Ana içeriğe geç
Sözlük

başta ile cümle

başta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk başta her şey normal gözükmesine karşın bir müddet sonra olaylar başlar.All'inizio tutto sembra andare per il meglio, ma poi...
Başta buna bir anlam veremez.Inizialmente, ciò non avvenne.
Yani daha baştan Abdallılar ve Gavrazlılar akraba olmuş ve her zaman birbirlerine yakın olmuşlardır.Ma gli orfani sono ancora vivi ed ancora insieme e questa dopotutto, era la cosa più importante.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Stavo soltanto dando alcuni indizi al principio, ma ora dico le cose come stanno.
O zamanlar Tañón’un ünü Latin Amerika’yı baştan sona kuşatmıştı.Iniziava così la colonizzazione dell'America Latina.
Grup, ilk başta kendilerine Halogen demekteydiler.In origine la band si chiamava Halogen.
Ankara Harp Okulu Baştabipliğine alındı.È importante menzionare l'École de Dakar.
Bu komiteler ilk başta ayrılardı, sonra tek çatı altında toplandılar.Lì, dopo essersi baciati, copulano sul tetto.
Bunun yanında standart bir kötü karakter olan Kingpin’i adeta baştan yaratmıştır.Inoltre è presente una traccia interamente reggae, Falsa.
Kulakları baştan dikkat çekecek kadar uzundur.Sono stanchi i miei occhi di guardare in alto.
Başta bir çift duyarga bulunmaktadır.Inizialmente, infatti, si trattò di un duo acustico.
Buchanan ilk başta Reeves’in işe alınmasına karşı çıkmıştır.Prima di incontrare Rebound odiava i cani.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Non è dato di sapere quale sia stata la prima.
Mini ilk başta Austin ve Morris markaları altında satılmıştır.Sul primo mercato sono stati commercializzati con il marchio Austin, mentre sul secondo come Morris.
Grubun başta bir ismi yoktu.Ora il gruppo aveva bisogno di un nome.
(Desiderius Erasmus, Adages, 1.8.91) Bis repetita placent Tekrar eden baştan çıkartır.(Gabriele D'Annunzio, Il piacere, 1889, dove l'opale è più volte citato).
Bu melezlere Pleske baştankarası (Cyanistes × pleskei) adı verilir.Il fenomeno prende il nome di citolisi.
Bununla beraber, başta Erdemir ve TTK olmak üzere Kdz.Con l'inizio della guerra anche il k.k.
Baştanbaşa mamurdur.È un primo primoriale.
İlk başta her şeyi bilirliği Ron ve Harry'yi oldukça rahatsız eder ve Hermione'yi oldukça kibirli bulurlar.È totalmente paranoico riguardo a ciò che Ron e Hermione dicono di lui.
Tüm karakterler "baştan çıkma", "itiraf etme" ve "dönüşüm" aşamalarını yaşarlar.Le altre due canzoni sono Dire di sì, dire di no e Domande, risposte.
Kısa sürede başta keman olmak üzere bir çok enstrümanı çalmayı öğrendi.Ha iniziato a suonare il basso elettrico quasi per caso.
Yüce, Kutsal Kraliçemiz baştacımız, ey Meryem!Signora, Regina santa, Madre santa di Dio, Maria!
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Ma le cose vanno male fin dall'inizio.
Başta ondan hoşlanmasa da sonradan ona aşık olur.Così, invece di mangiarlo, se ne innamora a prima vista.
Anlatıcı ilk başta pişman olur ve suçundan dolayı vicdan azabı çeker.Viene attaccato una prima volta da Mister Question perdendo i sensi.
Film sadece baştan sona seyredilebiliyordu.Il film inizia dalla fine.
Başta bir haftalık olması beklendi fakat yeterince destek olmadığından bir gün sonra durdu.Fu aiutata dopo che era passata un'ora, ma morì.
İlk başta bira, keşkek ve çorba için kullanılırlar, sonunda ekmek için.All'apice troviamo vino e birra, ed infine i dolci.
Ben baştan çıkarıldım.Я была соблазнена.
Eğer şarap ikram edeceksen baştan söyleyeyim, beni hiç darlama çünkü alkol almıyorum.Если ты будешь угощать вином, заранее скажу: меня не принуждай, я хмельное не пью.
Ancak daha aldatıcı ve baştan çıkarıcıdır.Sadece Sen) и Дуреха (тур.
Kim, son aşkını, güven içinde, Balmont'un ıtırlı baştan çıkarıcılıklarına götürür?Кто же, доверчивый, обратит последнюю Любовь к парфюмерному блуду Бальмонта?
İlk başta eczaneler ve diş hekimleri tarafından satıldı.Сначала пасту продавали аптеки и стоматологи.
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Ирен (Ким Ин Ёнг) — Жрец.
Jonny Greenwood başta klavyeci olarak gruba girdi ama bir süre sonra baş gitarist oldu.Джонни Гринвуд сначала играл на губной гармонике, затем на клавишных, но вскоре стал гитаристом.
Benioff, "Battle of the Bastards inanılmaz yoğun hale geldi.Бениофф продолжил: «„Битва бастардов“ становится невероятно компактной.
T-Bag genç bir kızı baştan çıkartmaya çalışırken kızın babası ile kavga eder.Бо пытается с помощью девушки воздействовать на её отца.
Dahası III. Andronikos'un Syrgiannes'in karısını baştan çıkardığına dair söylenti vardı.Кроме того, существует версия, что Андроник III пытался соблазнить жену Сиргиана.
Ve en başta biz sadece oluruna bırakmıştık."Иначе говоря, мы — это бывшие они, а они — это будущие мы».
DSP baştan olumsuz yanıt verdi.Дмитрий сначала не дал внятного ответа.
Başta her şey umulduğu gibi gitmektedir.Поначалу всё складывалось как по маслу.
İlk başta dizinin 60 dakikalık bir pilot bölümü olarak çekilmiş ve Coky Giedroyc tarafından yönetilmiştir.Первоначально был снят 60-минутный эпизод про Шерлока под руководством Коки Гейдройц.
Başta barış kolay görünüyordu.Но в самом начале все было довольно мирно.
Bulgar söylencelerine göre, Baudouin, Kaloyan'un karısını baştan çıkarmaya çalıştığı için öldürüldü.Согласно болгарской легенде, Балдуин навлек на себя ярость Калояна, попытавшись соблазнить его жену.
Öyle ki, Mussolini başta olmak üzere 35 faşist milletvekili İtalya Parlamentosu'nda temsil hakkı kazandı.В результате 35 депутатов от фашистов во главе с Муссолини прошли в Палату депутатов итальянского парламента.
Raif ise başta onun kendisiyle alay eden biri olduğunu düşünür.Поначалу Скотт думает, что это шутка.
Londra'da nehir kıyısındaki depolar başta olmak üzere birçok yerde büyük miktarda barut da bulunurdu.Также в Лондоне, особенно вдоль реки, хранилось много чёрного пороха.
Civcivleri ilk başta siyahtır.Первыми ходят чёрные.
Veri tamamen çöpe atılmalıdır veya en baştan gönderilmelidir.Перед засолом необходимо предварительно отваривать или отмачивать.
Aile llk başta çocuğu pek sevmez.Детям дом сразу не понравился.
Kulakları baştan dikkat çekecek kadar uzundur.Достаточной длины, чтобы гордо держать голову.
En azından başta böyleydi.По крайней мере, в начале.
Bu sırada başta Cihan Şah olmak üzere kardeşleri Şahruh'a itaat etti.Затем Шах-Шуджа начал бороться со своим братом Шах-Махмудом, тогда возглавлявшим Исфахан.
Cleveland'ın aracı, görenleri baştan çıkarmaya yönelik olarak değiştirilmiştir.Фургон Кливленда оборудован для соблазнения женщин.
Kenny'i öldürdüler!) der ve Kyle da ona eş olarak "You bastards!"Они убили Кенни» и Кайла — «Сволочи!» (англ. Oh my God!
Sonradan şarkının başta İngilizce olmak üzere birçok dilde cover'ları yapılmıştır.В дальнейшем группа будет использовать для своих песен в основном английскую лирику.
Başta albümün ikinci single'ı olarak düşünülen şarkı, daha sonra "Poker Face" ile değiştirildi.Сингл должен был стать вторым с альбома «The Fame», но был заменен на «Poker Face».
Kapak tasarımını en baştan beri sevmemiştim.Муравьёвой сценарий поначалу не понравился совершенно.
İnanışlara göre "Karakırnak"; kadına benzeyen, bedeni baştan başa kıllarla örtülü bir varlıktır.Душа и тело — вот что человек считает своим, о чём беспрестанно печется.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod