Ana içeriğe geç
Sözlük

başta ile cümle

başta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yazarın başta gelen romanlarından biridir.Es ist der vorletzte von der Autorin geschriebene Roman.
Çalışmaları ilk başta Yahudilik üzerine odaklanmadı.Das Augenmerk hierbei lag in erster Linie nicht gezielt auf den Juden.
Eserlerini ilk başta Fransızca yazmış, daha sonra Latinceye tercüme etmiştir.Er war zunächst auf Französisch abgefasst, wurde dann aber übersetzt.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Durch diese Maßnahmen waren die Franzosen anfangs bei der Bevölkerung nicht unbeliebt.
Kışın, çoğunlukla baştankara sürüleriyle bulunurlar.Im Winter fahren sie überwiegend mit Schneeräumzügen.
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihracata başladı.In etlichen europäischen Ländern hat man schon früh begonnen, landesweite Netze zu planen.
Başta, geriye yatık bir tepelik vardır.Hinten befindet sich eine Starrachse.
Kürk hayvanları, en başta mavi tilki ihraç edilmektedir.In der Krautschicht ist hauptsächlich Blaues Pfeifengras zu finden.
Bu etkinliklerin başında 2005 yılından sonra her yıl düzenlenen "Düzce Kafkas Festivali" başta gelmektedir.Im Jahr 2005 wurde das Neujahrswunschkonzert, das seither jährlich Anfang Jänner stattfindet, begründet.
Başta herkes onun masumiyetine kanmıştı.Au départ, tout le monde fut convaincu de son innocence.
En baştan başla.Recommence depuis le premier.
Kimseyi baştan çıkarmıyorum.Je ne déprave personne.
Eğer burada durursak, baştan başlamak zorunda kalacağız.Si nous nous arrêtons ici, nous devrons recommencer depuis le début !
Bu baştan sona bir amatör işi.C'est du travail d'amateur sur toute la ligne.
Bazı haber kaynakları ilk başta daha çok bombanın bulunduğunu belirtmiştir.Les premiers rapports indiquaient un plus grand nombre de bombes.
İnsanları dolduruyor, başta boş bir bardaksınız ve glu, glu, glu, glu sizi şampanyayla dolduruyor."Il remplit les gens, vous êtes un verre vide et glou, glou, glou, il vous remplit avec du champagne ».
Yani hala baştan sona eğlenceli bir patlama var.Cela dit, c'est toujours une explosion de divertissement du début à la fin.
Bunların dörtte üçü, başta Lower East Side olmak üzere New York'a yerleşti.Les trois quarts environ s'installent à New York, principalement dans le Lower East Side.
Ve en başta biz sadece oluruna bırakmıştık."Nous ne lui avons pas donné auparavant d'homonyme ».
En başta güney pudusunun davranış biçimi gözlemlenmiştir.Particulièrement curieuse est la situation au sud de la première travée.
Sığır yetiştiriciliği hayvancılıkta başta gelir.L'élevage de la perle peut enfin commencer.
Devrim adada ilk başta iyi karşılandı.La Révolution est cependant bien accueillie dans un premier temps.
UGG markası Çin’den gelen taklit ürünler başta olmak üzere taklit kurbanıdır.La marque Ugg a été victime de contrefaçons, venant principalement de Chine,,,.
Dahası III. Andronikos'un Syrgiannes'in karısını baştan çıkardığına dair söylenti vardı.De plus, si l’on en croit certains chroniqueurs Andronic III aurait tenté de séduire la femme de Syrgiannès,.
Kule, ilk başta Sovyetler Birliği'nin başkenti Moskova için düşünülmüştü.La tour avait initialement été conçue pour la ville de Moscou, capitale de l'URSS à l'époque.
Ama bunu ilk başta anlamazlar.Ceux-ci, dans un premier temps, ne le reconnaissent pas.
Kule ilk başta tartışmalı olsa da hızla Stuttgart'ın tanınmış bir görülecek yeri haline geldi.Bien que violemment contestée lors de sa construction, elle devint vite le symbole de Stuttgart.
SOHO ilk başta 2 yıl operasyon ömrüne sahipti.Prévue au départ pour deux ans, la mission SoHO est toujours active.
En başta da Goo Jun-pyo...Et ils utilisent Go-Buster Oh dès le début.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Au début, tout marche à merveille.
Başta her şey planlandığı gibi gittiyse de sonrası felaketle sonuçlandı.Lorsqu'ils ont commencé à écrire ensemble, quoi qu'il arrive, quelque chose se passa.
Japon kalesi (Japonca: 城 shiro), Japonya'da başta tahta ve taştan inşa edilmiş bir kale türüdür.Les châteaux japonais (城, shiro?) sont des fortifications construites principalement de pierre et de bois.
Öyle ki, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere insanlar kurban edilmekteydi.Question : Avant, comment les femmes et les enfants étaient-ils exécutés ?
Şarkı başta yavaş tınılı ve duygulu bir balad olarak hazırlanmıştır.La chanson se débute comme une ballade posée et très calme.
Budizme göre en başta “ben” düşüncesi yanlış bir düşüncedir, bir yanılsamadır.Mais quand je dis “nous”, j’ai le sentiment d’une fausse note.
Bu konuda da baştan anlaşmak gerekir.Mais on doit d'abord en discuter.
Senaryo ilk başta Mars'ta değil Peladon'da geçiyordu.Pour la première fois dans la série, l'histoire ne se déroule pas à Marseille mais à Lyon.
Aşkın Aldı Benden Beni Dervişlik Baştadır...Hate Me Now Singles de Nas Pistes de I Am...
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.Au départ 37, mais le chiffre atteint rapidement plusieurs centaines.
Yeni baştan donatılması gerekecektir.Il vous faudra recommencer le niveau depuis le début.
En başta Batman'in kötü niyetli olduğunu varsaysa da, sonradan onunla işbirliğine gider.Tandis que sa relation avec Batman a été tendue au départ, elle finit par gagner son respect.
Sil Baştan Sonuçlardan Sebepler Üç...D’autres développements sont possibles, par exemple 3...
Bununla birlikte filmi tümüyle baştan çekti.Il renie totalement ce film.
Çoğu zaman başta bir diktatör bulunur.Pour certains, il s’agit dès le début d’une dictature.
Kütüphanede 4 milyon 513 bin tane, başta kitap olmak üzere, basılı ürün bulunmaktadır.Dans le fonds de la bibliothèque sont stockés 4 513 000 publications et pièces.
İlk başta grup Universal Island Records'a imza atmıştı.Initialement, McFly ont été signés pour la grande maison de disques Universal Island Records.
Baştan sona eğlenceli bir üç dakika.C'est à trois journées de la fin que tombe la première décision.
Bu karşı çıkış en başta, tek tek nesnelerin ele alınması konusunda ortaya çıkar.Cependant, la seule façon de surmonter cette complexité est d'abord de reconnaître son existence.
Eserlerini ilk başta Fransızca yazmış, daha sonra Latinceye tercüme etmiştir.Ces enseignements furent publiés d'abord en latin puis traduit en français.
Bis repetita non placent İki kez tekrar eden artık baştan çıkarmaz.L´idée de nous entraîner deux fois par jour ne nous aurait pas effleuré l´esprit.
Balık baştan kokmaya başlar.L'épître débutant au fol.
İlk başta varolan tek odur.C'est lui qui part en premier.
Irkçılık, yaş ayrımcılığı başta olmak üzere her tür ayrımcılık azalıyor gibi görünür.L’âgisme regroupe toutes les formes de discrimination, de ségrégation, de mépris fondées sur l’âge.
Baştaki b- sesleri w- sesine dönüşmez.Ailleurs, le son /w/ est absent.
Dani Daniels kendini başta homoseksüel, sonraları biseksüel olarak tanımlamıştır.Ernst Baier s'est d'abord fait connaître comme un patineur individuel.
Bolivarcılık, başta Venezuela'da olmak üzere Güney Amerika'da revaçta olan bir dizi siyasi öğretidir.Le bolivarisme est un courant politique que l'on retrouve en Amérique du Sud.
İçeri başta Chenier olmak üzere suçlular içeri girer.Il enchaîne les ruptures dont au début avec Francine.
Bugün, başta İsrail ve Türkiye olmak üzere birçok ülkede konuşulmaktadır.Les débats sont en ce moment ouverts dans plusieurs pays dont le Brésil et Israël.
İlk başta onlardan kaçınmaya çalıştı.Dans un premier temps il veut l’épargner.
Lily, Nina'yı baştan çıkarır.Puis qu'il va quand même punir Nina.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod