Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.A chuva não deverá voltar antes do mês de setembro.
Muharebe başlamak üzeredir.A batalha estava prestes a começar.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Het is duidelijk dat radiobronnen eerst klein zijn en dan groter worden.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Een goed begin is het halve werk.
İşte bu noktada oyun başlamaktadır.En vanaf dat punt begint het spel.
Benim fikirlerim vardı piyanoyla başlamak gibi.Hij begon als kleuter met piano.
Yeni bir çağ başlamak üzeredir.Een nieuwe dag begint...
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.De reeks eindigt waar de film begint.
Kuvvet üstünlüğü artık yerine oturmuş, işlemeye başlamaktadır.Zijn geest gist erdoor en begint te werken.
İkinci bölüm Haklı Savaştan Güzel Barışa başlığı ile başlamaktadır.Van rechtvaardige oorlog naar rechtvaardige vrede.
Yolculuk, giden kişinin yolculuğa başlamak için ayrıldığı noktaya geri dönmesiyle biter.Vandaar kan men terugvaren naar het vertrekpunt.
Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı." diye başlamaktadır.Het Johannesevangelie opent met “In het begin was het Woord, het Woord was bij God en het Woord was God.”.
Millet bunun sonucunda portre ressamlığı kariyerine başlamak üzere Cherbourg'a döndü.De duivel zorgt er echter voor dat de schilder naar Parijs vertrekt voor zijn carrière.
Yangında ölen insanların bile halüsinasyonlarını görmeye başlamaktadır.Hij krijgt nog enkele hallucinaties waarin hij zijn slachtoffers in de vlammen ziet.
Rota Heveg Köyü'nden başlamaktadır.De route start bij het Dorpshuis.
Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.Elke scheppingsdaad begint met een scheppingswoord van God, "God zei: ...".
Ancak, oyunculuk kariyerine başlamak için 1957 yılına kadar beklemek zorunda kaldı.Haar filmcarrière duurde tot 1957.
Elde mevcut mühimme defterleri, 16. yüzyıl ortalarından başlamaktadır.De geschiedenis van de granaatwerper begint reeds in de 16de eeuw.
Klip, grup üyelerinin karanlık bir odada belirmesi ile başlamaktadır.De clip begint met een groep tieners die in een donker steegje rondhangen.
Şaşırmak, merak etmek, anlamaya başlamaktır.Verbaasd zijn, zich verwonderen, is beginnen te begrijpen.
Oyun Makin Adası'nda 17 Ağustos 1942 gecesi başlamaktadır.Gra rozpoczyna się na wyspie Makin nocą 17 sierpnia 1942 roku.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Dla wielu był to znak początku nowego złotego wieku dla Cesarstwa Bizantyńskiego.
Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı." diye başlamaktadır."Na początku było Słowo, a Słowo było u Boga i Bogiem było Słowo.
Yaşlanıp yok olmaya başlamak.I czemu my wszyscy musimy się starzeć i umierać?
Otelde bir gecelik konaklama ücreti 1.000 &'dan başlamaktadır.Ceny za jedno miejsce do spania na dobę rozpoczynają się od 1300 dolarów.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Rozmowa o wszystkim zaczyna ich coraz bardziej pasjonować.
Rota Heveg Köyü'nden başlamaktadır.Rozpoczyna się na rondzie z ul. Wiejską.
Opera bir sabah başlamaktadır.Badanie jest wykonywane rano.
Rachel Weisz ilişkiye başlamak istediği kadındır.W jej rolę wcieliła się Rachel Weisz.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.W połowie września cieśnina ponownie zaczyna zamarzać.
Her bölümün başında Oyuncak Dünyası deyimiyle ile başlamaktadır.Każdy odcinek rozpoczyna się czołówką pod tytułem All Around The World.
Diğer iki güreşçi maça başlamaktadır.Startowały dwie zawodniczki.
Bu yıldan başlamak üzere gündüzlü kız ve erkek öğrenciler de okula kabul edilmeye başladı.Zdecydowano wówczas, aby do szkoły zacząć przyjmować zarówno dziewczęta, jak i chłopców.
Oyuncu 2200 yılında başlamak üzere uzay gemilerini kontrol eder.Jej akcja umiejscowiona jest w przestrzeni kosmicznej w roku 2200.
Klip, grup üyelerinin karanlık bir odada belirmesi ile başlamaktadır.Klip rozpoczyna się zbliżeniem na postać artystki znajdującej się w ciemnym pokoju.
Minnie ve Johnson yeni bir yaşama başlamak üzere Kaliforniya'dan ayrılırlar.Claire i jej rodzina przeprowadzają się do południowej Kalifornii, aby zacząć nowe życie.
Matt Groening, normalde gözlerle çizime başlamakta, ardından burnu ve Bart’ın kafasının tümünü çizmektedir.Matt Groening börjar med ögonen, näsan, och sen konturerna av Barts huvud.
İşte bu noktada oyun başlamaktadır.Det är här spelet börjar.
İyi ve kötü arasındaki sonu gelmeyen savaş tekrar başlamak üzeredir.Kampen mellan det goda och det onda pågår.
Yayınlar genellikle kısa bir haber bülteni ile başlamaktaydı.Tidningen publicerade främst kortare nyheter.
Tüm olay bundan sonra başlamaktadır.Därmed kan alltsammans börja om från början.
Başlamak için ilk kullanıcının planını oluşturması gerekir.Den första uppgiften för entreprenören skulle bli att utarbeta det slutliga projektet.
Yaşlanıp yok olmaya başlamak.Gammal och glömd.
Yeni bir çağ başlamak üzeredir.Починається нова ера.
Başlamak için hasta yatağını bile terk edemedi, oku, yaz, dik, konuş besle onu.Пацієнт не може навіть встати з ліжка, читати, писати, шити, розмовляти або годувати себе.
Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı." diye başlamaktadır.Ми запитували у бога правди, і він відповів «da».
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Для багатьох це стало знаком того, що для Візантійської імперії настав новий золотий вік.
Fiyatı 26.400 Euro'dan başlamaktadır.Ціни починаються від 19 625 євро.
Opera bir sabah başlamaktadır.Пісня закінчується аутро.
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Усі гравці починають гру озброєні тільки пістолетами й базовим нанокостюмом — «прототипом».
Diken çayı buradan başlamaktadır.Усе і справді почалося з чашки кави.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Друга половина починається з закінчення першої.
Yayınlar genellikle kısa bir haber bülteni ile başlamaktaydı.Інтерв'юер повинен завжди починати з короткого вступу про себе.
Her üniteye eğitim vermeye başlamak için ilgili askeri bilimi öğrenmelisiniz.Призначення академії — давати вищу військову освіту офіцерам всіх родів військ.
Ya her şeyi affedip yeni bir hayata başlamak, ya da babasının intikamını almak.За будь-яку ціну вона повинна розплутати клубок давнього злочину і помститися за смерть батьків.
İlköğretim okullarında yabancı dil eğitimi olarak İngilizce 2. sınıfta başlamaktadır.Починаючи з 2-го класу, вводять викладання інших предметів англійською.
Şelale ile birlikte Kanyon başlamaktadır.Нижче водоспаду починається Буцький каньйон.
Yavrular 24-25 günlükken tek başlarına yem yemeye başlamaktadırlar.Mláďata sama začínají přijímat potravu ve stáří 21–24 dnů.
Hikâye 2027 yılında Londra'da başlamaktadır.Film se odehrává v Londýně roku 2027.
Acımasızca düzenlenmiş bir oyun burada başlamaktadır.Hru začíná vylosovaný hráč.