başkası ile cümle

başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Jó viszonyt ápolt édesapjával és büszkén tekintett rá.
55 yılında bir başkasını zehirlemekten mahkûm olmuştur.1935-ben izgatásért egyévi börtönbüntetésre ítélték.
Bir başkası da çok özel bir mikrokuasar olan SS 433’tür.Legismertebb példájuk az SS 433.
Yaptığından başkasını yapmaya asla gücü olmaz.Sose tégy olyat, amit más is megtehet érted.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Ilyen véleményt mások is megfogalmaztak.
Başkasının hayatını planlamasını sevmiyor.Nem tetszik neki, hogy az emberek tönkre akarják tenni az otthonát.
Bu Juli’den başkası değildir.Júliustól októberig található.
ABD’de tasarladığı yapılardan bir başkası da Chicago’da yer alan Şikago Spire gökdelenidir.Az Egyesült Államokban elismert építész Christian Menn, aki a bostoni Charles folyó hídját tervezte.
Başkasının unutmamı isteyebileceği ne biliyor olabilirdim?"Szerinted melyik akarja megmondani a másiknak, hogy mit hogyan kellene csinálni?”
Başkası görse, seni kesin rapor ederdi.Ha szólt volna, feltehetően neki adtam volna.
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.Ellesmerassa Eragonille selviää että hänen isänsä ei olekaan Morzan vaan Brom.
Al Pacino da oyunun seslendirilmesinde görev almamış ve Michael Corleone başkası tarafından seslendirilmiştir.Al Pacino ei voinut antaa ääntään Michael Corleonelle pitkäaikaisen tupakanpolttamisensa vuoksi.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Mutta kirje on todellisuudessa tarkoitettu toiselle ihmiselle.
Aynı hareket aer’in bir fiziksel konumundan bir başkasına geçişini de açıklar.Aistiärsyke aiheuttaa synesteetikolle toisen aistin alaan kuuluvan aistimuksen.
Başkasının yaptığı amellere kimse ortak olamaz.Siihen ei saa olla muiden henkilöiden myötävaikutusta.
Bu Juli’den başkası değildir.Kyse oli kuitenkin vain aprillipilasta.
20:15 Başkasının malına göz koyma Deut.20:15 Ei sinun pidhe warastaman.
Başkasını dene.Kokeile jotakin toista.
Bunlar başkasıyla evli olabilirlerdi.Η άλλη ίσως ήταν παντρεμένη.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Πλην όμως είχε προλάβει να το διαβάσει και φαίνεται πως το 'δειξε του πατέρα της.
Bu kanı döken başkasıydı.Αν έκανες το ίδιο από πίσω - έτρεχε αίμα.
Adam: "Git başkasından iste.Εκείνος της είπε, «... αφήστε τα ακροβατικά για τους άλλους.
Boşandığı eşi Selma bir başkasıyla evlenmiştir.Λίγο αργότερα, η δεύτερη αγάπη της παντρεύτηκε κάποιον άλλον.
Bilgileri de kopyalayıp başkasına vermedim." dedi.Μετά δέχτηκα τις σφαίρες και δεν θυμάμαι τίποτα άλλο.».
Etik, ‘‘Ortada bir problem varsa kendin çöz, başkasından bekleme’’ olarak özetlenebilir.Αυτό συνοψίζεται ως εξής: «Τίποτα δεν μπορεί να σου σταθεί εμπόδιο, παρά ο ίδιος σου ο εαυτός».
55 yılında bir başkasını zehirlemekten mahkûm olmuştur.I år 55, blev hun dømt for at have forgiftet et andet ofre.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Den er noget, man kun kan gøre sammen med andre.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Moderen besøgte – eller havde besøg af – slægtninge.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.Han valgte selvmordet for at redde sin familie.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Men der er nogen andre, de er sådan en bande.
Bunlar, bulundukları bölgenin paşasından başkasını tanımazlardı.De finner ikke spor av mennesker, unntatt en kornåker.
Ne var ki, yazdıklarını okuyup bitirince, bir başkasını öne sürerek, kendini anlatmış olduğunu görmüştür.Men om han har lest den, vet jeg at han har fullstendig, løgnaktig, og forutsettende misforstått den».
Başkasıyla evli olan cariyelerin ise saraydan herhangi bir kişiyle cinsî münasebeti olamazdı.Jeg har ikke drevet utsvevelser med hustruen til noen mann (gjentagelse, men adressert en annen gud).
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.I boken Brisingr finner Eragon ut at Brom var hans far.
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.Og ingen byrdebærer vil bære noen andres (synders) byrde.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Moren besøkte, eller hadde besøk av, slektninger.
Alacak hakkı, hak sahibi lehine başkasına sorumluluk, görev ya da borç yükleyen haktır.Både den som gir og den som mottar en slik fordel eller belønning, er korrupt.
Nereden bakıyorsa, oraya özgü gökyüzü görür ve bunu başkasına da göstermek ister.Vi løfter selv blikket mot himmelen og ber andre gjøre det samme.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Det er også kjent at det bare fantes én person med den tittelen.
Adam: "Git başkasından iste.«La noen andre flytte» sa han.
Bir yaşındaki bebekler diğerlerinin bakışlarını takip edebilir ve başkasının neye baktığını da görebilirler.Voksne kan også gjøre narr av barnet når andre hører på.
Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.Da Putnam første gang møtte Earhart var han fortsatt gift med Binney.
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.Akhirnya mereka menyembahnya sebagai sekutu selain Allah.
Leyse fi’d-dâri gayrihü’d-deyyâr (evin içindeki ev sahibinden başkası değildir) makalesinin mânâsı budur.Judul lengkapnya adalah "Lum’ah al-I’tiqad al-Hadi ila Sabili ar-Rasyad".
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Mereka bisa melakukan apa yang tidak bisa manusia lakukan.
Boşandığı eşi Selma bir başkasıyla evlenmiştir.Pacarnya, Liliana, kawin dengan orang lain.
Bunun üzerine Fatıma: "O hâlde sana ne oluyor da, Resulullah’a bizden başkasını vâris yapıyorsun?" dedi.Para sahabat bertanya, "Ya rasulallah, apa yang harus kami lakukan saat itu?"
Sonra bir başkasını daha...Ia akan memberikan satu orang lagi kepadaku...
Başkası bu saati açarsa saatte depolanan anıları alır.Ketika jam itu rusak maka sang pembuat jam akan membiarkan jam tersebut.
20:15 Başkasının malına göz koyma Deut.20:15Jangan mencuri.
Bu Made bildiğimiz Korbondan başkası değildir.Dan tiada yang memahami kecuali golongan yang berpemahaman baik.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Mula-mula, ia menduga bahwa ia melihat Ai dari pandangan ayahnya.
Bunlar başkasıyla evli olabilirlerdi.Sangat mungkin bahwa mereka menikah sehubungan dengan ini.
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.Oromis memberitahukan bahwa ayah Eragon bukanlah Morzan, melainkan brom.
Bunlar, bulundukları bölgenin paşasından başkasını tanımazlardı.Tidak ada yang dapat mengetahuinya selain mereka yang berpuasa atas dorongan akidah dan iman.
Bilgileri de kopyalayıp başkasına vermedim." dedi.Apabila ia tidak bersaksi, mereka akan menyoroti orang lain."
Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi".Ayahnya menjawab, "Kamu tidak melakukannya, dan Kamu tidak akan pernah".
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Cậu bé phát hiện ra cô gái này lại thích một người đàn ông khác.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Cô thường hay tỏ ra ganh tị khi thấy anh trai cô đang nói chuyện hay gặp gỡ với một cô gái khác.
O kadını David'den başkası görememektedir.Không ai nhìn thấy nàng ngoài James.

İlgili Sayfalar