Ana içeriğe geç
Sözlük

bağrış ile cümle

bağrış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Inainte de a apuca sa ma intorc, toti cei de pe calea ferata alergau si tipau.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.미처 돌아보기도 채 전에 철길 위의 모든이가 소리를 지르며 달리고 있었습니다.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Nim się obróciłem, wszyscy na torach krzyczeli i uciekali.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Noch bevor ich mich umdrehen konnte, war jeder auf den Schienen am Schreien und Rennen.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Prima che io potessi girarmi, tutte le persone sui binari stavano urlando e correndo.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Sebelum saya berbalik lagi, semua orang di rel itu berteriak-teriak dan berlarian
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Trước khi tôi quay lại, mọi người bắt đầu la hét và chạy tán loạn.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Voordat ik me om kon draaien, begon iedereen te gillen en te rennen.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Не успел я обернуться, как все, стоявшие на путях, уже бегали и кричали,
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.Преди да успея да се обърна, всички на релсите викаха и тичаха.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.ולפני שיכולתי להסתובב כל מי שהיה על הפסים צרח ורץ
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.قبل أن التفت، كل من كان حولي بدأ بالصراخ و الهروب.
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı.サンゴに激しくぶつかりながら 潮が戻ってきたのだ
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Alla sprang till över till hans plats, de skrek, de ropade och viftade med sina mappar.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Alle løb hen til hans stol, der var skrig, der var råben, viftning med deres sagsmapper.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Iedereen rende naar zijn stoel, er was geschreeuw, er was gegil, dossiers wapperden in de lucht.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Jeder rannte zu seinem Stuhl, es gab ein Gezeter, es gab ein Gebrüll, es wurde mit Dossiers gefuchtelt.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.모두가 그 아이에게 달려들었습니다. 비명지르는 아이도 있었고, 소리치거나 서류를 흔드는 아이들도 있었습니다.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Mindenki odafutott a székéhez, kiabáltak, kiáltoztak, lobogtatták a dossziéikat.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Semua anak berlarian ke kursi mereka, ada jeritan, ada teriakan, melambaikan berkas mereka.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Toți au fugit la locurile lor, erau ţipete, erau strigăte, își fluturau dosarele.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Tout le monde a couru à sa chaise, ça criait, ça hurlait, en agitant des dossiers.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Tutti corsero alla sua sedia, gridando urlando, agitando dossiers.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Všetci sa rozbehli k jeho stoličke. Bolo tam veľa vreskotu, kriku, deti mávali svojimi fasciklami.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Všichni běželi k jeho židli, křičeli, hulákali, mávali svými akty.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Wszyscy podbiegli do niego, było mnóstwo wrzasku, krzyku, machania segregatorami.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Όλοι έτρεξαν στη θέση του, φωνάζοντας, ουρλιάζοντας, κουνώντας τα ντοσιέ τους.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Все побежали к его месту, был шум, был гам, размахивание папками.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Всички изтичаха до столовете си, имаше крещене, имаше писъци, махане с техните папки.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.כולם רצו לכיסא שלו, היו צרחות, היו צעקות, נפנופים של תיקי ניירות.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.أسرع الكل نحو كراسيهم، كان هنالك ضجيج، كان هنالك صراخ، تلويح بالملفات.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.叫び、わめき、書類をなびかせていました この書類は機密書類でした
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Al Bitterhed og Hidsighed og Vrede og Skrigen og Forhånelse blive langt fra eder tillige med al Ondskab!
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Alle Bitterkeit und Grimm und Zorn und Geschrei und Lästerung sei ferne von euch samt aller Bosheit.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Allslags bitterhet og hissighet og vrede og skrik og spott være langt borte fra eder, likesom all ondskap;
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Kaikki katkeruus ja kiivastus ja viha ja huuto ja herjaus, kaikki pahuus olkoon kaukana teistä.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Každá horkosť a prchkosť a hnev a krik a rúhanie nech je odňaté od vás so všetkým, čo je nešľachetné a zlé.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.너희는 모든 악독과 노함과 분냄과 떠드는 것과 훼방하는 것을 모든 악의와 함께 버리고
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Phải bỏ khỏi anh em những sự cay đắng, buồn giận, tức mình, kêu rêu, mắng nhiếc, cùng mọi điều hung ác.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Phải bỏ khỏi anh_em những sự cay_đắng , buồn giận , tức_mình , kêu_rêu , mắng_nhiếc , cùng mọi điều hung_ác .
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Quítense de vosotros toda amargura, enojo, ira, gritos y calumnia, junto con toda maldad
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Scompaia da voi ogni asprezza, sdegno, ira, clamore e maldicenza con ogni sorta di malignità
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Toda a amargura, e cólera, e ira, e gritaria, e blasfêmia sejam tiradas dentre vós, bem como toda a malícia.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Všeliká hořkost, a rozzlobení se, i hněv, i křik, i rouhání buď odjato od vás, se vší zlostí,
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Πασα πικρια και θυμος και οργη και κραυγη και βλασφημια ας αφαιρεθη απο σας μετα πασης κακιας
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Всякое раздражение и ярость, и гнев, и крик, и злоречие со всякою злобою да будут удалены от вас;
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.И тъй, не бивайте съучастници на тях.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.Усяка гіркість, і гнїв, і ярость, і крик, і лайка нехай зникне од вас із усїм лихим.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.כל מרירות וחמה ורגז וצעקה וגדוף תסירו מכם עם כל הרשעה׃
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.ليرفع من بينكم كل مرارة وسخط وغضب وصياح وتجديف مع كل خبث.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.一 切 苦 毒 、 惱 恨 、 忿 怒 、 嚷 鬧 、 毀 謗 、 並 一 切 惡 毒 、 〔 或 作 陰 毒 〕 都 當 從 你 們 中 間 除 掉
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.一切 苦毒 、 惱恨 、 忿怒 、 嚷鬧 、 毀謗 、 並一切 惡毒 、 〔 或 作 陰毒 〕 都 當從 你 們中間 除掉
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Az utczákon panaszkodás hallik a bor miatt; minden öröm alkonyra szállt, a föld vígassága elköltözött.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Därute höres klagorop över vinet; all glädje är såsom en nedgången sol, all jordens fröjd har flyktat.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.En las calles se oye el lamento por el vino. Todo gozo se oscurece; la alegría de la tierra ha sido desterrada
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Há lastimoso clamor nas ruas por falta do vinho; toda a alegria se escureceu, já se foi o prazer da terra.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Jadikovanje zaradi vina je po ulicah; zatonilo je vse veselje, izginila je radost zemlje.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.포도주가 없으므로 거리에서 부르짖으며 모든 즐거움이 암흑하여 졌으며 땅의 기쁨이 소멸되었으며
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Man jamrer over Vinen på Gaden, bort er al Glæde svundet; landflygtig er Landets Fryd.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Man klagt um den Wein auf den Gassen, daß alle Freude weg ist, alle Wonne des Landes dahin ist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bağrış ile cümle - Sayfa 2 - bağrış kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App