Biz olmadan toplantıya başlamayacaklar.They won't start the meeting without us.
Bensiz başlamalıydın.You should've started without me.
Buna daha önce başlamalıydık.We should've started this earlier.
Temizlemeye başlamadan önce bu yeri görmeliydin.You should've seen this place before I started cleaning it up.
Ne zaman başlamalıyım?When should I start?
Röportaja başlamamdan önce herhangi bir şüpheniz var mı?Do you have any queries before I start the interview?
Onlar başlama işareti için bekliyorlardı.They were waiting for the signal to start.
Ne kadar şiddetli kar yağarsa yağsın yolculuğuma başlamak zorundayım.No matter how hard it snows, I have to begin my trip.
Çalışmaya başlamak istiyorum.I want to start running.
Başlamak mücadelenin yarısıdır.Starting is half the battle.
Tom konuşmaya başlamadan önce Mary duyamayacak kadar uzaklaşıncaya kadar bekledi.Tom waited until Mary was out of earshot before he started talking.
Bir buçuk saat önce başlamalıydın.You should've begun an hour and a half ago.
Kim başlamak ister?Who wants to begin?
İşe başlamamıza ne dersin?What do you say we get to work?
Başlamamız gerekmiyor mu?Shouldn't we get started?
Toplantı başlamak üzere.The meeting's about to start.
Film başlamadan önce ne kadar zamanımız var?How much time do we have before the movie starts?
Hangi sokaktan başlamalıyım?On which street should I start?
Hangi sokaktan başlamalıyız?Which street should we start with?
Diyete başlamalıyım.I need to go on a diet.
Oyun oynamaya başlamadan önce ev ödevini bitirmeni istiyorum.I want you to finish your homework before you start playing games.
Kayak sezonu başlamadan önce hastaneden çıkacağımı umuyordum.I was hoping I would be out of the hospital before ski season started.
Başlamamızın zamanı.It's time for us to get going.
İşe başlamanızın zamanı.It's time for you to get to work.
Okul için hazırlanmaya başlamanızın zamanı.It's time for you to start getting ready for school.
Acil durum yöntemlerine başlamamız gerekiyor.We need to start emergency procedures.
Tom otuzuna kadar şarkılar yazmaya başlamadı.Tom didn't begin to write songs until he was thirty.
Tom otuzuna kadar şarkı yazmaya başlamadı.Tom didn't start to write songs until he was thirty.
Tom erken başlamamız gerektiğini söyledi.Tom said we should start early.
Hemen başlamanı istiyorum.I want you to start right now.
Biz ekime başlamadan önce toprağın sürülmüş olması gerekecek.The soil will have to be plowed before we start planting.
Hepimiz bir yerde başlamak zorundayız.We all have to start somewhere.
Egzersizleri yapmaya başlamalıyım.I must start doing the exercises.
Tom bir muhabir olarak başlamasını aldı.Tom got his start as a reporter.
Hemen geri gelmek zorundaydık çünkü okul başlamak üzereydi.We had to come back soon because school was about to start.
Benimle bir rejime başlamak ister misin?Do you want to go on a diet with me?
Tom ağlamaya başlamak üzere gibi görünüyor.Tom looks like he's about to start crying.
Gerçekten başlamam gerekiyor.I really need to get going.
Tom ve ben bir kuyu kazmaya başlamayı planlıyoruz.Tom and I plan to start digging a well tomorrow morning.
Tom'un kesinlikle işini kaybetme konusunda endişelenmeye başlaması gerekir.Tom should definitely start worrying about losing his job.
Aşk hep böyle başlamaz mı?Doesn't love always begin that way?
Aşk her zaman o şekilde başlamaz mı?Doesn't love always begin that way?
Bitiremeyeceğin bir şeye başlama.Don't start something you can't finish.
Artık toplantıya başlamamız gerekmiyor mu?Should we start the meeting now?
Ne zaman başlamamızı istersin?When would you like us to start?
Bakmaya nereden başlamamızı tavsiye ediyorsun?Where do you suggest we start looking?
Nereden başlamamızı önerirsin.Where would you suggest we start?
Hemen başlamanı öneririm.I suggest you begin at once.
Sana başlamanı öneriyorum.I suggest you get started.
Sen burada çalışmaya başlamadan önce böyle bir şey olmadı.Nothing like this ever happened before you started working here.
Sana bir soru sormakla başlamak istiyorum.I'd like to start by asking you a question.
Biz başlamadan önce herhangi bir sorunuz var mı?Do you have any questions before we get started?
Biz başlamadan önce, herhangi bir sorun var mı?Before we get started, are there any questions?
Biz başlamadan önce, herhangi bir soru var mı?Before we begin, are there any questions?
Torunlarımdan hiçbiri henüz okula başlamadı.None of my grandkids have started school yet.
Öğrenciler gelmezse, ders başlamaz.If students don't come, the lesson doesn't start.
Sadece başlamana yardım edeceğim.I'll just help you get started.
Tom Fransızca öğrenmeye başlama kararı verdi.Tom has decided to start studying French.
Otuz yaşına gelene kadar kel olmaya başlamadım.I didn't start to go bald until I turned thirty.
Belki başlamadan önce herkes buraya gelinceye kadar beklemeliyiz.Maybe we should wait till everyone gets here before we start.