başkası ile cümle
başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.أنا أعرف أنه لديك أيضاً قلب بإمكانه حب الاخرين!!
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.أو لأنها أحبت، أو شوهدت مع شاب ما.
Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi".ونحن نقول: يزيد وينقص، وهم يقولون: لا يزيد ولا ينقص.
Başkasıyla paylaşmadan iki Nobel kazanan tek kişidir.وهو الوحيد الذي حصل على جائزة نوبل مرتين دون مشاركة الجائزة مع أحد.
Yeğeninin kızın bir başkasına nişanlı olduğunu bildirip Tonio'yu reddeder.لكن سرعان ما يهتم بخطيبة أحدهم، اينغريد.
Bir Kage emekli olup unvanını başkasına devredebilir; unvan bir kere verilince sürekli o kişide kalır.يجب أولاً أن تدافع عن نفسك بسيفك وعامة سينتشر الشيء بنفسه بعد ذلك إذا كان يستطيع.
Başkasının hayatını planlamasını sevmiyor.لا يحب التدخل في شؤون الآخرين.
Bilgileri de kopyalayıp başkasına vermedim." dedi.واقتناء الكتب، واقتنى من الكتب ما لم يحصل لغيره.»
Bu Juli’den başkası değildir.ويكون ذلك في شهر أبريل.
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Beba de mim quem puder; lave-se quem quiser; perturbe quem ousar.
Bunlar başkasıyla evli olabilirlerdi.Pode ter se casado com alguma delas.
Birisi için kült olan film bir başkası için olmayabilir.O que é engraçado para um povo pode não ser para outro.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Eu posso dizer que ela realmente quer essa merda também.
Ben benim için gizlidir (ve başkası için de); ben Tanrı tarafındadır, Tanrı'dadır, Tanrı'dır.E se tem Deus consigo, está em Deus, onde Deus está.
Başkasından aldım.Baiacu de Alguém.
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.Wa a galiba illa-llah - لا إله إلا الله significa "Não existe mais vencedor que Alá".
Hücre arkadaşı ise Eddie Brock'tan başkası değildir.Na prisão, seu companheiro de cela era Eddie Brock.
Ona göre her canlı yaptıklarından kendisi sorumludur, bir kişinin başkasına yararı yoktur.Cada estado estabeleceu, enquanto isso, suas associações, que não prestavam jamais contas de suas ações à AIA.
Bir başkası açtıysa siz görebilir, artırabilir veya pas geçebilirsiniz.Ela simplesmente olha e decide se dá para atravessar ou se deve esperar.
Yaptığından başkasını yapmaya asla gücü olmaz.Ele não poderia agir diferente de como agiu.
Eğer bir kişi bir başkasına karşı alacak hakkına sahipse diğer kişinin serbestliği sınırlanmıştır.Se um deles prestar o socorro exime da responsabilidade os demais.
Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.Após o divórcio com Jobyna, Arlen chegou a se casar uma segunda vez.
Bu Juli’den başkası değildir.O jogo é de Julho de 1991.
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Hierdoor kan hij werken met wie hij wil, wanneer en waar hij wil.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Vooruitrijden doet men al steppend, pushen (zie woordenlijst) of slalommend.
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.Zij wilden geen andere god aanroepen dan Hem.
Sonra bir başkasını daha...Daarna nog eentje.
Buna göre, Başkası, başka bir bedene sahip olan bir ben 'dir.Hierbij speelt een tegenstander tegen een ander.
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.Teresia mocht geen aanleiding tot het lijden van anderen (haar medezusters) zijn.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Men verwarde hem zelfs met zijn vader in zijn eigen stad.
Dolaylı Anlatım; Herhangi bir konuda başkasından öğrendimiz bir haberi başkasına aktarmamıza denir.Zinvol spreken over God kan alleen als we uitgaan van openbaring.
Hepsinden önce, başkası saymayın beni".Laat de rest maar aan mij over."
Bir başkası da çok özel bir mikrokuasar olan SS 433’tür.Een bekend voorbeeld is de jet geassocieerd met de microquasar SS 433.
Zaten, kabul edebileceğim tek mahkeme kendimdir ve bir başkasının hükmü benim için manasızdır..Ik hoop dat u één ding voor mij hebt en dat is respect voor mijn beslissing.
Ona göre her canlı yaptıklarından kendisi sorumludur, bir kişinin başkasına yararı yoktur.Hierdoor ondergaan ze volledig wat hun aangedaan wordt, maar hulpeloos.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Familieleden waar hij niets mee kan, worden vermoord.
Herkes bir başkasını nişan alması için önerebilir.Iedereen mag iemand nomineren.
İmam Buhârî, bu kitabı için "Sahih olandan başkasını yazmadım.Dan kunnen ze niet meer zeggen: jij hebt er alleen maar zo'n oppervlakkig boekje over geschreven."
(O, onu (başkasını) yıkıyor.)(Piti) naar hem verwijzen.
Yüreği yanmayan başkasının yüreğini yakamaz.Van zijn hart geen moordkuil maken.
Bu gelen Undertaker'dan başkası değildi.Dit was de voorloper van het latere Pontiac.
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.A rozkazano im przecież czcić tylko Boga Jedynego.
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Oni nie obejmują niczego z Jego wiedzy, oprócz tego, co On zechce.
O halde, Allah ile birlikte bir başkasına yakarmayan / Allah'ın yanında bir başkası için çağrıda bulunmayın”.Przeto nie bierzcie sobie opiekunów spośród nich, dopóki oni nie wywędrują razem na drodze Boga.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Dawniej zwana też była (nieprawidłowo) Kołową Turnią lub Kołem. .
Sonra bir başkasını daha...Może kiedyś innym razem...
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Kobieta bardziej kochała tę drugą.
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.Tam też dowiedział się ze ojcem Eragona był Brom.
(Dörtlü: Prima che d'altri vivere - "Baskasının olarak yaşayacağıma").(Cher – „Believe”) Niech żyje Pracuś! („His Name Is Handy”) Jak pogonić kota?
Kişi, başkasına dava açmak için bir avukattan yardım alabilir.Sąd może ustanowić dla osoby, której postępowanie dotyczy, adwokata z urzędu.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.I Ty możesz uratować komuś życie (pol.).
Burada öznenin, kendinden ayrı gördüğü bir başkasına gereksinim vardır.Dziś staję się odpowiedzialny za kogoś innego, niż tylko za siebie.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Kto Mnie zobaczył, zobaczył także i Ojca.
Adam: "Git başkasından iste.Na to odpowiedział: «Proszę powiadomić rodzinę».
Alex'in kendisinden başkasıyla takılmasına tahammül edemiyor.Z Alexem zdaje się łączy ją coś więcej niż sama przyjaźń.
Filozofça yaşamanın insanın kendisini ve başkasını sürekli sınamak olduğunu açıklar (28e, 29c-d).Świat wieczny nigdy się nie zmienia, w związku z czym postrzegany jest poprzez rozum (28a – 29b).
Eşlerden biri ölecek olursa, kalan eş ömür boyu başkasıyla eşleşmez.Co mają zrobić ci którzy mają więcej niż jedną żonę z pozostałymi żonami?
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Fast det finns även en annan person hon är intresserad av.
Bir başkası bu durumla nasıl başa çıkardı bilemiyorum" demiştir.Jag vet inte vad som hände, snälla skicka hit någon."
Bu, efsanevi vampir Drakula’dan başkası değildir.Vampyrfarfar är inte som de andra i familjen Drakula.