Ana içeriğe geç
Sözlük

baş başa ile cümle

baş başa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu özel konuşabilir miyiz? Baş başa.Kan vi prata om det här enskilt? Mellan fyra ögon?
Bu duruma göre, suç işleyen kişi Tanrı ile baş başa kalır ve günahları için pişman olur.De aceea, iertarea e gratuită celui ce se căiește de păcatele sale și se întoarce la Dumnezeu.
Feynman, baş başa tartışmak için fizikçi Niels Bohr tarafından çağrıldı.El a fost denumit în cinstea fizicianului danez Niels Bohr.
Ortalama 5 gün süren çadır kamplarında izciler 5 gün boyunca doğayla baş başa etkinliklerini yaparlar.În sălbăticie, șobolanii de apă trăiesc în medie doar aproximativ cinci luni.
Natsuno Yuuki adında genç bir adam ölümle baş başa geliyor.Den yngste, kaldet Jørgen, bliver dødeligt såret.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Ubahlah pendirianmu serta berserulah, "Enyahkan orang-orang kafir!"
Sonny artık Julian'la baş başadır.Musa pun mempercayai Julian.
İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar.しかし、両方の質問に答えることはできない。
Bu duruma göre, suç işleyen kişi Tanrı ile baş başa kalır ve günahları için pişman olur.만일 파문을 당한 사람이 자기 죄를 고백하고 그 죄에 해당하는 고행을 하면 사면받았다.
Sonny artık Julian'la baş başadır.ברוק מתחילה מערכת יחסים עם ג'וליאן.
İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar.Въпросите на Уотсън също остават без отговор.
Devriyelerden sonra ise baş başa kalıp vakit geçirmişlerdir.По-късно воините ги настигат и продължават похода си.
Michael ve Sara baş başa kalırlar.Ан и Сара са неразделни.
Kâbe’de baş başa kaldıkları bir sırada cinsel ilişkide bulunmuş ve taş haline gelmişlerdi.Oni su svakako bili homoseksualci, a među njima (općenito) bilo je i brakova.
Feynman, baş başa tartışmak için fizikçi Niels Bohr tarafından çağrıldı.Slávny fyzik Niels Bohr si vyhľadal Feynmana pre diskusiu jeden na jedného.
Ancak baş başalarken, şüphe, güvenin yerine almıştı.개인적으로, 의심은 믿음을 교체 했다.
Ancak baş başalarken, şüphe, güvenin yerine almıştı.Privat ersetzte Misstrauen den Glauben.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.A veces solamente quieres estar parado en silencio, solo con tus pensamientos.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Câteodată vrei să stai tăcut, cu gândurile tale.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Đôi khi bạn chỉ muốn đứng một mình trong yên lặng, theo đuổi những suy nghĩ của mình.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.여러분은 종종 조용히 혼자 사색을 하며 서 있고 싶기도 합니다.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Manchmal möchten Sie einfach nur still dort stehen, allein mit Ihren Gedanken.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Někdy chcete jen potichu stát sám se svými myšlenkami.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Niekedy chcete len stáť potichu, sám s vlastnými myšlienkami.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Nogen gange vil man bare stå der i stilhed, alene med ens tanker.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Parfois on voudrait juste être là, silencieux, seul avec nos pensées.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Qualche volta si vuole solo stare lì in silenzio, soli con i propri pensieri.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Soms wil je daar gewoon staan, in gedachten verzonken.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Včasih bi rad samo tiho stal tam, sam s svojimi mislimi.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Καμιά φορά θέλεις απλώς να στέκεσαι σιωπηλός, μόνος με τις σκέψεις σου.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Понякога просто искате да седите тихо, сами с мислите си.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.לפעמים אתה פשוט רוצה לעמוד שם בשקט, לבד עם המחשבות שלך
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.أحياناً ترغب فقط في الوقوف صامتاً وحيداً مع أفكارك
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.角のほうに立ち尽くして窓の外を 見つめていたい時もあるでしょう
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.(80:13) потому Я оставил их упорству сердца их, пусть ходят по своим помыслам.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.(81:13) Alors je les ai livrés aux penchants de leur coeur, Et ils ont suivi leurs propres conseils.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale lud mój nie usłuchał głosu mego, a Izrael nie przestał na mnie.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale môj ľud neposlúchol môjho hlasu, a Izrael sa mi nechcel poddať.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale neuposlechl lid můj hlasu mého, a Izrael nepřestal na mně,
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Atunci i-am lăsat în voia pornirilor inimii lor, şi au urmat sfaturile lor.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Da lod jeg dem fare i deres Stivsind, de vandrede efter deres egne Råd.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.De nem hallgatott népem az én szómra, és Izráel nem engedelmeskedett nékem.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.그러므로 내가 그 마음의 강퍅한대로 버려두어 그 임의대로 행케하였도다
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ma il mio popolo non ha ascoltato la mia voce, Israele non mi ha obbedito
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Men mitt folk hørte ikke min røst, og Israel vilde ikke lyde mig.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Men mitt folk ville ej höra min röst, och Israel var mig icke till viljes.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Mijn volk heeft echter niet naar Mij geluisterd; de Israëlieten kwamen tegen Mij in opstand.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Mutta minun kansani ei kuullut minun ääntäni, eikä Israel noudattanut minun mieltäni.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Pelo que eu os entreguei � obstinação dos seus corações, para que andassem segundo os seus próprios conselhos.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Por eso los entregué a la dureza de su corazón, y caminaron según sus propios consejos
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Sebab itu Aku membiarkan mereka berkeras kepala; biarlah mereka mengikuti kemauan mereka sendiri
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.So habe ich sie gelassen in ihres Herzens Dünkel, daß sie wandeln nach ihrem Rat.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Vì vậy, ta buông chúng nó đi theo sự cứng lòng chúng nó, Ðể chúng nó đi theo mưu kế riêng chúng nó.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Vì_vậy , ta buông chúng_nó đi theo sự cứng lòng chúng_nó , Ðể chúng_nó đi theo mưu_kế riêng chúng_nó .
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Zatorej sem jih pustil, naj hodijo po srca svojega zakrknjenosti, in hodili so po krivih naklepih svojih.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Δια τουτο παρεδωκα αυτους εις τας επιθυμιας της καρδιας αυτων και περιεπατησαν εν ταις βουλαις αυτων.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Затова ги оставих да вървят по упорството на сърцето си, За да ходят по своите си намерения.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.ואשלחהו בשרירות לבם ילכו במועצותיהם׃
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.‎فسلمتهم الى قساوة قلوبهم. ليسلكوا في مؤامرات انفسهم‎.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.我 便 任 憑 他 們 心 裡 剛 硬 、 隨 自 己 的 計 謀 而 行
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod