Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.Seperti kawanan banteng, musuh mengerumuni aku, seperti banteng liar dari Basan mereka mengepung aku
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.Stærke Tyre står omkring mig, Basans vældige omringer mig,
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.Vær ikke langt borte fra mig! for trengselen er nær, og det er ingen hjelper.
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.Var icke långt ifrån mig, ty nöd är nära, och det finnes ingen hjälpare.
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.Ταυροι πολλοι με περιεκυκλωσαν ταυροι δυνατοι εκ Βασαν με περιεστοιχισαν.
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.Много юнци ме обиколиха; Силни васански бикове ме окръжиха.
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.סבבוני פרים רבים אבירי בשן כתרוני׃
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.احاطت بي ثيران كثيرة. اقوياء باشان اكتنفتني.
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.有 許 多 公 牛 圍 繞 我 . 巴 珊 大 力 的 公 牛 四 面 困 住 我
Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.有 許多 公牛 圍繞 我 . 巴珊 大力 的 公牛 四面 困住 我
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veBlanc. Și tot așa, până când subiectul apasă pe buton, spunând
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veE continua assim, até o sujeito premir o botão, dizendo:
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana ve "farkettim" diyene kadar.Aztán folytatódni fog, míg az alany nem nyomja meg a gombot, amivel jelzi, hogy "Látom a változást."
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veHình trống. Và tiếp tục như thế, cho đến khi người tham gia thí nghiệm ấn nút và nói rằng
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana ve"Je vois la différence"
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana ve버튼을 누를 때까지요.
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veKosong. Terus lanjutkan, sampai subyeknya menekan tombol, berkata,
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veLeere. Das geht so weiter, bis die Testperson den Knopf drückt und sagt:
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana vePantalla en blanco. Y así sigue hasta que el sujeto presiona el botón diciendo
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana vePrázdno. A pokračujeme, dokud subjekt nestiskne tlačítko a neřekne
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana vePraznina. In tako naprej, dokler udeleženec ne pritisne gumba, kar pomeni:
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana vePustka. I tak w kółko, aż badany naciśnie przycisk, mówiąc "Widzę zmianę."
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veTyhjää. Ja jatketaan, kunnes koekaniini painaa nappia ja sanoo:
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veVuoto. E continuo finché il soggetto preme il bottone. dicendo
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veWit. En ga door, tot de proefpersoon op de knop drukt en zegt:
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana ve"Βλέπω την αλλαγή."
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veПразно. И продължаваме така, докато субектът натисне бутон и каже
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veПустой экран. И так далее, пока испытуемый не нажмет на кнопку, сказав
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veופשוט להמשיך, עד שהנסיין לוחץ על הכפתור, ואומר:
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veرأيت التغيير
Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana veこのまま続けます
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Ahora ostento un título similar al del primer hombre en pisar la luna.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Avem titluri precum: "Primul om care a pășit pe lună".
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Bây giờ tôi có được một cái danh xưng đại loại như người đàn ông đầu tiên đặt chân lên mặt trăng.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Immaginavo già un titolo simile a quello di quando l'uomo andò sulla luna.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Jetzt habe ich in einen Ehrentitel wie der erste Mann, der je einen Fuß auf den Mond setzte.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Kini saya memiliki julukan seperti orang pertama yang menginjakkan kaki di bulan.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.그래서 전 '달에 착륙한 최초의 인간' 같은 칭호를 얻게 되었죠. 달에 첫 발을 내딘 암스트롱이나
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Nu heb ik eenzelfde soort titel als de eerste man op de maan, Armstrong.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Teraz mam tytuł, podobnie jak pierwszy człowiek na księżycu,
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Tím získávám titul jako první muž na měsíci.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Τώρα έχω έναν τίτλο σαν τον πρώτο άντρα που πάτησε στο φεγγάρι.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.Теперь у меня есть имя как у первого человека, побывавшего на Луне.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.כיום אני זוכה לכותרות כמו האדם הראשון שכף רגלו דרכה על הירח.
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.ولي الان لقب يشبه لقب اول رجل تطأ قدماه القمر
Böylece bir ünvan sahip oluyorum aya ilk basan adam gibi.月に降り立った人類最初の人 アームストロングや エベレストに初登頂したテンジンとヒラリー
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Alltså blevo de lotter som tillföllo Manasse tio -- förutom Gileads land och Basan på andra sidan Jordan --
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.A pripadlo Manassesovi desať povrazcov krome toho, čo dostal zo zeme Gileáda a Bázana, ktoré sú za Jordánom.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Dostalo se provazců Manassesovi deset, krom země Galád a Bázan, kteráž byla před Jordánem.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.E couberam a Manassés dez quinhões, afora a terra de Gileade e Basã, que está além do Jordão;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Es fielen aber auf Manasse zehn Meßschnüre, außer dem Lande Gilead und Basan, das jenseit des Jordans liegt;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Il échut dix portions à Manassé, outre le pays de Galaad et de Basan, qui est de l`autre côté du Jourdain.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.In tako je pripadlo Manaseju deset delov razen Gileadske dežele in Basana, ki je vzhodno od Jordana;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.I przypadło sznurów na Manasesa dziesięć, oprócz ziemi Galaad i Basan, które były za Jordanem.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.요단 동편 길르앗과 바산 외에 므낫세에게 열 분깃이 돌아갔으니
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Niin tuli Manasselle, paitsi Gileadin maata ja Baasania tuolla puolella Jordanin, kymmenen osaa,
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Således faldt ti Parter på Manasse foruden Landet Gilead og Basan hinsides Jordan.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Således falt det ti deler på Manasse, foruten Gilead- og Basan-landet på hin side* Jordan. / {* østenfor.}
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Tíz rész esék azért Manassénak, Gileád és Básán földén kívül, a melyek túl vannak a Jordánon.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Toccarono così dieci parti a Manàsse, oltre il paese di Gàlaad e di Basan che è oltre il Giordano