Ana içeriğe geç
Sözlük

başta ile cümle

başta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yarışmalarda atletler tüm mesafeyi baştan sona tam sürat koşarlar.Biegacz zaczyna ze wszystkim przesadzać.
Başta albümün ikinci single'ı olarak düşünülen şarkı, daha sonra "Poker Face" ile değiştirildi.Początkowo miał być to drugi singel pochodzący z albumu, ale zastąpiono go utworem „Poker Face”.
Bu raporda ise başta dönemin başbakanı Tony Blair olmak üzere çoğu kişi doğrudan hatalı bulunmuştur.Niewiele brakło jej do pierwszej pozycji, którą zajął Tony Blair.
Leia ona en başta çok kızsa da sonradan yumuşar.Początkowo jest bardzo twardy, później staje się bardziej miękki.
Şarkı başta Fransa olmak üzere bütün Avrupa'da büyük bir hit haline geldi.Piosenka stała się wielkim hitem w całej Europie.
Dünya sanki yeni baştan yaratılır.Nadwozie zostało zbudowane od nowa.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Własowcy na odgłos strzałów rzucili się do ucieczki.
İlk başta onlardan kaçınmaya çalıştı.Z początku chciał go tylko uprościć.
Despina ayrıldıktan sonra Dorabella kardeşine baştan çıkabileceğini itiraf eder.Po rozwiązaniu ostatniej zagadki Dormeuse pozwala mu odejść.
Aile ilk başta Bergeries mahallesinde yaşamıştı fakat çok kısa sürede Hautes-Plaines mahallesine taşındılar.Początkowo rozpoczęto budowę na osiedlu Folwark, ale szybko przeniesiono ją w okolice dzisiejszej plebanii.
Daha sonra bu spor başta İstanbul olmak üzere tüm yurtta yayılmaya başlamıştır.Stopniowo sport ten stawał się coraz bardziej popularny w całej Skandynawii.
Köyde 3 ana kesim vardır, Başta gelenleri Ahıska Türkleridir.W wieży wiszą cztery dzwony, z których trzy pochodzą z byłych niemieckich terenów na wschodzie.
Hanedanlığın başkenti, baştan sona Halep olmuştur.Przewodniczącym ruchu jest od początku jego istnienia Ihor Huź.
Vajinit başta zararsızdır.Początkowo jest bezobjawowe.
Birkaç yıl içinde ise başta ABD olmak üzere tüm dünyada LGBT haklarını savunan dernekler kuruldu.W ciągu roku w USA uformował się zorganizowany ruch walki o prawa LGBT.
Edo Kalesi başta olmak üzere onarım işlerini başlattı.Start odbył się oczywiście w uroczystej oprawie.
Başta bir hırsızdı.Na początku był dowódcą.
İlk başta Alman pulları kullanılıyordu, sonra üzerileri "Danzig" ile sürşarjlandı.Została wykorzystana przez Niemców w pierwotnym celu, później przejęli ją Estończycy.
Bu ilde başta Karlovy Vary ve Mariánské Lázně olmak üzere dünyaca ünlü kaplıcalar bulunmaktadır.Łączy Karlowe Wary i Mariańskie Łaźnie.
İlk başta tablonun sahibinin adı açıklanmadı.Nie jest znany pierwszy właściciel obrazu.
Başta kendi firmware güncellemesi olmak üzere birden fazla işletim sistem yüklenebilinmektedir.Magazyn o tym, jak krok po kroku założyć własne przedsiębiorstwo.
İlk başta 30 köy saldırılara maruz kalmıştır.W późniejszym okresie do wsi przesiedlono także 30 szwedzkich jeńców wojennych.
Başta her şey planlandığı gibi gittiyse de sonrası felaketle sonuçlandı.Początkowo wszystko idzie zgodnie z planem, jednak później pojawiają się problemy...
HIP 13044 b'in özellikleri, oluşum yerinin ilk başta galaksimizin dışında olmasıdır.HIP 13044 b stanowi obiekt szczególny, ponieważ obiega gwiazdę o pozagalaktycznym pochodzeniu.
Başta özerk bir hükûmet olarak kendini tanıtmasına rağmen bağımsızlık ilân etmeye çalıştı.Ogłaszając start, zaprezentował się jednak jako kandydat niezależny.
Scott en başta projeyi reddetti.Wcześniej Komisja odrzuciła jeden projekt.
İlk başta Frank ve Ingo vardı.Początkowo służył Francuzom i Włochom.
"Hünkar Baştardası" adı verilen baştardalerın genel özelliği geminin hep yeşil renkte olmasındadır.Wielka wstęga (szarfa) przysługująca każdorazowo prezydentowi również jest koloru żółtego.
Başta ona karşı bir hamle yapar ve Sonic'e saldırır.Gdy wreszcie zaprosił ją na randkę, całuje się z Sonny.
(Desiderius Erasmus, Adages, 1.8.91) Bis repetita placent Tekrar eden baştan çıkartır.(Comptes Rendus, Paris tom 101, 1885) O wyrównaniu chyżości biegu nieustannego maszyn parowych.
Albümün satışları ilk başta durgun gitmiştir.Początkowo album sprzedawał się słabo.
İlk başta, hastalar çok azdı ama uygulama gittikçe büyüdü.Dzieci początkowo rozwijają się prawidłowo, ale choroba powoli postępuje.
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Isarna var i dåligt skick (frånsett första milen).
Başta Musa olmak üzere peygamberler Kanun'un koruyucularıdırlar.Han blir den förste (och ende) faraon av den tjugoåttonde dynastin.
Silverman'e göre çalışmanın %70'i baştan yapılmalıydı.Silverman har beräknat att omkring 70% av allt fick göras om.
İlk başta 300 olarak açıklanan yaralı sayısı da daha sonra 400'den fazla kişiye yükseltildi.Antalet skadade beräknades till 300 vilket senare justerades till över 400.
Böylece Sonic, Manic ve Sonia bir macereya atılırlar ve Kraliçe Aleena için Mobius'u baştan başa ararlar.Så Sonic, Manic och Sonia ger sig ut på äventyr för att hitta Queen Aleena.
Promosyona verilen önem ve sık konserlere rağmen Kiss ilk başta sadece 75,000 kopya sattı.Trots all publicitet och gruppens konstanta turnerande, sålde Kiss bara drygt 75 000 exemplar.
A.C.A.B., "All Cops Are Bastards" (Bütün polisler piçtir) anlamına gelen polis karşıtı bir kısaltmadır.A.C.A.B. är en engelsk förkortning som står för All Cops Are Bastards.
Üçüncü Bulgar devleti ilk başta bir kraliyet olarak kurulmuş.Den tredje bulgariska staten var dock internationellt erkänd som kungarike.
Aralık 1991'de Müslümanların yoğun yaşadığı Basta kentinde bir bombalı araç patlatıldı.Under slutet av december 1991 exploderade en bilbomb i det muslimska området Basta.
Civcivleri ilk başta siyahtır.Ynglen är i början svarta.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Till en början gick allt bra.
Styles, ilk başta ona hoş geldin dedi.Prästen Stig är först att hälsa honom välkommen.
Ankara başta olmak üzere göç vermektedir.Jag har en ängel vid min sida I början...
Yavrular ilk başta kör ve çıplaktır, ama çok çabuk büyürler.De är i början nakna och blinda men de utvecklas mycket fort.
İlk başta ona “Makine” dedi.I början kallades den för "den svenska bilen".
Endüstri, başta Lima olmak üzere sahilde yoğunlaşmıştır.Industrin är inriktad på kust och särskilt på Lima.
En azından başta böyleydi.Så har det varit från första början.
Filmin tamamındaki konuşmaları baştan sona ezberden tekrarlayabilirdi.Det kunde vara en reklamtext alltihop, från början till slut.
Başta Baba, yardımcısı, yöneticiler ve adamları.Till exempel sin förälder, chef eller partner.
Yeni baştan donatılması gerekecektir.Den första avföringen upptas sedan igen.
İlk başta varolan tek odur.Han ägde ensam allt först.
Çoğu zaman başta bir diktatör bulunur.Ofta har statsministern varit en av dessa.
Başta tarihi ve askeri bazı gerçekler bu sürreal atmosferi sağlamak uğruna bilerek saptırılmıştır.Alla objektiva fakta innan och efter kommer att ses genom detta subjektiva medvetande.
Cleveland'ın aracı, görenleri baştan çıkarmaya yönelik olarak değiştirilmiştir.Harlekinkort som byts hanteras öppet.
Mini ilk başta Austin ve Morris markaları altında satılmıştır.Bilarna såldes i både Austin- och Morris-version.
Hat üzerindeki yolculuk baştan sona 41 dakika sürmektedir.Han skrev "Från start till mål tar det inte längre än trettiofyra minuter.
GAZ, ilk başta Model A ve Model AA araçlarında Ford markasını kullanmaya devam etti.Den första modellens bas var Ford A och AA bilar.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Man drar lott om vem som börjar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod