Doğruyu söylemeye başlaman gerekiyor.You need to start telling the truth.
Bana doğuyu söylemeye başlamanın zamanı.It's time for you to start telling me the truth.
Tom'a gitmek için hazırlanmaya başlama zamanı olduğunu söyle.Tell Tom it's time to start getting ready to leave.
Savaş başlar başlamaz burası güvenli olmayacak.Once the fighting starts, it won't be safe here.
Kilo kaybetmek için diyete başlamak zorundayım.I have to go on a diet to lose weight.
Tom yeni bir hayata başlamak istiyordu.Tom wanted to start a new life.
Yeni bir yer aramaya başlamamız gerek.We need to start looking for a new place.
Üzgünüm buna başlamamalıydık.I'm sorry. I shouldn't have started it.
Hepimiz bir yerden başlamak zorundayız.We've all got to start somewhere.
Biz onu yapmaya başlamayacağız.We're not going to start doing that.
Biz henüz başlamadık.We haven't started yet.
Ona başlamalıyız.We should get going on that.
Muhtemelen başlamalıyız.We should probably get started.
Gerçekten başlamalıyız.We should really get going.
Sanırım buralarda yardım etmeye başlamanızın zamanı.I think it's time for you to start helping out around here.
Sen başlamalısın.You should get going.
Tekrar başlamamı istiyor musun?Do you want me to start again?
Ona tekrar başlamayalım.Let's not start that again.
Soru ne zaman başlamamız gerektiğidir.The question is when should we start.
Nereden başlamalıyım?Where should we start?
Hazırlanmaya başlamalısın.You need to start getting ready.
Nereden başlamalıyız?Where should we begin?
Yabancı dil öğrenmeye başlamak için asla çok geç değildir.It's never too late to start learning foreign languages.
Tom konuşmaya başlamadan önce Mary bitirinceye kadar bekledi.Tom waited until Mary was finished before he started talking.
Film başlar başlamaz Tom uykuya daldı.Tom fell asleep as soon as the movie began.
Cerrah ameliyata başlamadan önce elini dirseklerine kadar iyice ovalayarak yıkadı.The surgeon scrubbed thoroughly up to his elbows before commencing surgery.
Biz baştan başlamalıyız.We must start at the beginning.
Ebeveynlerim endişelenmeye başlamadan önce eve gitmeliyim.I should go home before my parents start to worry.
Bitiremiyeceğin bir şeye başlama.Don't start anything you can't finish.
Hemen başlamak istiyorum.I'd like to get started right away.
Bayanlar ve baylar yakında inişimize başlamak üzereyiz.Ladies and gentlemen, we are about to begin our descent.
Fransızca çalışmaya başlamaya karar verdim.I've decided to start studying French.
Maalesef tekrar başlamak zorunda kalacağız.I'm afraid we'll have to start over again.
Tom para biriktirmeye başlamak zorunda kalacak.Tom is going to have to start saving money.
Öğrenmeye başlamak için asla çok erken değildir.It's never too early to start learning.
Film henüz başlamadı.The movie hasn't started yet.
Toplantı henüz başlamadı.The meeting hasn't started yet.
Belki başlamalıyız.Maybe we should start.
Başlamamın bir sakıncası var mı?Is it OK if I start?
Tasarruf etmeye başlamak güvenli emekliliğe doğru ilk adımdır.Starting to save is the first step towards a secure retirement.
Ben yakın gelecekte senin güzel dilini öğrenmeye başlamayı umuyorum.I hope to begin learning your beautiful language in the near future.
İşe başlamaya hazır mısınız?Are you ready to start working?
Çalışmaya başlamak için hazır mısınız?Are you ready to start working?
Bir işe başlamak çok para gerektirir.It takes a lot of money to start a business.
Doğum, yaşam macerası için başlama noktasıdır.Birth is the starting point for life's adventures.
Tom sadece başlamama yardım ediyor.Tom is just helping me get started.
Şimdi sakıncası yoksa başlamak istiyorum.Now if you don't mind, I'd like to get started.
Bana dil dökmeye başlama.Don't try to sweet talk me.
Sanırım Tom'a inanmaya başlamamızın zamanı.I think it's about time we started to believe Tom.
Tekrar ne zaman başlamak istediğini bana bildir.Let me know when you want to get underway again.
Tom, belki başlamak istersin.Tom, maybe you would like to begin.
O şekilde konuşmaya başlama.Don't you start talking like that.
O, başlamak için iyi bir yer olabilir.That might be a good place to start.
Bu başlamak için iyi bir yer.That's a good place to start.
Başlamak için harika bir yer.It's a great place to start.
Başlamamız için mükemmel bir yer.It's a perfect place for us to start.
Şimdi başlamam gerekiyor.I need to get started now.
Başlamamın sakıncası var mı?Do you mind if I get started?
Neden biz başlamadık?Why haven't we begun?
Yeni bir iş aramaya başlamak için karar verdim.I've decided to start looking for a new job.