başkası ile cümle

başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.She committed suicide on the death of her husband.
Tek öğretici ve yol gösterici Brahma (Mutlak Varlık) dan başkası olamaz.Since then none of the head is visible except for the beard.
Darkthrone'da hiçbir zaman gidenin yerine başkasını almak olmadı.I was thinking it would never happen to New Orleans instead of strangers.
Bunlar başkasıyla evli olabilirlerdi.They cannot have been married to another person during this time.
Gelen, Martinez'den başkası değildir.This is not the case of Martínez.
Seni senden başkası bu nankör meslekte düşünmez." diye yazmıştı.This one will haunt your dreams."
Bu durumda anlamlarda biri öz anlam, diğeri yan anlam, bir başkası mecaz anlamdır.He is known for being merciful in his judgment of others and a warm and considerate companion.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.There are certain things you can do with it that you're not able to do with anything else.
Başkasının unutmamı isteyebileceği ne biliyor olabilirdim?"How can you say that nobody would know?"
Yaptığından başkasını yapmaya asla gücü olmaz.Now, he can only lament what he has done.
Başkasına değil, kendine bakmalıdır..Above these, he has to take care of himself.
Eğer bunu yapması için başkasını tutmamışsa.Unless he had someone else do it for him.
(Gülüşmeler) Üç: başkasını gerçekten çok, çok zengin edin.(Laughter) Third: make somebody else really, really rich.
Hani başkasına kızıp da eşinize huysuzluk ettiğinizdeki gibi.It's like when you're mean to your wife because you're mad at somebody else.
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Why should she hand it over to anyone else?
Büyük Oyun birinin bir başkası üzerine hakimiyeti demektir.The Great Game connotes dominance of one over the other.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.KT: Second sight is whereby a mind-control expert can see through somebody else's eyes.
Şimdi, Steve, sen iğnenin nerede olduğunu biliyorsun, ama başkası bilmiyor?Now, Steve, you know where the spike is, but nobody else, does?
Eğer biri bir başkasını öldürse, sinirleniriz.If somebody kills somebody we get angry.
Benim için her obje, başkası için ne kadar statik olursa olsun, hareket halindedir.line that we call skin to me this line is just a certain point of density
Burada, Opto-Isolator bir başkasının göz kırpmasına karşılık olarak göz kırpıyor.In this case, the Opto-Isolator is blinking in response to one's own blinks.
Senin bencil bir salak olduğunu sanıyordum. Başkası kimin umrunda.I thought you were a selfish idiot who never cared about anyone else.
Başkasından özür dilemen gerekmez mi?Shouldn't you be apologizing to someone else?
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.As long as you enter in conflict with another person, you will not reach any agreement.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.This is another one of my favorite fish.
Senin için bir tane alırım. Başkasını alırım.I will buy you a new one.
Başkasının salonunda ne yapıyorsunuz?What are you doing in someone else's studio?
Neden başkasının salonuna gelip, sorun yarattın ki?Why do you come to someone else's studio and cause trouble?
Şimdi bir başkasını deneyelim.Let's try another one.
İkinci ise dışarıya-dönük olan: başkasına olduğunu söylediğin şekilde olmak.Two, is other-directed: being what you say you are to others.
Senin gibi, Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.Like you, if I could become someone else, then I wish I had never met you.
O şimdi bir başkası olduğunu.He's someone else now.
"Peki, biz bu Feller almak gerekir," dedi bir başkası."Well, we must pick up that feller," said another.
Ve o parça yayınlandı, ve sonra bir başkasını yazdım, o da yayınlandı.And that piece was published, and then I wrote another piece, and that got published.
İşte bir başkası.Here's another one.
O yüzden, bir başkasıyla nasıl dans edebilirim?So how could I dance with another? Wooooooo!
Bu yüzden bir başkasıyla nasıl dans edebilirim?So how could I dance with another?
Çünkü başkası yok,'Cause there is nobody else
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.I love this picture, because this is someone else's room and that's his room.
Başkası bir şeyi bağımsız bir şekilde düşünebilir ve sonuç benzer olabilir.Someone else could do something independently and come up with something quite similar.
"Sana yapılmasını istemediğin şeyleri, başkasına yapma"."Don't do to others what you would not like them to do to you."
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Why should she hand it over to anyone else?
Bir başkasinda ise, pek öyle olmaz.In another, not so much.
Ve siz şimdi benden bu paradan vazgeçip, başkasına göndermemi mi istiyorsunuz ?And now you want me to give up this money and ship it to a stranger?
Başkasının aşkı, başkasının bebeği.Someone's love, someone's baby.
Ve bizim kârımız bu sefer 22 dolar, çünkü başkası üzerinden satıyoruz.And our profit is just $22 this time because we're selling through someone else.
Kendi sınavlarınızdan A. Umarım başkasının matematik sınavını almıyorsunuzdur.A's on your math test, hopefully, you are not taking someone else's math test, right.
Bunu kendiniz mi akıl ettiniz, yoksa bir başkasında mı gördünüz?I wonder whether you invented that idea for yourself, or copied it from someone else?
Bir başkasında gördünüz ve kopyaladınız, bu bir mim.If you copied it from someone else, it's a meme.
Bana kullanabileceğim bir şey verecek, ve ben bir başkası ile sözleşme yapacağım.That'll give me something I can use, and I'm going to contract with someone.
Lütfen kaşığını başkasının tabağına koyma.Don't place your spoon on someone else's remark.
Kalbinin deli gibi çarpmasına neden olup, başkasıyla evlenen adam başkası olmalı.I guess there's another man that makes your heart race and is marrying some other woman.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.But there's also wicked joy, you can rejoice in someone's suffering.
Keza aynı şekilde bir başkası:And likewise, if someone says,
Tekrar, bir başkası, "O bir maymun." "O bir domuz," vb.Again, another one, "That's a monkey." "That's a pig," etc.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.He looked at only you for four years.
Benden başkasını sevemezsin!!!You can't like anyone but me.
Çok benzer alımlar, sadece kendinize yönelik amaçlanmış, ya da bir başkasına.So the very same purchase, just targeted toward yourself or targeted toward somebody else.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.What really matters is that you spent it on somebody else rather than on yourself.
İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Human universal -- so you spend money on other people, you're being nice to them.

İlgili Sayfalar