başkası ile cümle
başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü başkası yok,'Cause there is nobody else
Çünkü başkası yok,'Cause there is nobody else
Çünkü başkası yok,'Cause there is nobody else
Çünkü başkası yok,'Cause there is nobody else.
Çünkü başkası yok, SEN olmalısın! Sen!Ahojky chlapáci.
Çünkü başkası yok,- "لانه ليس هناك احد غيرك "
Çünkü başkası yok,君じゃなきゃダメなんだ!君じゃなきゃ- (咳払い)君じゃなぎゃー・・・
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Apără-ţi pricina împotriva aproapelui tău, dar nu da pe faţă taina altuia,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.A te ügyedet végezd el felebarátoddal; de másnak titkát meg ne jelentsd;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Défends ta cause contre ton prochain, Mais ne révèle pas le secret d`un autre,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Discute tu causa con tu prójimo y no des a conocer el secreto de otro
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Discuti la tua causa con il tuo vicino, ma non rivelare il segreto altrui
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Før din sak mot din motpart, men åpenbar ikke annen manns hemmelighet,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Før Sagen med din Næste til Ende, men røb ej Andenmands Hemmelighed
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Führe deine Sache mit deinem Nächsten, und offenbare nicht eines andern Heimlichkeit,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Hãy đối nại duyên cớ con với chánh kẻ lân cận con, Song chớ tỏ sự kín đáo của kẻ khác;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Hãy đối_nại duyên_cớ con với chánh kẻ lân_cận con , Song chớ tỏ sự kín_đáo của kẻ khác ;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.너는 이웃과 다투거든 변론만 하고 남의 은밀한 일을 누설하지 말라
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Pleiteia a tua causa com o teu próximo mesmo; e não reveles o segredo de outrem;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Pokonaj svoju pravotu so svojím blížnym a tajomstvo druhého človeka nevyjav,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Pravdo svojo pravdaj z bližnjim svojim sam, ali skrivnosti drugega ne odkrivaj;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Prowadź do końca sprawę swoję z przyjacielem twoim, a tajemnicy drugiego nie objawiaj;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Riitele oma riitasi vastapuolesi kanssa, mutta toisen salaisuutta älä ilmaise.
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Salah faham dengan kawanmu, selesaikanlah hanya dengan dia, tetapi rahasia orang lain janganlah kaubuka
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Srovnej při svou s bližním svým, a tajné věci jiného nevyjevuj,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Utför din egen sak mot din vederpart, men uppenbara icke en annans hemlighet,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Εκδικασον την δικην σου μετα του πλησιον σου και μη ανακαλυπτε το μυστικον αλλου
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Веди тяжбу с соперником твоим, но тайны другого не открывай,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Разисквай делото си с противника* си сам . Но не откривай чужди тайни,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.ריבך ריב את רעך וסוד אחר אל תגל׃
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.اقم دعواك مع قريبك ولا تبح بسر غيرك
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.你 與 鄰 舍 爭 訟 、 要 與 他 一 人 辯 論 . 不 可 洩 漏 人 的 密 事
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.你 與鄰 舍 爭訟 、 要與 他 一 人 辯論.不可洩漏 人 的 密事
Değil başkasının hesabının azaltılmış ve bazı para almamış emekliler ve Robert'ın hesabına hareket etti.הפחית את החשבון של אף אחד אחר, ולא לקח כסף מאיזה פנסיונר, על מנת להעביר אותו לחשבון של רוברט.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Ett brev som tillhör en annan person får inte läsas och en annan persons telefonsamtal får inte avlyssnas.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Il est interdit de lire le courrier d’une tierce personne ou d’écouter ses conversations.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Nadie puede leer las cartas de otra persona ni escuchar sus conversaciones.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Toisen henkilön kirjettä ei saa lukea eikä toisen puhelua saa kuunnella.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Запрещено читать письма другого человека, а также прослушивать разговоры другого человека.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.فلا يجوز قراءة رسالة الشخص الآخر ولا يجوز الاستماع لمكالمة الشخص الآخر.
Diğer köpekler idrarın kokusunu alır ve bilirler ki o ağaç boşta değil, uygun değil, başkasının alanıdır.そうするとわかる この木は空いていないと 使えないんだ 誰かのものなのだと
Doğar doğmaz başkasına verildinDu bist nach der Geburt verlassen worden
Doğar doğmaz başkasına verildinDu blev givet væk som barn efter fødselen
Doğar doğmaz başkasına verildinEu tirei fora sua coisa que vale a pena da net
Doğar doğmaz başkasına verildinMày bị bỏ rơi lúc sinh
Doğar doğmaz başkasına verildinOddano cię po urodzeniu
Doğar doğmaz başkasına verildinSei stato abbandonato alla nascita
Doğar doğmaz başkasına verildinTe regalaron al nacer.
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Buscamos en todo el mundo, de Oriente a Occidente y encontramos a los descendientes del Profeta (saws).
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Kami mencari dari Timur hingga Barat dunia, & kami belum ketemu kecuali dari keluarga Baginda Nabi (saws).
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Мы искали от востока до запада во всём мире и мы не нашли, только от сынов Пророка (сас).
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Cel care vorbeşte întîi în pricina lui, pare că are dreptate, dar vine celalt, şi -l ia la cercetare. -
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den, der taler først i en Trætte har Ret, til den anden kommer og går ham efter.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den som först lägger fram sin sak har rätt; sedan kommer vederparten och uppdagar huru det är.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den som taler først i en rettsstrid, synes å ha rett; men så kommer motparten og gransker hans ord.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Ein jeglicher ist zuerst in seiner Sache gerecht; kommt aber sein Nächster hinzu, so findet sich's.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.El primero que aboga por su causa parece ser justo, pero viene su prójimo y lo pone a prueba
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Igaza van annak, a ki elsõ a perben; mígnem eljõ az õ peresfele, és megvizsgálja õt.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Il primo a parlare in una lite sembra aver ragione, ma viene il suo avversario e lo confuta
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Käräjissä on kukin ensiksi oikeassa, mutta sitten tulee hänen riitapuolensa ja ottaa hänestä selvän.