Ana içeriğe geç
Sözlük

bağrış ile cümle

bağrış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Παλιν λοιπον εκραυγασαν παντες, λεγοντες Μη τουτον, αλλα τον Βαραββαν. Ητο δε ο Βαραββας ληστης.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Закричали тоді вони всї знов, кажучи: Не Сього, а Вараву. Був же Варава розбійник.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.Тогда опять закричали все, говоря: не Его, но Варавву. Варавва же был разбойник.
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.ויוסיפו ויצעקו לאמר לא את האיש הזה אלא את בר אבא ובר אבא היה מרצח׃
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.فصرخوا ايضا جميعهم قائلين ليس هذا بل باراباس. وكان باراباس لصا
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.他 們 又 喊 著 說 、 不 要 這 人 、 要 巴 拉 巴 。 這 巴 拉 巴 是 個 強 盜
Onlar yine, ‹‹Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!›› diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.他 們 又 喊 著說 、 不 要 這人 、 要 巴拉巴 。 這 巴拉巴 是 個強盜
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.(146:9) дает скоту пищу его и птенцам ворона, взывающим к Нему .
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.A ki megadja táplálékát a baromnak, a holló-fiaknak, a melyek kárognak.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Ban đồ ăn cho thú vật, Và cho quạ con kêu rêu.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Ban đồ_ăn cho thú_vật , Và cho quạ con kêu_rêu .
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Da al ganado su alimento; y a las crías de los cuervos, cuando gritan
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.der dem Vieh sein Futter gibt, den jungen Raben, die ihn anrufen.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.El dă hrană vitelor, şi puilor corbului cînd strigă.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Føde giver han Kvæget og Ravneunger, som skriger;
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Han gir feet dets føde, ravneungene som roper.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Hij zorgt voor het voer voor onze dieren; zelfs voor de jonge raven, die roepen in het nest.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.honom som giver föda åt djuren, åt korpens ungar som ropa.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Ia memberi makanan kepada hewan, dan kepada anak burung gagak yang memanggil-manggil
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Il donne la nourriture au bétail, Aux petits du corbeau quand ils crient,
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.ja antaa ruuan eläimille, kaarneen pojillekin, kun ne huutavat.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.들짐승과 우는 까마귀 새끼에게 먹을 것을 주시는도다
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Kterýž dává hovadům potravu jejich, i mladým krkavcům, kteříž volají k němu.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Który daje bydłu pokarm ich, i kruczętom młodym, które wołają do niego.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.ktorý dáva hovädu jeho pokrm i mladým havranom, ktorí volajú.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Provvede il cibo al bestiame, ai piccoli del corvo che gridano a lui
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.que dá aos animais o seu alimento, e aos filhos dos corvos quando clamam.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Živini daje njen živež in mladim krokarjem, ki čivkajo.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.τον διδοντα εις τα κτηνη την τροφην αυτων και εις τους νεοσσους των κορακων, οιτινες κραζουσι προς αυτον.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Който дава храна на животните И на гарвановите пилета, които пиукат.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.נותן לבהמה לחמה לבני ערב אשר יקראו׃
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.المعطي للبهائم طعامها لفراخ الغربان التي تصرخ‎.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.他 賜 食 給 走 獸 、 和 啼 叫 的 小 烏 鴉
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.他 賜食給 走獸 、 和 啼叫 的 小 烏鴉
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,현재 벌어지는 논쟁들을 생각해 보면 대부분이
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Se pensarem nos debates que temos, na maior parte das vezes, são combates de gritos, na televisão por cabo,
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Se pensate ai dibattiti che ci sono adesso,
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Si piensan en las discusiones que tenemos,
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Voyez les débats que nous avons.
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Wenn Sie bedenken was für Auseinandersetzungen wir sonst haben: die meisten von Ihnen das sind
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,אם אתם חושבים על הוויכוחים שיש לנו, רוב הזמן זה מסתכם בקרבות של צעקות
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,إذا فكرت في الجدل الذي لدينا، في معظم الأوقات هو مباريات صراخ
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,ケーブルテレビで 大声で叫んでいる シーンが思い浮かぶだけだろう
[üst üste bağrışmalar] [Adam kendi dilinde konuşur]: Gerçek ötesi.người đàn ông nói ngôn ngữ mẹ đẻ: không thực tế.
[üst üste bağrışmalar] [Adam kendi dilinde konuşur]:[kakofonie van geschreeuw] man in eigen taal:
[üst üste bağrışmalar] [Adam kendi dilinde konuşur]:[άνθρωποι που ουρλιάζουν όλοι μαζί] άντρας που μιλάει στη γλώσσα του:
[üst üste bağrışmalar] Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.[grida che si sovrappongono] uomo:
[üst üste bağrışmalar] Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.[kakofonie van geschreeuw] man:
[üst üste bağrışmalar][chồng chéo reo hò] [còi hú blaring]
[üst üste bağrışmalar][chồng chéo reo hò] người đàn ông: một đường hầm đã trở thành một cái bẫy chết.
[üst üste bağrışmalar][folk råber]
[üst üste bağrışmalar][grida che si sovrappongono] uomo:
[üst üste bağrışmalar][huutoa]
[üst üste bağrışmalar][함성 소리]
[üst üste bağrışmalar][összevissza kiabálás]
[üst üste bağrışmalar][összevissza kiáltozás] férfi: A több százezer bulizó közül sokan nem tudtak a kibontakozó tragédiáról.
[üst üste bağrışmalar][överlappande rop]
[üst üste bağrışmalar][překřikování]
[üst üste bağrışmalar][przekrzykiwanie]
[üst üste bağrışmalar] [siren sesleri duyulur][grida che si sovrappongono] [suono di sirene]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod