İlk başta, ben bunu sevmedim, ama gitgide eğlenceli oldu.At first, I didn't like it, but it gradually became fun.
Tom sözleşmeyi dikkatli bir şekilde baştan sona okudu.Tom carefully read over the contract.
Tom Mary'nin tekrar baştan başlamasına yardım etti.Tom helped Mary start over again.
Tom ilk başta Mary'yi tanımadı.Tom didn't recognize Mary at first.
Dedektiflik hikayelerini hep baştan sona okurum, çok heyecan verici!I always read detective stories from cover to cover; they're so exciting!
Köpek baştan ayağa çamur kaplıydı.The dog was covered in mud from head to foot.
Tom raporu baştan yeniden yazmak zorundaydı.Tom had to write the report all over again.
Tom baştan sona kadar derginin sayfalarını çevirdi.Tom flipped through the pages of the magazine.
Tom Mary'yi onun işini baştan sona incelerken yakaladı.Tom caught Mary snooping through his stuff.
İlk başta birbirimizi hiç tanımıyorduk. Zamanla birbirimizi tanıdık.At first, we weren't familiar at all. Over time we got to know each other.
Tom sekreterini baştan çıkarmaya çalıştı.Tom tried to seduce his secretary.
İlk başta, onun hasta olduğunu düşündüm.At first, I thought he was sick.
Ben buna en baştan başladım.I made it from scratch.
O ilk başta kafa karıştırıcı olabilir.It can be confusing at first.
Baştan başlayacağım.I'm going to start over.
O ses, ilk başta beni rahatsız etti ama şimdi ona alıştım.That sound annoyed me at first, but now I've gotten used to it.
Baştan başlamak istiyorum.I want to start over.
Baştan başla.Start over.
İlk başta az dikkat ettim ama yavaş yavaş ilgim uyandı.At first I paid little attention, but slowly my interest awoke.
Yeni bir dil öğrenmek ilk başta zordur.Learning a new language is difficult at first.
Neden baştan başlamıyorsun?Why don't you start at the beginning?
Baştan başlamak zorunda kaldım ve ben bundan hiç hoşlanmadım.I had to start from the beginning, and I didn't like that at all.
Onu baştan aşağı inceledi.He examined it from top to bottom.
İlk başta onu tanımadım.I didn't recognize it at first.
İlk başta Tom'u tanımadım.I didn't recognize Tom at first.
Tom ilk başta çok sinirliydi.Tom was very nervous at first.
O beni baştan çıkarmaya çalıştı.He tried to seduce me.
En baştan başlamamız gerekiyor.We need to start from scratch.
İlk başta bilmiyordum.At first I didn't know.
Ben burada ilk başta Tom'u hiç istemedim.I never wanted Tom here in the first place.
Tom tekrar baştan başlamak zorundaydı.Tom had to start over again.
İlk başta bunun ciddi bir sorun olabileceğini düşündüm.At first, I thought it might be a serious problem.
İlk başta işimden hoşlanmadım ama artık ondan hoşlanmaya başlıyorum.At first I didn't like my job, but I'm beginning to enjoy it now.
İlk başta mükemmel bir adam gibi görünüyordu.At first, he seemed like the perfect guy.
Baştan sona tüm kağıdı okudun mu?Have you read the whole paper from beginning to end?
En başta neden gitmeye razı olduğumu bilmiyorum.I don't know why I agreed to go in the first place.
Bu yeni baştan oluyor.It's happening all over again.
Sadece bunu baştan sona konuşalım.Let's just talk this through.
Tom ilk başta öyle düşünmüştü.Tom thought so at first.
İlk başta, onun deli olduğunu düşündüm.At first, I thought he was crazy.
Baştan alabilir miyiz?Can we start over?
Konuyu baştan alabilir miyiz?Can't we start over?
Ben baştan sona filmi iki kez izledim.I've seen the movie twice from start to finish.
O baştan sona yalan söyledi.She lied from start to finish.
Tom ilk başta reddetti.Tom refused at first.
Tom ilk başta düşmanca göründü.Tom looked unfriendly at first.
Tom şimdi baştan başa sözleşmeyi okuyor.Tom is reading over the contract right now.
Tom onun ne olduğundan ilk başta emin değildi.Tom wasn't sure at first what it was.
Evi baştan aşağı aradıktan sonra Tom, kaybettiğini düşündüğü cüzdanı buldu.Tom found the wallet he thought he'd lost after searching the house from top to bottom.
İlk başta harikaydı.It was great at first.
Biz baştan başlamalıyız.We must start at the beginning.
İlk başta Tom'a inanmıyordum.At first, I didn't believe Tom.
Başarı aynı zamanda baştan çıkarıcı olabilir.Success can also be seductive.
Bu kitabı baştan sona kadar oku.Read this book from cover to cover.
Baştan söylemek gerekirse, Marley ölmüştü.Marley was dead: to begin with.
Ben ilk başta ona güvenmiyordum.I didn't trust her at first.
İlk başta, işler çok kafa karıştırıcıydı.At first, things were very confusing.
Bu ilk baştan aptalca bir düşünceydi.This was a stupid idea from the very start.
Tom ilk başta korkmuş görünüyordu.Tom seemed frightened at first.
İlk başta onun ne söylediğini anlamadım.At first I didn't understand what it said.