bağlanma ile cümle
bağlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bize sevmeyi, bir şeylere bağlanmayı öğretmediler.自分を愛せないことは、他者を愛することを不能にする。
Fransa'ya bağlanma yanlısı harekete karşı kararlı bir tutum sergiledi.フランスも接収などの厳しい措置をとった。
Ellerinin önden bağlanmasını istedi.手のひらが向き合うようにする。
İlk olarak 1951'de önerilen bu model, üç doğrudaş atomun bağlanmasını göz önünde bulundurur.这种模型于1951年首次提出,描述了三个共线原子的成键状况。
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.这一高发生率部分是因为不安全的厨房和典型的印度式宽松服装所致。
Watson, oyun boyunca internete bağlanmadı.在比赛中沃森没有链接到互联网。
MÖ 187 yılında tamamlanmış olup Rimini'de 33 yıl önce tamamlanmış Flaminia Yolu ile Roma'ya bağlanmaktadır.艾米利亚大道完成于公元前187年,与33年前完成的连接里米尼与罗马的弗拉米尼亚大道(Via Flaminia)相衔接。
Bu bileşiklerdeki bağlanmalar, üç merkez dört elektron bağı modeli kullanılarak açıklanabilmektedir.这些化合物的成键可以使用三中心四电子键模型来解释。
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.此外,Yama也可以被引申為成對的繩束,有捆绑的意思。
Böylelikle kullanıcıların kablolu bağlantı ya da wirelessi kullanarak birbirlerine bağlanmalarını sağlar.它使得用户可以通过电缆或无线相互连接。
Fakat SAS diskleri SATA denetleyicilerine bağlanmayadabilir.但SATA存储系統并不能连接SAS硬盘。
Bu komut köleye, köle kelepçeleri bağlanması için verilir.更惡劣的是他會將他的新娘戴上奴隸項圈控制。
Bağlanma, sevme gibi hisleri alabildiğine güçsüzdür.被光壽嫌脾氣懦弱而不得寵愛。
Diğer sınır kapısı ise başlangıcında olup, ki bağlanmaktadır.线的一端就留在开端,另一端编织。
Metallerde, bağlanma enerjisi olmayan elektronlara serbest elektron denir.在金属中,没有结合能的电子被称作自由电子。
Bu tür orbitaller, atom çekirdekleri arasındaki bağlanma bölgelerinde bir ya da birden fazla düğüm bulundurur.這樣的軌道在原子核之間的耦合區域中具有一個或多個節(物理)。
3' veya 5' UTR'lere bağlanan proteinler ribozomların mRNA'ya bağlanmasına etki edebilirler.連同5'端帽,這相信是可以幫助mRNA運離細胞核。
Pudong, birçok tünel ve dört büyük köprü ile Puxi'ye bağlanmaktadır.푸둥은 푸시와 여러 개의 터널 및 4개의 대교로 연결된다.
Fakat SAS diskleri SATA denetleyicilerine bağlanmayadabilir.하지만 SAS 디스크들은 SATA 콘트롤러에 붙일 수 없다.
Islanma iki malzemenin bağlanması ve yapışmasında önemlidir.젖음은 두 물질의 결합이나 접착에서 중요하다.
Güney Osetya'nın Rusya'ya bağlanma planı yoktur."“靑 "北조문단 접촉 계획 없어"”.
Bu mekanizma aflatoksinin guaninin N7 pozisyonuna bağlanmasına benzerdir.이 기구는 구아닌의 N7 자리에 결합하는 아플라톡신의 것과 닮아 있다.
Nikel-62’den daha ağır çekirdekler için, nükleonun bağlanma enerjisi kütle numarası ile azalır.핵이 니켈62N보다 무겁다면 핵자 당 결합 에너지는 질량수가 올라감에 따라 감소한다.
Amino asidin bağlanması 3' ucundadır.아사노 종가 제3대 당주.
Sistem, Microsoft Windows veya Samba sunucularına bağlanmak için SMB kullanamaz.이 시스템은 윈도나 삼바 서버로 연결하기 위해 SMB를 사용할 수 없다.
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.또한 EGLM은 총에 장착할 수도 있으며 원할경우 특별제작된 독립형 개머리판에 장착하여 사용할 수 있다.
Tüm bilgisayarların merkezi bir sunucuya doğrudan bağlanması esasına dayanır.ניהול מידע האימות של כל הלקוחות מרוכז במקום אחד.
TOAB altın taneciklere sıkıca bağlanmaz, dolayısıyla çözelti iki hafta boyunca yavaş yavaş çökelir.חשוב לציין כי ה- TOAB לא נקשר לחלקיקי הזהב בצורה חזקה, ולכן תגובה זו תתרחש בהדרגה במשך כשבועיים.
Hücre sitoplazmasinda aktin genellikle ATP'ye bağlı olarak bulunur, ama ADP'ye bağlanması da mümkündür.בציטוזול נמצא האקטין קשור למולקולות ATP בעיקר, אבל יכול להיקשר גם ל-ADP.
Bu bağlanma, doğal ve zorunlu değildir.אנחנו לא מרגישים טבעיים או מאוזנים.
Resmî siteye göre maç yarıda kalmış ve sonuca bağlanmamıştı.התחרות, שהייתה לשם דבר, הופסקה באופן לא רשמי.
Köylüler belediyeye bağlanmak istemedi ve eylem yaptılar.תושבי הכפרים התנגדו לאיחוד ופעלו לסיכולו.
Alosterik enzimler, effektörlerine bağlanmaya cevaben yapılarını değiştirirler.הדיסאסמבלר מנסה להסיק את גודל המשתנים מפקודות הגישה אליהן.
Bu, enzim üzerinde iki substrat bağlanma yeri olduğunun belirtisi olabilir.זה עשוי להצביע על קיום שני אתרים קושרי סובסטרט באנזים.
Watson, oyun boyunca internete bağlanmadı.По време на играта Watson е нямал достъп до Интернет.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Често пъти това е свързано със злополуки в кухнята или с домашно насилие.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Част от този висок процент е свързан с необезопасени кухни и свободните широки дрехи, характерни за Индия.
Şehir, Çin sınırında yer almakta olup Çin-Kore Dostluk Köprüsü ile Dandong şehrine bağlanmaktadır.Градът е свързан с китайския град Андун посредством Моста на корейско-китайската дружба, дълъг 944 метра.
Kongre tarihleri ve düzenleneceği yer Konsey tarafından karara bağlanmaktadır.Информира се Сената за времето и дневния ред на заседанията.
Bu oyuklar baz çiftlerine bitişiktir ve onlara bağlanmak için bir yer oluşturabilirler.Огиерите могат да ги почувстват ако са близо до тях.
Sonuç olarak termografinin geniş kullanımı tarihi olarak askeri ve gizli servislere bağlanmaktadır.S toga ne čudi da se široka upotreba termografije povijesno veže uz vojsku i uz službe osiguranja.
Ayrıca stablize bir yol ile Urfaya bağlanmaktadır.S obližnjom Stomorskom povezana je cestom.
Ayrıca bu sözleşmeyi imza etmemiş ülkeler hükümler tarafından bağlanmamaktadır.Nadležnosti koje Ugovorima nisu dodijeljene Uniji, zadržavaju države članice.
Kendisi de birilerine bağlanmak isteyen Sai, edinebildiği kadar çok arkadaş edinmeye karar verir.Planira se privući što više mladih ljudi i surađivati sa što više KUD-ova.
Bu durumlar onun Straight Edge yaşam tarzına bağlanmasına neden olmuştur.Dovolil mu konvertovať na životný štýl straight edge.
Bu bağlanma, doğal ve zorunlu değildir.Tento jav je prirodzený a nie je škodlivý.
Ancak doğalgaz şebekesi mahalleye bağlanmamıştır.Oblasť tiež nebola bez kontaktov s okolím.
Fransa'ya bağlanma yanlısı harekete karşı kararlı bir tutum sergiledi.Priviedla Francúzsko k fatálne chybnému odhadu situácie.
Ca' Rezzonico kanalın sağ kıyısında bulunur, bu noktada Rio di San Barnaba ile bağlanmaktadır.Ca 'Rezzonico stoji na desnem bregu kanala, na mestu, kjer se mu pridružil Rio di San Barnaba.
Sıyrılmamaları için kuşakları muhakkak surette bağlanmalıdır.Proti njima (מפנין, Mefannin): stvari, ki se jih ne sme dotakniti.
Bu durumlar onun Straight Edge yaşam tarzına bağlanmasına neden olmuştur.Yra ginčijamasi dėl to, kas turi būti straight edge gyvenimo būdo dalys.
Müfredat ya da öğretim programı, eğitimin bir programa bağlanmasıdır.Išsilavinimo trukmė bei programos priklauso nuo švietimo sistemos.
14. yüzyılda Norveç’in Danimarka’ya bağlanmasıyla, Danimarka’nın hâkimiyeti altına girdi.Nuo XVI a. Norvegija naudojosi Danijos vėliava, su kuria buvo susijusi unijiniais ryšiais.
Watson, oyun boyunca internete bağlanmadı.Saate jooksul ei olnud Watson Internetti ühendatud.
Bu kinetik davranışa yavaş bağlanma denir.Sellist kineetilist käitumist nimetatakse aeglaseks sidumiseks.
İlk olarak 1951'de önerilen bu model, üç doğrudaş atomun bağlanmasını göz önünde bulundurur.Esimest korda 1951. aastal välja pakutud mudeli järgi tekib side kolme kollineaarse aatomi vahel.
Nikel-62’den daha ağır çekirdekler için, nükleonun bağlanma enerjisi kütle numarası ile azalır.Tuumade jaoks, mis on raskemad kui nikkel-62, väheneb seoseenergia koos massiarvuga.
SSH sunucularına bağlanmak için atanmış standart TCP port numarası 22 dir.SSH-serveritega ühenduse loomiseks on määratud standardne TCP port 22.
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.Et saelint on kitsas, saab lintsaega saagida ka mööda kõverat kontuuri.
Bundan dolayı çekirdeğin yüzeyindeki nükleonun bağlanma enerjisi daha düşüktür.Seega energiabarjäär ruumala vähendades kahaneb.