme etmiştir.Taulukot kirjoitettiin alun perin espanjaksi ja käännettiin sen jälkeen latinaksi.
Öyle ki, Mussolini başta olmak üzere 35 faşist milletvekili İtalya Parlamentosu'nda temsil hakkı kazandı.Mussolini ja 35 muuta fasistia sai paikat Italian parlamentissa.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyince alınan kararları veto etmede Rusya başta gelmektedir.Venäjä esti iskun tuomitsevan päätöksen YK:n turvallisuusneuvostossa.
Avrupalılar ilk başta Büyük Zimbabve'nin yabancılar tarafından inşa edildiğini düşünüyorlardı.Eurooppalaiset siirtomaaisännät väittivät pitkään, että Suur-Zimbabwe oli valkoisten rakentama.
Harold 6 Ocak 1066 tarihinden aynı yıl 14 Ekim günü yapılan Hastings Muharebesine kadar başta kalmıştır.Harald hallitsi 6. tammikuuta – 14. lokakuuta 1066, jolloin hän sai surmansa Hastingsin taistelussa.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Kyseessä oli alun perin sinettiin, mutta sitä käytettiin kuten vaakunaa.
Baştaki sözcük yalın ya da çekim ekli olabilir.Ehkä kieli oli esisaamea tai esisuomea.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Alussa en ajatellut että äänet olisivat tarpeellisia.
Baştan sona eğlenceli bir üç dakika.Kolme päivää, alun perin kor.
Dao (刀), başta kesme ve doğrama için kullanılan tek kenarlı Çin kılıcıdır.Dao on kiinalainen yksiteräinen miekka, jota käytetään viiltoiskuihin.
Erwin Rommel başta olmak üzere Alman birlikleri çıkarmanın Pas-de-Calais'e yapılacağını düşünüyordu.Operaatiolla saatiin saksalaiset uskomaan, että maihinnousu tehtäisiin Pas-de-Calaisiin.
Başta slalom ve büyük slalomda ve ayrıca kombine ve zaman zaman Super G'de yarışmaktadır.Hän kilpaili pääasiassa syöksylaskussa ja super-G:ssä.
Meyve ağaçları sayısı ve üretimi bakımından elma başta gelir.Syksyn alussa monet hedelmäpuut kuten omenapuut tuottavat satoa.
20 Aralık'ta maç baştan tekrar oynandı.20. päivä taistelut käynnistyivät uudelleen.
Kanunu baştan ele alan bir değişiklik bulunmadığından görünüş olarak çağdışı kaldığı söylenebilir.Luonnollinen laki, joka saa alkunsa hänen mielestään, on näin muuttumaton.
Çalışmaları ilk başta Yahudilik üzerine odaklanmadı.Järjestö ei ollut aluksi juutalaisille vaarallinen.
Penélope Cruz'un filmin başrolünde olacağı baştan belliydi.Sen pääosaa näyttelee Penélope Cruz.
Almanya başta olmak üzere yurt dışına çok sayıda göç vermiştir.Ulkomaille lähettiin enemmän stipendiaatteja kuin aikaisemmin.
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.Aluksi hän tuumailee É strano!
Birikim dergisi başta olmak üzere çeşitli dergilerde çok sayıda makalesi yayımlandı.Kirjassa julkaistaan useita karttoja ensimmäisen kerran.
Le Corbusier'nin çalışmaları başta olmak üzere, minimalist tasarım ve mimarîden önemli ölçüde etkilendi.Etenkin Le Corbusierilla oli huomattava vaikutus hänen töihinsä.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Ranska tuki kapinaa lähettämällä joukkoja Irlantiin, mutta apu oli liian vähäistä ja saapui liian myöhään.
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihracata başladı.Silti monet EU-maat ovat vielä lähtöruudussa.
Göçük altından kurtulan kişi başta sağlıklı gözükebilir.Ulkopuolisille hän vaikuttaa vielä terveeltä.
Bu arada başta Fransa olmak üzere sık sık ülke dışına çıkmaya başladı.Ranskan ulkopuolella hän tuli monissa maissa tunnetuksi aluksi tätä kautta.
Başta kaset olarak satışa sunulan tekli, 1994'te CD olarak da yayımlandı.Kultaa Aknepop myi vasta sen ilmestyttyä CD-painoksena vuonna 1994.
Cahit başta bu teklifi reddeder ama ardından plana uymayı kabul eder.Ensin hän kieltäytyy, mutta lopulta hänen on pakko suostua.
Oyunun amacı, başta kayıp aileyi bir araya getirmek olmak üzere kişiye kalmış çeşitli amaçlardır.Pelissä ideana on suorittaa erilaisia leikkauksia ensimmäisestä persoonasta.
Grup ilk başta "For You" adıyla bilinmekteydi.Αρχικά το συγκρότημα ονομαζόταν "For You."
İlk başta Legendre ona destek vermeye devam etmeyi önerdi fakat sonradan tüm yardımı yapmayı reddetti.Αρχικά ο Legendre συνέχισε να προσφέρει υποστήριξη, αλλά μετά αρνήθηκε κάθε βοήθεια.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.Από την αρχή φαινόταν ότι κάτι δεν πήγαινε καλά.
Başta barış kolay görünüyordu.Στην αρχή στην πόλη επικράτησε ηρεμία.
Şarkının klibi, başta büyük müzik kanallarında, Ekim 2008 sonlarında yayınlanmaya başlandı.Πληροφορίες θα βρείτε στο Θεσπρωτία Φεστιβάλ πολυφωνικού τραγουδιού, στα τέλη Ιουλίου αρχές Αυγούστου.
Tıpkı Baştan Çıkarılmış gibi, çıktığı hafta 1. sırada USA Today bestseller listesine girdi.Όπως το Tempted, μπήκε την ίδια βδομάδα στη λίστα μπεστ σέλερ του USA Today στο #1.
Başta tarla fareleri olmak üzere kemirgenlerle beslenirler.Άλλοτε τη συντηρούσαν στα σπίτια για να τρώει ποντίκια.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Δεν ήθελα να τον υποδυθώ αρχικά ως κακόβουλο.
Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur.Παρότι στην αρχή αντιδρούσε, ο Μετζνούν ερωτεύεται τη Λεϊλά με τη πρώτη ματιά.
Baştan çıkarma sanatının kökenleri çok eskilere dayanır.Το ορόσημον της τέχνης μετακινήθη αρκετά προς τα εμπρός!
Birkaç yıl içinde ise başta ABD olmak üzere tüm dünyada LGBT haklarını savunan dernekler kuruldu.Μέσα σε λίγα χρόνια, οργανώσεις για τα δικαιώματα των γκέι είχαν ιδρυθεί σε όλη την ΗΠΑ και τον κόσμο.
Squid başta Unix türevi işletim sistemleri için bir daemon olarak tasarlanmıştır.Το GIMP αρχικά δημιουργήθηκε για συστήματα UNIX.
NJPW, ilk başta Roa adını kullanmıştır.O Ichigo από την αρχή τον φωνάζει Chad.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.Αποτελεί μια από τις κύριες αιτίες θανάτου παγκοσμίως.
UGG markası Çin’den gelen taklit ürünler başta olmak üzere taklit kurbanıdır.Το εμπορικό σήμα και προϊόν UGG έχει καταστεί θύμα απομιμήσεων, κυρίως στην Κίνα.
Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödül almıştır.Έχει λάβει πολλές διακρίσεις και βραβεία, μεταξύ των οποίων και τα κορυφαία βραβεία Nebula και Hugo.
İlk başta çok ilgilenmedi.Αρχικά δεν έλαβε ιδιαίτερη προσοχή.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod