Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Oni pa, videč ga, da hodi po morju, menijo, da je prikazen, in zakričé;
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Pero cuando ellos vieron que él caminaba sobre el mar, pensaron que era un fantasma y clamaron a gritos
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Quand ils le virent marcher sur la mer, ils crurent que c`étaient un fantôme, et ils poussèrent des cris;
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Waktu mereka melihat bahwa Ia berjalan di atas air, mereka mengira Dia hantu
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Zij schrokken vreselijk en dachten dat ze een spook zagen. Zij schreeuwden van angst.
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Οι δε ιδοντες αυτον περιπατουντα επι της θαλασσης ενομισαν οτι ειναι φαντασμα και ανεκραξαν
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.А те, като Го видяха да ходи по езерото, помислиха си, че е призрак, и извикаха;
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Вони ж, бачивши Його, що ходить по морю, думали, що се мара, та й закричали:
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.Они, увидев Его идущего по морю, подумали, что это призрак, и вскричали.
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.והם בראתם אתו מתהלך על פני הים חשבו כי מראה רוח הוא ויצעקו׃
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.فلما رأوه ماشيا على البحر ظنوه خيالا فصرخوا.
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.但 門 徒 看 見 他 在 海 面 上 走 、 以 為 是 鬼 怪 、 就 喊 叫 起 來
Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce Onu hayalet sanarak bağrıştılar.但 門徒 看見 他 在 海面 上 走 、 以 為是 鬼怪 、 就 喊叫 起來
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Ale oni mu nato volali zpät a hovorili: Ukrižuj, ukrižuj ho!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Ale oni przecię wołali, mówiąc: Ukrzyżuj, ukrzyżuj go!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.A oni vždy volali, řkouce: Ukřižuj ho, ukřižuj!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Dar ei au strigat: ,,Răstigneşte -L, răstigneşte -L!``
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.De azok ellene kiáltának, mondván: Feszítsd meg! Feszítsd meg õt!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Eles, porém, brandavam, dizendo: Crucifica-o! crucifica-o!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Et ils crièrent: Crucifie, crucifie-le!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.저희는 소리질러 가로되 저를 십자가에 못박게 하소서 십자가에 못박게 하소서 하는지라
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Ma essi urlavano: «Crocifiggilo, crocifiggilo!»
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Men de råbte til ham og sagde: "Korsfæst, korsfæst ham!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Men de ropade emot honom: »Korsfäst, korsfäst honom!»
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Men de ropte til ham og sa: Korsfest, korsfest ham!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Mutta he huusivat vastaan ja sanoivat: "Ristiinnaulitse, ristiinnaulitse hänet!"
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Oni pa vpijejo: Križaj, križaj ga!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Pero ellos volvieron a dar voces, diciendo: --¡Crucifícale! ¡Crucifícale
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Sie riefen aber und sprachen: Kreuzige, kreuzige ihn!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Song chúng kêu lên rằng : Ðóng đinh nó trên cây thập tự đi ! Ðóng đinh nó trên cây thập tự đi !
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Song chúng kêu lên rằng: Ðóng đinh nó trên cây thập tự đi! Ðóng đinh nó trên cây thập tự đi!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Tetapi mereka berteriak, "Salibkan Dia! Salibkan Dia!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Οι δε εφωναζον, λεγοντες Σταυρωσον, σταυρωσον αυτον.
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.А те крещяха, казвайки: Разпни Го! Разпни Го!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Вони ж кричали: Розпий, розпни Його!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.Но они кричали: распни, распни Его!
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.והמה צעקו אליו לאמר הצלב אותו הצלב׃
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.فصرخوا قائلين اصلبه اصلبه.
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.無 奈 他 們 喊 著 說 、 釘 他 十 字 架 、 釘 他 十 字 架
Onlar ise, ‹‹Onu çarmıha ger, çarmıha ger!›› diye bağrışıp durdular.無奈 他 們喊 著說 、 釘 他 十字架 、 釘 他 十字架
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Allora essi gridarono di nuovo: «Non costui, ma Barabba!». Barabba era un brigante
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Alors de nouveau tous s`écrièrent: Non pas lui, mais Barabbas. Or, Barabbas était un brigand.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Atunci toţi au strigat din nou: ,,Nu pe El, ci pe Baraba!`` Şi Baraba era un tîlhar.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Chúng bèn kêu lên nữa rằng : Ðừng tha nó , nhưng tha Ba-ra-ba ! Vả , Ba-ra-ba là một kẻ_trộm cướp .
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Chúng bèn kêu lên nữa rằng: Ðừng tha nó, nhưng tha Ba-ra-ba! Vả, Ba-ra-ba là một kẻ trộm cướp.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Da råbte de alle igen og sagde: "Ikke ham, men Barabbas;" og Barabbas var en Røver.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Da schrieen sie wieder allesamt und sprachen: Nicht diesen, sondern Barabbas! Barabbas aber war ein Mörder.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Då skriade de åter och sade: »Icke honom, utan Barabbas.» Men Barabbas var en rövare.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.De ropte da atter alle sammen og sa: Ikke ham, men Barabbas! Men Barabbas var en røver.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Então todos tornaram a clamar dizendo: Este não, mas Barrabás. Ora, Barrabás era salteador.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Entonces todos gritaron de nuevo diciendo: --¡No a éste, sino a Barrabás! Y Barrabás era un asaltante
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.I zkřikli opět všickni, řkouce: Ne toho, ale Barabbáše. Byl pak Barabbáš lotr.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Kiáltának azért viszont mindnyájan, mondván: Nem ezt, hanem Barabbást. Ez a Barabbás pedig tolvaj vala.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.저희가 또 소리질러 가로되 이 사람이 아니라 바라바라 하니 바라바는 강도러라
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Mereka menjawab dengan berteriak-teriak, "Tidak, jangan Dia, tapi Barabas!" (Barabas adalah seorang perampok.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Nato zavpijejo vsi, rekoč: Ne tega, ampak Baraba. Bil je pa Baraba razbojnik.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu."Nee!" schreeuwden zij. "Nee, niet Hem, maar Barabbas!" Barabbas was een misdadiger.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Niin he taas huusivat sanoen: "Älä häntä, vaan Barabbas!" Mutta Barabbas oli ryöväri.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Tedy zasię wszyscy zawołali, mówiąc: Nie tego, ale Barabbasza! A ten Barabbasz był zbójca.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Vtedy zase skríkli všetci a volali: Nie tohoto, ale Barabáša! A Barabáš bol zbojník.