Sen baştan aşağı ıslaksın.You're wet through.
Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.A banking scandal is sweeping across Capitol Hill.
Ben onu ilk başta tanıyamadım.I couldn't recognize him at first.
O ilk başta konuşma yarışmasını kazandığını fark etmedi.At first he did not realize that he had won the speech contest.
Kral ilk başta ondan memnundu.The king was pleased with him at first.
Hikayeyi bize baştan sona anlat.Tell us the story from beginning to end.
İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.The two boys traveled throughout the land.
Fikir ilk başta saçma görünüyordu.The idea seemed absurd at first.
Ders 10'u baştan itibaren oku.Read Lesson 10 from the beginning.
Denetim oldukça baştan savmaydı.The inspection was quite perfunctory.
İlk başta, testte başarısız oldum.At first, I failed the test.
İlk başta, kendi başıma yüzemedim.At first, I could not swim by myself.
İlk başta sahne korkum vardı, ama çabucak atlattım.I had stage fright at first, but I got over it quickly.
İnsanlar ilk başta Anne Teresa'ya karşıydı ama o asla pes etmedi.People were against Mother Teresa at first, but she never gave up.
İlk başta onu sevmedim ama şimdi seviyorum.I didn't like her at first, but now I do.
İlk başta, ne yapacağımı bilmiyordum.At first, I didn't know what to do.
İlk başta onun dediğini anlamadım.At first, I couldn't understand what he said.
Başta onu sevmemiştim ama şimdi seviyorum.At first I didn't like him, but I do now.
Başta ona inanmadım.I didn't believe him at first.
İlk başta onun ne söylediğini anlayamadım.At first, I couldn't make out what he was saying.
İlk başta, Meg vatan hasreti çekti.At first, Meg was homesick.
En başta gitar çalamıyordum.At first, I couldn't play the guitar.
İlk başta her insan 10 ABD doları ödemişti.At first each man had paid $10.
Ben ilk başta onun kolay olduğunu düşündüm.I thought it easy at first.
Oyunu baştan sona kadar izledim.I watched the play from beginning to end.
Kitabı baştan sona okudum.I read the book from cover to cover.
İlk başta gergindim ama yavaş yavaş daha rahatladım.I was nervous at first, but gradually got more relaxed.
İlk başta onu anlayamadım.I couldn't understand him at first.
İlk başta onu tanıyamadım.I couldn't recognize her at first.
Odayı baştan aşağı temizleyeceğim.I will sweep out my room.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
İlk başta İngilizcenin çok zor olduğunu düşündü ama şimdi kolay olduğunu düşünüyor.At first, he thought English very difficult, but now he thinks it is easy.
Başta her şey zor görünüyordu.At first, everything seemed difficult.
Onu trende ilk başta tanımadım.I didn't recognize him at first on the train.
Teslim etmeden önce kağıdını baştan sona oku.Read over your paper before you hand it in.
Okumaya değmeyen bir kitap ta en başta almaya değmez.A book not worth reading is not worth buying in the first place.
Açıklaması çok baştan savmaydı. Onu anlamadım.His explanation was too sketchy. I didn't understand it.
Baştan sona kapıyı beyaza boyadı.He painted the door over white.
İlk başta, o çok içten görünüyordu.At first, he sounded very sincere.
Bana baştan aşağı baktı.He stared at me from head to foot.
Baştan çıkarmaya karşı dayanıklıdır.He is proof against temptation.
"Kıayafetlerini kirleteceksin." "Endişe yok. En başta onlar temiz değildi.""You'll get your clothes dirty." "No worries. They weren't very clean in the first place."
Başta onların hasta olduğunu düşündüm.At first, I thought they were sick.
İlk başta onun, yeni evinde yaşamaya alışma sorunu vardı.At first he had trouble adjusting to living in his new house.
İlk başta yeni işini nasıl yapacağını bilmiyordu.At first he didn't know how to do his new job.
Komşum evini baştan aşağı yeniledi.My neighbor renovated her house completely.
O baştan aşağı çamurla kaplıydı.He was covered in mud from head to foot.
Sabah 6.00'da kalkmak ilk başta zordu, ama şimdi buna alıştım.Getting up at 6 a.m. was hard at first, but now I'm used to it.
Araba kazaları ABD'deki gençler için başta gelen ölüm nedenidir.Car accidents are the leading cause of death for teenagers in the United States.
Şehri baştan başa gezdik.We drove across the city.
İz başta kaba görünüyordu.The trail ahead looked rough.
Baştan başlayalım.Let's start at the beginning.
İlk başta, onların hepsi onun masum olduğuna ikna oldular.At first, they were all convinced he was innocent.
Biz oynadık. Biz kaybettik. Baştan başlamaya ne dersin?We played. We lost. How about starting it over?
Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?Did the error occur right from the start or later on? - When?
Şimdi her şeye baştan başlamalıyım.Now I have to start all over again.
İlk başta, yerel kovboylar ona güldüler.At first, the local cowboys laughed at him.
Balık baştan kokar.A fish rots from the head down.
İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.He hopes to entice her into doing what he wants.
O onu baştan çıkardı.She tempted him.