Ana içeriğe geç
Sözlük

başta ile cümle

başta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk başta David bu sahneyi resimlemeyi düşünmüştü.A David le permitieron ver el acontecimiento.
Aynı zamanda peltek ve tuhaf konuşmasıyla başta öğrencileri olmak üzere çevresi tarafından sürekli aşağılanır.Pero a veces bromea y la hace avergonzar delante de todos los estudiantes en su escuela.
Alim Yıldırım'ın desteği başta gelmektedir.Rápidamente inician la huida del Vice-Almirante.
Kültürlerine son derece düşkün olan Abhazlarda kadına önem başta gelen değerlerdendir.Las fuentes difieren sobre las culturas que la adoraron primero.
Başta Jean Debaecker'ın çalışmaları sayesinde Fransa olmak üzere Batı Avrupa'da yüksek popülerliğe erişti.Desde su creación se ha popularizado su uso en Europa Occidental, sobre todo en Francia por Jean Debaecker.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Con su rifle en ristre gritó que salieran los que estaban dentro.
Raif ise başta onun kendisiyle alay eden biri olduğunu düşünür.Ferrando se burla de él lo mismo que él antes había sido burlado.
Doktor teklifi ilk başta reddeder.Cole al principio rechazo su oferta.
İlk başta albüm "pek çok tarzdan birçok yapımcıya sahip" olarak nitelendirilmişti.Como se ha descrito inicialmente, estaban sujetos a diversos géneros.
Şarkının klibi, başta büyük müzik kanallarında, Ekim 2008 sonlarında yayınlanmaya başlandı.En España, la canción fue lanzada en las radio a finales de mayo.
Oğlu Ahmed Mekkî Üçışık başta olmak üzere çok sayıda talebe yetiştirdi.Abd al-Málik tuvo que afrontar numerosas dificultades al inicio de su mandato.
Japon kalesi (Japonca: 城 shiro), Japonya'da başta tahta ve taştan inşa edilmiş bir kale türüdür.Los castillos japoneses (城, shiro?) eran fortificaciones construidas principalmente con piedra y madera.
Kapak tasarımını en baştan beri sevmemiştim.No le gustaban las tendencias de vanguardia de principios de siglo.
Kazak : Baştan geçirilerek giyilen kollu örme giysi.La llave. - Con Sorderita Quítate la ropa.
İlk başta matematiksel bir sözdizimine sahip olan SQUARE adlı bir dil geliştirilmiştir.Necesitó desde un principio de un idioma pictórico abstractivo.
Uslan en başta stüdyo bulmakta zorlandı.Por fin fuimos capaces de dominar el estudio.
Başta Gavle-ägarna olan şehrin adı, zamanla Gavle, Gefle ve son olarak Gävle oldu.Ese nombre se abrevió a Gavle, después a Gefle y finalmente a Gävle.
Clara, ilk başta 7. sezonun ilk yarısında tanıtılmıştır.Ward hizo su primera aparición en el estreno de la séptima temporada.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Si decir es seducir.
Ayrıca albümdeki şarkılar başta Avustralya ve İngiltere'de büyük başarılar elde etti.Sus primeros dos álbumes también tuvieron éxito en Europa y en Australia.
Baştaki heykelin o olduğu anlaşılır.Primer plano de la estatua.
Böylelikle temel olarak ilk başta kullanılan Felemenkçe teknik olarak oldukça değişmiş oldu.Parece que al principio eran bastante flexibles y se adaptaban a la situación.
Jackson'ın başta 51. doğum gününde gömülmesi planlanmaktaydı.Rachel Jackson fue enterrada en las vísperas de Navidad.
Topların kalibresi ilk başta ağırlıklarına göre (pound cinsinden) belirleniyordu.Primero, los cañones definían su calibre por el peso del proyectil.
Bu komiteler ilk başta ayrılardı, sonra tek çatı altında toplandılar.Los destinos de los tres quedarían entrelazados tras pasar a vivir bajo el mismo techo.
İki kişi kâğıtlarını bitirdikten sonra, oyun sona erer ve tekrar baştan başlanır.Una vez terminados los diez sectores, el juego vuelve a comenzar.
İlk başta onu sevmedim ama şimdi seviyorum.All'inizio non mi piaceva, ma adesso sì.
Başta bir hırsızdı.Inizialmente era una ladra.
İkili başta bunu kabul eder ancak sonra fikirlerini değiştirirler.Inizialmente rifiuta ma poi cambierà idea.
Yüksek dağlardan kaçınırlar, en başta yağmur ormanlarında ve savanalarda bulunurlar.Il suo habitat è costituito da ripidi pendii e montagne a prateria.
Başta Konya, Sivas, Tokat ve Amasya olmak üzere birçok kentte medreseler kurulmuştu.La maggior parte di loro si è stabilita nelle comunità di Areguá, Emboscada, e Guarambaré.
Dahası III. Andronikos'un Syrgiannes'in karısını baştan çıkardığına dair söylenti vardı.Inoltre, vi è anche una storia secondo la quale Andronico III tentò di sedurre la moglie di Sirgianni.
Öyle ki, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere insanlar kurban edilmekteydi.Le donne e i bambini furono inizialmente risparmiati.
Boris Savinkov, "Amiral Dubasov Suikastı" başta olmak üzere çeşitli operasyonları yürütmüştür.Boris Savinkov compì molte delle operazioni in campo, tra cui l'assassinio dell'Ammiraglio Dubasov.
Angel başta yardım etmek istemez.Angelo, all'inizio, non vuole una storia seria.
Bulgar söylencelerine göre, Baudouin, Kaloyan'un karısını baştan çıkarmaya çalıştığı için öldürüldü.Secondo una leggenda bulgara invece Baldovino si procurò la morte cercando di sedurre la moglie di Kaloyan.
Brown ilk başta, Ortiz'in takımı (Haumea'nın keşfi için kredi verilmiş) için tüm desteğini adamıştı.Brown in principio annunciò il suo sostegno al team di Ortiz attribuendogli la scoperta di Haumea.
Civcivleri ilk başta siyahtır.E per prima cosa di che colore sono i negri?
Fakat ondan aldığını en başta bilmemektedir.Non poteva quindi scoprire qualcosa di cui era a conoscenza sin dall'inizio.
Hasan ilk başta karşı çıkar, fakat Naciye'yi Müjde Ar) görünce onu evleneceği kız zannedip razı olur.Se stai cercando altri significati di Offspring, vedi Offspring (disambigua).
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.Dice anche che per principio non fa straordinari.
Kenny'i öldürdüler!) der ve Kyle da ona eş olarak "You bastards!"Hanno ucciso Kenny!", subito risposto da Kyle con "Brutti bastardi!".
"Battle of the Bastards" dizinin yaratıcıları David Benioff ve D. B. Weiss tarafından yazıldı.La battaglia dei bastardi è stato scritto dai creatori della serie David Benioff e D. B. Weiss.
New York'ta doğan Leung, başta Manhattan'da sonra ise Brooklyn'de büyüdü.Nasce a New York, dove cresce prima a Manhattan e poi a Brooklyn.
Ayrıca evli bir kadını baştan çıkarmaya çalışır.44) La seduzione di una donna sposata.
Eserleri, başta Cricket dergisi ve The New York Times olmak üzere birçok yayın organında çıkmıştır.I suoi lavori sono apparsi sul Cricket Magazine e sul New York Times.
Patrik, başta kabul etti ama sonra onları görevden aldı.Lester dapprima rifiuta ma poi accetta l'incarico.
İlk başta İkinci Doktor tarafından kullanılmıştır.Fu visitato inizialmente dal dott.
En azından başta böyleydi.Questo almeno in un primo momento.
Cahit başta bu teklifi reddeder ama ardından plana uymayı kabul eder.Kanan inizialmente rifiuterà, ma si aggiungerà in seguito.
Atlatl etkinlikleri özellikle Avrupa ve Amerika başta olmak üzere tüm dünyada gerçekleştirilmektedir.Le notti di lotta avranno luogo in tutto il mondo, ma soprattutto in USA e in Europa.
Grup ilk başta "For You" adıyla bilinmekteydi.Il gruppo inizialmente decise di chiamarsi Daddy.
Kestane ve Kiraz başta olmak üzere bunların yanında zeytin, vişne ve cevizde bulunmaktadır.Dalla loro unione discenderebbero Giacinto, Imene e Ialemo.
Avustralya'da çok keyifli bir hayat tarzım vardı ve bunu bırakmak istemedim ilk başta.Venne prospettata anche la tenuta di un gran premio in Australia, che però non ebbe seguito.
Aslında ilk başta ölümlüdür.Originariamente era immortale.
POWERPC için OS/2'yi baştan yazmak iki yılını aldı.IBM impiegò 2 anni a riscrivere OS/2 per PowerPC ed allora fu troppo tardi.
Başta Gavle-ägarna olan şehrin adı, zamanla Gavle, Gefle ve son olarak Gävle oldu.I figli del duca si sarebbe chiamati prima Ghieni, poi Ghiini ed infine Ghilini.
Lily, Nina'yı baştan çıkarır.Finalmente Livio riesce a baciare Nina.
Beauce ve Berry'de buğday başta olmak üzere tahıl ekimi yapılmaktadır.Lisa e Bart nel frattempo si occupano di allevare delle formiche.
Düğünlerde en başta keşkek dikkat çekmektedir.All'inizio della celebrazione si accolgono gli sposi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod