Başlamak için sabırsızlanıyorum.I can hardly wait to get started.
Ben başlamak için bekleyemedim.I couldn't wait to get started.
22 yaşıma kadar içki içmeye başlamadım.I didn't start drinking till I was 22.
Ben şimdi başlamanı beklemiyorum.I don't expect you to start now.
En kısa sürede başlamak zorunda.It has to begin as soon as possible.
Geçmişi unutmak ve yeniden başlamak zorundasın.You need to forget the past and start afresh.
Öğretmenliğe başlamaya karar verdim.I've decided to get into teaching.
Diyete başlamaya karar verdim.I've decided to go on a diet.
Ben bile başlamadım.I haven't even begun.
Dövüşmeye geri başlamak zorundayım.I've got to start fighting back.
Henüz bir şeye başlamadım.I haven't started anything yet.
Henüz başlamadım.I haven't started yet.
Hazırlanmaya başlamalıyım.I have to start getting ready.
Yeniden başlamalıyım.I have to start over.
Bir yerde başlamak zorundayım.I have to start somewhere.
Yemeye başlamadan önce o elmayı yıkadığını umuyorum.I hope you washed that apple before you started eating it.
Şimdi başlamak istemiyorum.I don't intend to start now.
Erken başlamak istiyorum.I'd like to get an early start.
Şimdi ağlamaya başlama, Tom.Now don't start crying, Tom.
Toplantı mümkün olduğu kadar kısa sürede başlamalı.The meeting needs to begin as soon as possible.
En kısa sürede toplantının başlaması gerekiyor.The meeting needs to begin as soon as possible.
Henüz dövüşmeye başlamadık.We have not yet begun to fight.
Akşam yemeğine başlamalıyım.I should start dinner.
Toparlanmaya başlamalıyım.I should start packing.
Bence işe başlamalısın.I think you should get started.
Tom otuz yaşına kadar Fransızca öğrenmeye başlamadı.Tom didn't begin to study French until he was thirty years old.
Hâlâ başlamadın mı?Haven't you begun yet?
Gelecek hafta burada çalışmaya başlamam bekleniyor.I'm supposed to start working here next week.
Öğretmenliğe tekrar başlamayı düşünüyorum.I'm thinking about going back into teaching.
Kutlamaya başlamamız gerektiğini düşündüm.I thought we should start celebrating.
Tom Mary'nın başlamasını bekledi.Tom waited for Mary to begin.
Bir yerden başlamak zorundayız.We have to start somewhere.
Oyun başlamak üzere.The game is about to begin.
Maç başlamak üzere.The game is about to begin.
Başlamak için endişeliyim.I'm anxious to get started.
Yeniden başlamak için çok yaşlıyım.I'm too old to start over.
İşe başlamana izin vereceğim.I'll let you get to work.
Başlamak üzereler.They're about to start.
Tom başlamak üzere.Tom is about to begin.
Başlamak üzereyiz.We're about to start.
Başlamaya hazırım.I'm ready to begin.
Başlamak zorundayız.We have to start.
En baştan başlamamız gerekiyor.We need to start from scratch.
Araba hareket etmeye başlar başlamaz kedim aşırı heyecanlandı.My cat became frantic as soon as the car began to move.
Orkestra çalmaya başlar başlamaz Tom ve Mary dans etmeye başladı.Tom and Mary started dancing as soon as the band started playing.
İşler başlamadan otuz dakika önce orada olmayı planlıyorum.I plan to be there thirty minutes before things start.
Birkaç dakika içinde başlamak için hazır olacağız.We'll be ready to start in a few minutes.
Henüz kar yağmaya başlayıp başlamadığını biliyor musun?Do you know if it's started snowing yet?
Söylentilere başlamak istemiyoruz.We don't want to start any rumors.
Kadınlarla tanışmaya başlaman gerek.You need to start meeting women.
Tom tekrar baştan başlamak zorundaydı.Tom had to start over again.
Tom başlamaya hazır.Tom is ready to start.
Onlara başlamalarını söyle.Tell them to start.
Bizim başlamamız gerekir.We need to begin.
Sorun üzerinde çalışmaya başlamamız gerekiyor.We need to start working on the problem.
Oyunun başlamasını bekle.Wait for the game to start.
Oyunun başlamasını bekleyin.Wait for the game to start.
Oyunun başlamasını bekleyiniz.Wait for the game to start.
Film başlamadan önce üç dakikadan daha az süremiz var.We have less than three minutes before the movie starts.
Toplantının zamanında başlaması olası değil.It's unlikely that the meeting will start on time.