Luke eğitime başlamak için çok büyüktür.Clair inspiroval k zavedení tělocviku.
Yeni bir çağ başlamak üzeredir.Začíná nová doba.
Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.Tehdy se začalo vzývat jméno Hospodinovo."
Yörenin yerleşme tarihi, paleolitik dönemle başlamaktadır.První osídlení se datuje do období paleolitu.
Son zamanlarda Kozmonotluk Günü etkinlikleri Gagarin'in heykelinin olduğu Korolvoy kentinde başlamaktadır.V Moskvě v současné době začíná připomínková slavnost ve městě Koroljov, nedaleko Gagarinovo sochy.
Burada önemli olan Sübstitüent grubuna en yakın uçtan başlamaktır.Vzniklý součet se odečte od nejbližší vyšší desítky.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Výzkum se stále více zaměřuje na potřeby praxe.
Her şey bu sıralarda başlamaktadır.V ten okamžik všechno začalo.
Mahalleden sonra Çankırı sınırları başlamaktadır.Poblíž obce začíná vádí Nachal Poleg.
Warner Bros. ve Miller çekimlere derhal başlamak istedi fakat yapım üç ay ileri atıldı.Přestavbu provedla stavební firma Kapsa a Müller z Plzně a za tři měsíce předala dílo do provozu.
Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı." diye başlamaktadır."La început era Cuvântul și Cuvântul era la Dumnezeu și Dumnezeu era Cuvântul.
İyi ve kötü arasındaki sonu gelmeyen savaş tekrar başlamak üzeredir.Din acel moment începe lungul război dintre bine și rău.
Artık yeni, bir hayata başlamak istediğini söyler.El îi recomandă să înceapă o nouă viață.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Lucrul, odată început, e pe jumătate făcut.
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.Piesa învăluită în mister începe ușor și încet, cu clapele unui pian.
1501: Michelangelo, David heykeli üzerinde çalışmaya başlamak için memleketi Floransa'ya döndü.1501: Michelangelo începe lucrul la statuia lui David.
Devam baytlarının ise tamamı 10 ile başlamaktadır.Rezultatul va fi mereu în baza zece.
Rota Heveg Köyü'nden başlamaktadır.Strada începe de la intersecția cu str.
Başlamak zorundayız.Trebuie să începem.
Deney başlamak zorunda.Experimentul trebuie să înceapă.
Başlamak için fazla istekliyim."És már alig várta, hogy elkezdődjék."
Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı." diye başlamaktadır.A szöveg: Kezdetben volt az Ige, és az Ige Istennél volt, és Isten volt az Ige.
"Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)", bir erkek arkadaştan ayrılıp diğeriyle ilişkiye başlamak üzerinedir.Az Eh, Eh (Nothing Else I Can Say) a régi párkapcsolatból való kilépésről és egy új kereséséről szól.
Buradan itibaren köy yolu başlamaktadır.Innen indul a kör.
Şelale ile birlikte Kanyon başlamaktadır.A szultán ágyúival lövetni kezdte a várat.
Hayali, başka bir ülkede yeni bir hayata başlamaktır.A maradék pénz kevés ahhoz, hogy új életet kezdjenek egy másik országban.
İşte bu noktada oyun başlamaktadır.Innen indul a játék.
Roma'nın en büyük caddelerinden biri olan Via Nazionale meydandan başlamaktadır.A Via Nazionale Róma belvárosának egyik főútvonala.
Luke eğitime başlamak için çok büyüktür.Cam elkezdi a gyakorolást és a kiképzést.
Bunlardan elde mevcut olanlar, 18. yüzyıldan başlamaktadır.Jelenleg fennálló épületei a 18. századból származnak.
MÖ 1600–1046) başlamaktadır.1600–1046) idején készültek el.
Yayınlar genellikle kısa bir haber bülteni ile başlamaktaydı.Sanomalehdet joutuivat aluksi toimimaan erittäin vajavaisten tietojen varassa.
İşte bu noktada oyun başlamaktadır.Tästä varsinainen peli alkaa.
Yolculuk, giden kişinin yolculuğa başlamak için ayrıldığı noktaya geri dönmesiyle biter.Matkustus loppuu matkustajan saavuttua paikkaan, josta hän lähti menneisyyteen.
Sezonun ikinci yarısı ise Ocak'ın 2. haftasında başlamaktadır.Kappale kaksi alkaa lukukauden ensimmäisellä viikolla.
Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı." diye başlamaktadır.Sana oli Jumalan luona, ja Sana oli Jumala."
Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.Mutta kaikki on saanut alkunsa Jumalasta." (1.Kor.
Tatlı patates Orta Amerika'ya has bir yiyecektir ve burada en az 5,000 yıl öncesinde ekilmeye başlamaktadır.Bataatti kasvaa luonnonvaraisena Keski- ja Etelä-Amerikassa, missä sitä on viljelty ainakin 5000 vuoden ajan.
Yörenin yerleşme tarihi, paleolitik dönemle başlamaktadır.Ciezan asutushistoria alkaa paleoliittiselta kaudelta.
El Salvador ülkesinin tarihi Meksika'da başlamaktadır.Ensimmäinen kohde oli Salvador Brasiliassa.
Çin'in yazılı tarihi ise MÖ 1600-1100'lerde Shang Hanedanı ile başlamaktadır.Shang-dynastia oli Kiinassa noin 1600–1100 eaa.
O zaman daha muntazam deneme yayınlarına başlamak imkanı bulacağız."Mä luulen, että me saatetaan julkaista toi myöhemmin sinkkuna."
İlköğretim okullarında yabancı dil eğitimi olarak İngilizce 2. sınıfta başlamaktadır.Koulussa opiskellaan A1-kielenä englantia kolmannelta luokalta lähtien.
Uzun, hilal şeklinde olan sırt yüzgeçleri uzunluklarının üçte ikisi kadar uzaklığından başlamaktadır.Selkäevistä etummainen on korkeampi ja takimmainen evistä on noin kaksi kolmasosaa etummaisen korkeudesta.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.Elokuvaa alkaa siitä, mihin edellinen elokuva päättyi.
Mezar taşlarında yazıtlar çoğu kez eś wãnaś ("bu mezar") ifadesi ile başlamaktadır.Οι επιτύμβιες επιγραφές συνήθως ξεκινούν με τις λέξεις eś wãnaś ("αυτός ο τάφος").
1501: Michelangelo, David heykeli üzerinde çalışmaya başlamak için memleketi Floransa'ya döndü.1501 - Ιταλική Αναγέννηση: Ο Μιχαήλ Άγγελος αρχίζει την εργασία για το άγαλμα του Δαβίδ.
Olaylar 1976 yılında başlamaktadır.Η ιστορία αρχίζει το 1977.
Yaşlanıp yok olmaya başlamak.Δεν νυμφεύτηκε και έγινε ηλικιωμένος και αντιδραστικός.
Yeni bir çağ başlamak üzeredir.Η νέα εποχή είχε αρχίσει.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.Η ταινία συνεχίζει από εκεί που σταμάτησε η πρώτη ταινία.
Matt Groening, normalde gözlerle çizime başlamakta, ardından burnu ve Bart’ın kafasının tümünü çizmektedir.Matt Groening selv, starter normalt med øjnene, så næse, og resten af omridset af Bart hoved.
Bu nedenle Hitler geri adım attı ve tam başlamak üzereyken saldırıyı 1 Eylül'e erteledi.Derfor vaklede han og udskød sit angreb til 1. september.
Her oyuncu 7 taşla başlamaktadır.Hvert hold stiller til start med 7 spillere.
İyi ve kötü arasındaki sonu gelmeyen savaş tekrar başlamak üzeredir.Det store slag mellem godt og ondt skulle igen til at udkæmpes.
Acımasızca düzenlenmiş bir oyun burada başlamaktadır.En tilfældig spiller begynder.
Yeni bir çağ başlamak üzeredir.Et nyt forår er begyndt.
Marge, ev kadını rolünden memnun olmadığını dile getirmese de, bundan sıkılmaya başlamaktadır.Selv om Marge aldrig har udtrykt utilfredshed med sin rolle som husmor, er hun blevet træt af den.
Kiralar aylık 200 €'dan başlamaktadır.Brugerne indbetaler minimum 2 euro per måned.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.Fælles for dem var, at de blev syge, efter at trykket omkring dem var faldet.