Ana içeriğe geç
Sözlük

başta ile cümle

başta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Brown ilk başta, Ortiz'in takımı (Haumea'nın keşfi için kredi verilmiş) için tüm desteğini adamıştı.Brown původně uznal zásluhy Ortizova týmu na objevu.
Ama bunu ilk başta anlamazlar.Proč ji nevyužijeme už na začátku?
Cahit başta bu teklifi reddeder ama ardından plana uymayı kabul eder.Ona zpočátku odmítne, ale později s tím souhlasí.
Sonuçta baştan aşağı sirkeye bulanmak ona karşı koruma sağlamak için kullanılan bir yöntemdi.Vydávání se za duchy se také považovalo za způsob, jak se proti nim chránit.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Let probíhal zpočátku velmi dobře.
Bu parçalar başta Cambridge ve Manchester olmak üzere üniversite kütüphanelerine dağıtılmıştır.Jsou rozptýleny do mnoha knihoven např. v Cambridge a Manchesteru.
Gamın sekizinci notası baştaki notanın tekrarıdır.Osmý titul z Říma ho vrátí do čela žebříčku .
İlk başta çok ilgilenmedi.Nejdřív ji nebrali vážně.
Birkaç yıl içinde ise başta ABD olmak üzere tüm dünyada LGBT haklarını savunan dernekler kuruldu.Během několika let byly napříč celými USA a světem založeny organizace za práva gayů.
Gönderlerin her birinin aynı yükseklikte olması durumunda en baştaki gönder kullanılır.V tom případě musí být útvary u každého vrcholu stejně uspořádané.
İlk başta Frank ve Ingo vardı.Frank a Ingo zahájili seriál.
İlk başta dizinin 60 dakikalık bir pilot bölümü olarak çekilmiş ve Coky Giedroyc tarafından yönetilmiştir.Původně byl natočen režisérem Cokym Giedroycem 60minutový pilot.
Yoksulluğun bariz nedenlerinden olan ekonomik nedenler arasında işsizlik en başta yer almaktadır.Mezi příčiny obchodu s lidmi se řadí především chudoba.
Bu grevler, başta Mattachine ve DOB'nin bazı önderleri olmak üzere, birçok eşcinseli şaşırtmıştı.Tyto protesty mnoho gayů šokovaly a znepokojily část vedení Mattachine a DOB.
Promosyona verilen önem ve sık konserlere rağmen Kiss ilk başta sadece 75,000 kopya sattı.Nicméně i přes publicitu a koncertní turné se prodalo jen 75 000 nosičů prvního alba.
Yanığın uzun vadedeki sonucu en başta yanığın boyutuna ve yanığa maruz kalan kişinin yaşına bağlıdır.Dlouhodobé výsledky primárně souvisí s rozsahem popálenin a věkem postižené osoby.
Meyve dalında ise başta ceviz olmak üzere vişne yetiştiriciliğide yapılabilir.Ve větším měřítku je možno nechat plody nejdříve zetlít.
Yeni baştan donatılması gerekecektir.Plánuje se její opětovné zastavění.
Çalışmaları ilk başta Yahudilik üzerine odaklanmadı.Jeho zájem se nejprve soustředil na židovskou tematiku.
Nora da sürekli olarak onu baştan çıkarmaya çalışır.Nora se jí to snaží vyvrátit.
Başta tekstil, bakır madeni ve kağıtcılık sektörlerinde yer alan şirketleri bünyesinde bulundurmaktadır.Zpočátku oceňovala zejména internetové firmy, produkty a služby v oblasti pornografického průmyslu.
İlk başta yedi üyeli olan komiteye daha sonra dört ek yapılmıştır.Ta čítala zpočátku sedm členů.
En azından başta böyleydi.Původně tomu tak být nemělo.
Bir aygırı baştan çıkartması gerektiği zaman, bir kısrağa dönüşmüş ve dönüşümden Sleipnir doğmuştur.Když se zkříží osel s klisnou vznikne mula, zkřížením oslice a koně vznikne mezek.
İlk başta her şeyi bilirliği Ron ve Harry'yi oldukça rahatsız eder ve Hermione'yi oldukça kibirli bulurlar.Viteál má na Rona větší vliv než na Harryho a Hermionu, a tak je velmi podrážděný.
Gerçekte Seyit, baştan beri karısını öldürmeye karşıdır.Wesley má zpočátku výhrady k zabíjení lidí.
Devrim adada ilk başta iyi karşılandı.K revoluci se připojil již v jejím začátku.
İntikam almak isteyen Ana Lucia, Sawyer'ı baştan çıkararak onun silahını çalar.Ana Lucia toužila po pomstě a tak se vydala za Sawyerem a ukradla mu zbraň.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.V tomto okamžiku se asi posádka poprvé dozvěděla, že něco není v pořádku.
İlk baştaki amaç müzede uçakların, maketlerin ve tarihsel belgelerin sergilenmesi olarak belirlenir.V muzeu se zasloužil např. o zahájení digitalizace materiálů a historických pramenů.
Başta şüphelenilen herkes (uşak dahil) masumdur.V prvním případu mají všichni podezřelí nezpochybnitelné alibi.
Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere pek çok yabancı devlet hükümdarlığını reddetti.Z toho důvodu i řada německých šlechticů volbu nejprve odmítala.
Başta sadece bir fikirdi.Na počátku bylo slovo.
İlk başta Birleşik Krallık'ta düşük satış yapan X, daha sonra ticari başarısını artırdı.Ve Spojeném království napřed X zaznamenalo průměrné prodeje, ačkoliv se to později zlepšilo.
Başta her şey yolunda giderken birdenbire Joe'nun limuzininin yönü başka tarafa gitmeye başlar.Chvíli jedou oba automobily pospolu, ale později se auto, v němž jede Joe, oddělí.
Başta barış kolay görünüyordu.Začátky v Palestině nebyly snadné.
Başta, bu doğumların fazla olmasından ileri geliyordu.Je častější u předčasně narozených.
Faust tarafından baştan çıkarılan Gretchen, kendisine zıt olan masumiyetin kişileştirilmesidir.Markétka, Faustem svedená, je oproti němu ztělesněním čisté nevinnosti.
Bir tartışmada Başkan Nixon'un daha fazla başta kalamayacağını söyler.Prezident Nixon se však rozhodl raději předem rezignovat.
Ve en başta biz sadece oluruna bırakmıştık."Noi asupra lumilor le-am dat întâietate”.
İlk başta kendisini şartların bir kurbanı olarak görür ve sorunlarından ötürü başkalarını suçlar.La început, el se consideră o victimă a circumstanțelor și dă vina pe alții pentru problemele sale.
Başta Alman ordusu her yerde başarılı olmasına rağmen, saldırıları Moskova Muharebesi'nde durduruldu.Deși armata germană a avut mult succes la început, atacul lor a fost oprit în bătălia de la Moscova.
Şirki baştan savarsan, Hak bilmeye iversen Yaradan'ı seversen, tevhide gel tevhide.Dacă vă împăcați și vă temeți de Dumnezeu, să știți că El este Iertător, Milostiv.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.La început, operațiunea a decurs bine.
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.La început au fost arestate 37 de persoane, dar numărul lor a crescut rapid la câteva sute.
Starkların yaşadığı Winterfell'de, Robb'un erkek kardeşi Bran Stark baştadır.La fortăreața Stark, Winterfell, se află la conducere fratele mai tânăr a lui Robb, Bran Stark.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.Oamenii încep să ​​suspecteze că ceva nu e în regulă.
Uslan en başta stüdyo bulmakta zorlandı.Acest plan trebuia inițial să fie vis-a-vis de studio.
Astarte cinsel baştan çıkarma ya da idealize görüntü olarak yorumlanabilir.Astarte ar putea reprezenta tentația sexuală sau o viziune a idealului.
Kuzey Afrika'daki İtalyan harekâtında, neredeyse baştan itibaren işler iyi gitmemişdi.Situația italienilor în Africa de Nord a devenit foarte grea aproape imediat după începutul războiului.
Aileden hiç kimse başta bu mutantın tekerin patlamasına neden olduğunu bilmemektedir.Inițial nimeni nu a fost capabil să înțeleagă amploarea exploziei.
Amft sonra başta uluslararası tanınmış, Helmut Newton, Herb Ritts ve Gianni Versace gibi kişiler ile çalıştı.A lucrat, printre alții, cu Helmut Newton, Herb Ritts și Gianni Versace.
Ordu başta iddiaları yalanlasa da daha sonra sorumluluğu aldı. ^ DatabaseCu toate că mama ei era îngrijorată la început din cauza acestei decizii, mai târziu a sprijinit-o. ^ Database
Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar.Deși la început pare că nu-l cunoaște, dar ea își amintește la timp pentru a îi salva.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Inițial doar făceam referiri, dar acum pot s-o zic așa cum e.
Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya'da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır.Zona continentală din nord-estul țării, în special Slavonia, poate produce vinuri premium, îndeosebi albe.
İnce iş keten muslin, başta sindon adıyla bilinmekteydi.Strâns asociat cu conducerea lui Danton, el a fost cunoscut inițial sub numele de „Comitetul Danton”.
Sezona üst üste 3 mağlubiyetle başlayan Boston'da umutlar daha baştan zedelenmeye başlamıştı.La un an și jumătate de la afacerea Boston au început ostilitățile.
Video, başta McCain cephesinde olmak üzere siyaset dünyasında yankı buldu.Videoclipul a cauzat rumoare în lumea politică, în special în tabăra lui McCain.
Bu yüzden insanlığın baştan çıkaran oldu.Dar, în ciuda acestui fapt, omenirea a prevalat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod