başkası ile cümle

başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Evliyanın en büyük özelliği Allah'tan başkasını dost edinmemeleri ve ona tam tevekkül içinde olmalarıdır.Lots hustru ignorerade Guds påbud att inte blicka bakåt, och förvandlades därför till en saltstod.
Başkası, bir başka olarak benimle aynı bedene sahiptir.Gissa vem som hade den senaste hiten med samma sampling?
Al Pacino da oyunun seslendirilmesinde görev almamış ve Michael Corleone başkası tarafından seslendirilmiştir.Al Pacino, som spelade Don Michael Corleone i filmen, medverkar däremot inte i spelet.
Söz konusu varlık bedenin eski sahibi olabileceği gibi, bir başkası da olabilir.Det kunde också bero på att någon släkting var gammal.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Hon tackar nej på grund av att hon gillar någon annan.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Där kom han emellertid till klarhet med sig själv och bröt med fadern.
Ali, Şam valiliğine bir başkasını atayınca da çekişme savaşa dönüştü.När kontraktet skrivits under började Ali sin upphaussning av titelmatchen.
Bir başkası da çok özel bir mikrokuasar olan SS 433’tür.Іншим характерним прикладом мікроквазара є об'єкт SS 433.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.«Він розгледів особистість батька, показав його таким, яким той був насправді.
Bush ya da bir başkası fark etmez.Але Хлої все одно.
Bu Juli’den başkası değildir.Було не до ювілеїв.
Başkasından aldım.Підхопили інші.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Це означає, що крім Єдиного існує Інше.
Yani egemenlik haklarının başkasının elinde olmamasıdır."Суверенітет інших держав для нього нічого не означає.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Цей хлопець може зробити те, що не в силах виконати інші люди.
Bu bulgu; bebeklerin, bir başkasının amaçlı eylemini ayırt edebildiklerini şeklinde yorumlanır.Ця тема тісно переплітається з іншою — відплатою дітей за вчинки батьків.
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.Nechť tedy dále není ani jeden podprostor podmnožinou toho druhého.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Můžete sní dělat věci, které s ostatními ne.
Aksi takdirde onun yerine bir başkası hayatını kaybetmektedir.Pokud by tak neučinil, musí místo něj zemřít někdo jiný.
Birileri bir başkasına bu kelimeyle hitâp ederse katso oluverir!Použije-li se vůči někomu jinému, dává se tím najevo pohrdání.
Sonra bir başkasını daha...A další? ...
Başkasıyla paylaşmadan iki Nobel kazanan tek kişidir.To z něj dělá jediného člověka, který byl oceněn dvěma nesdílnými Nobelovými cenami.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Někdo se ho pokusil zabít, ale spletl si ho s jeho bratrem.
Bu Juli’den başkası değildir.Jaký leden, takový červenec.
Üslûb-u hakîm, konuşanın, başkasına yapacağı sızlanışı kendi nefsine yapıyormuş gibi konuşmasıdır.Na místě redukovaného vokálu /ə/ se totiž vyslovuje , např. near (blízko) se v RP vysloví , zatímco v GA .
Kişi, başkasına dava açmak için bir avukattan yardım alabilir.Zaměstnanec může dát výpověď z jakéhokoli důvodu.
Sözcük oyununu bağışlayın."Ben bir başkasıdır."Koná se pod heslem: „Jiný svět je možný“.
Bir kadın Cambrils'teki bağlantılı bir saldırıda ve bir başkası da Alcanar'da öldürüldü.Jeden člověk byl zabit při útoku automobilem ve městě Cambrils.
İmam Buhârî, bu kitabı için "Sahih olandan başkasını yazmadım.Nepsala jsem do žádné jiné země, pouze tobě jsem psala.
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.Nimeni cu va căra povara altuia .
O halde, Allah ile birlikte bir başkasına yakarmayan / Allah'ın yanında bir başkası için çağrıda bulunmayın”.Și nu luați sufletul pe care Allah l-a socotit oprit, decât pe drept.
Bir başkasını kendisinden hep daha güçlü olduğunu düşünürler.Ea crede mereu că ea este mai deșteaptă decât oricine.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Dar adevărul pare să fi fost altul.
Anne, her şeyden önce bir başkası değildir, o Norman’dır.Ea este în mod normal, dacă nu întotdeauna prima care este impotriva lui Mandy.
Eğer birisi başkasını şehvetle öperse, o 60 kırbaça uğrar.Dacă cineva lovește pe altcineva de rang mai înalt, va fi biciuit în public de șaizeci de ori.
“Servetini haksız kazanç yoluyla (başkasının hakkına el uzatarak) arttırma!”Nu le mâncați averile lor în locul alor voastre, căci acesta este greu păcat.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.El se sinucide pentru a-și reîntâlni familia.
Sözcük oyununu bağışlayın."Ben bir başkasıdır."Îmi place piesa de la Taxi - „Cele două cuvinte”.
Mankurtlaşan tutsak artık efendisinden başkasını tanımaz.Un Malamut care a fost lovit odată nu mai are încredere în stăpânul său.
Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz."Nu există certitudine nici măcar in ce privește persoana urmașului său”.
Bu fırsatçı saldırgan, Mario'nun popülaritesini kıskanan "Wario"dan başkası değildir.Personajul principal al acestor jocuri este Wario, varianta vicleană și lacomă a lui Mario.
Başkasından aldım.M-au făcut alții.
O, Tom'dan başkası değil.Nu este nimeni altul decât Tom.
O, Tom'dan başkası değil.Nu este nimeni altcineva decât Tom.
Tom Mary'nin başkası ile görüştüğünü bilmiyordu.Tom nu știa că Mary se întâlnea cu altcineva.
Başkası için riske girmek istemiyorum.Nu vreau să îmi asum riscul pentru altcineva.
İşi o kabul etmezse, başkası eder.Dacă el nu acceptă oferta de muncă, altcineva o va face.
Başkası vardı.A fost altcineva.
Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.Dacă un copac moare plantează altul în locul lui.
Başkası konuşuyorken sözünü kesme.Nu întrerupe când altcineva vorbește.
En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.Cea mai bună prietenă și inamică, este nimeni alta decât moartea.
Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.Limba mea maternă este o limbă străină pentru altcineva.
Bu ondan başkası değil.Nu este nimeni altcineva decât el.
Ölümlerden ve vergilerden başkası yalan.În afară de moarte și taxe, orice altceva este minciună.
Sen kaybedersen başkası kazanır.Dacă tu pierzi altcineva va câștiga.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Ezek lehetnek a szó végén (suffixum), a szó elején (prefixum), vagy a szó belsejében (infixum) is.
Bir başkası ise Guðrún Eva Mínervudóttir, Guðrún Eva, Mínerva'in kızıdır.Egy másik ismert személy Guðrún Eva Mínervudóttir, Minerva lánya Guðrún Eva.
Al Pacino da oyunun seslendirilmesinde görev almamış ve Michael Corleone başkası tarafından seslendirilmiştir.Al Pacino megtagadta a közreműködést, és vonásait lecserélték egy más ábrázolású Michael Corleonére.
Bu kanı döken başkasıydı.Sebeiből patakzott a vér.
Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz."Ne hallgasson testvérem senki más szavaira.”

İlgili Sayfalar