bağlanma ile cümle

bağlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güney Osetya'nın Rusya'ya bağlanma planı yoktur."De vill inte att datatrafiken ska gå genom Sverige".
Bu durumda ilk önce ofisteki ağa bağlanmak gerekir.Man förstår, att det måste vara bekvämt att ha sitt kontor där.
Çocuğun yabancıya tepkileri, anneye bağlanma düzeyine göre değişir.Främlingens beteende är fokuserat mot spädbarnet.
Bir disakkarit iki molekül monosakkaritin glikozit bağı ile bağlanmasıyla oluşur.Disackarider är de sockerarter som består av två monosackaridrester sammankopplade med en glykosidbindning.
Bu, diğer ligazların ubikitine bağlanması için uyarı verir.Den har som uppgift att tända de övriga ljusen.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.Hon värdesätter friheten och vill inte binda sig vid någon.
IgE’nin antijene bağlanması ile mast hücrelerdeki ve bazofillerdeki FcεRI reseptörler etkinleşir.Kombinationen av IgE bundet till antigenen aktiverar FcεRI-receptorer på mastceller och basofiler.
Lokal otoyol olan A352, bu otoyollara bağlanmaktadır.Vägen som går ifrån A352 till A2 har motorvägskaraktär. ^ sådan.
Sıyrılmamaları için kuşakları muhakkak surette bağlanmalıdır.Збереглися також назви племен, що не входили ні в які злуки (Любешани).
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Часто це спричинено нещасними випадками на кухні та домашнім насильством.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Частково це спричинено небезпечними умовами на кухні та через вільний одяг, характерний для Індії.
Çocuk seks turizmi yoksulluğada bağlanmaktadır.Я засуджую сексуальний туризм.
Hücre sitoplazmasinda aktin genellikle ATP'ye bağlı olarak bulunur, ama ADP'ye bağlanması da mümkündür.В циозолі актин в основному зв'язаний з АТФ, але також може зв'язуватися з АДФ.
Fakat SAS diskleri SATA denetleyicilerine bağlanmayadabilir.За рахунок цього можливо підключати пристрої SATA до контролерів SAS.
IgE’nin antijene bağlanması ile mast hücrelerdeki ve bazofillerdeki FcεRI reseptörler etkinleşir.Після цього IgE, що з'єднаний з антигеном, активує високоафінні рецептори FcεRI на мастоцитах і базофілах.
Bize sevmeyi, bir şeylere bağlanmayı öğretmediler.Не любить нав'язуватися, домагатися уваги.
Çoğu bakteriyel hastalığın ilk aşaması bakterinin hücre yüzeyine bağlanmasıdır.Багатьом бактеріям потрібно спершу прикріпитися до поверхні тіла хазяїна.
Güçlü nükleer etkileşim atom çekirdeğinin bağlanmasından sorumlu değildir.Ефективність пожежогасіння не залежить від важкодоступності вогнища спалаху.
Tombolo: Kıyı yakınındaki bir adanın biriktirme faaliyetleri sonucunda kıyıya bağlanmasıdır.Азія: використання печер біля Каспійського моря для проживання людей.
Yaşam gücünü geliştirmek, ama kazanım ile veya yenilgi ile bağlanmamaktır.І він же буде нести відповідальність за успіх або невдачу.
İstanbul Şehir Orkestrası'nın Kültür Bakanlığı'na bağlanması ile meydana gelmiştir.Він утворився, коли Стамбульський міський оркестр був приєднаний до Міністерства культури.
Willow, büyüye aşırı bağlanmaya başlar.Willow se pomalu začne zajímat o magii.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Příčinou jsou zčásti ne zcela bezpečné prostředí kuchyní a volný oděv, typický pro tuto zemi.
Ellerinin önden bağlanmasını istedi.Ruce se do něj vkládají zepředu.
Genellikle yazıcı bağlanmak için kullanılır.Rozhraní se používalo především pro připojení tiskáren.
Habsburglar’dan ayrılıp Fransa’ya bağlanmak istediği iddia edilir.Postupně se odklonil od Habsburků a orientoval se na Francii.
Bunların metilasyonu genelde proteinlerin nükleik asitlere bağlanmasını düzenlemeye yarar.Ty velmi často kódují proteiny, které jim umožňuje šířit se genomem hostitele.
Lokal otoyol olan A352, bu otoyollara bağlanmaktadır.Dálničním přivaděčem A54 je napojena na dálniční síť.
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.Pokud je kapalina zakalená, bude zataženo s možností srážek.
Watson, oyun boyunca internete bağlanmadı.Watson nu a fost conectat la Internet în timpul jocului.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Acesta se corelează adesea cu accidente în bucătărie sau violență domestică.
Güneyde bulunan yoldan Oltu ilçesine, kuzeyde bulunan yoldan Şenkaya ilçesine bağlanmaktadır.Scare se află pe latura de est și duce către o intrare aflată tot pe latura sudică.
Tedavi için bileğe lastik bir bant bağlanması yeterlidir.O femeie este injectată cu un ser pentru vindecarea tuberculozei.
Öykünün son cümlesi, birçok yan cümlenin bir dizi bağlaçla birbirine bağlanması ile özellikle uzatılmıştır.Paragrafele finale ale povestirii sunt prelungite intenționat prin folosirea unei serii de conjuncții.
Bir alkil (R) grubuna bir -OH grubunun bağlanmasıyla teşekkül etmektedirler.Orice element a dintr-un grup G generează subgrupul ciclic <a>.
Perekop Kıstağı ile Herson Oblastı'na bağlanmaktadır ve Kerç Boğazı ile Kuban'dan ayrılmaktadır.Ea este unită cu regiunea Herson prin Istmul Perekop și separată de Kuban prin Strâmtoarea Kerci.
IgE’nin antijene bağlanması ile mast hücrelerdeki ve bazofillerdeki FcεRI reseptörler etkinleşir.Combinația dintre IgE și antigen activează receptorii FcεRI în mastocite și bazofile.
Bu işletim sisteminde, kullanıcının ilk olarak ana bilgisayara bağlanması gerekir.Pentru a juca, utilizatorul trebuie mai întâi să se înregistreze.
Bu bağlanmanın oluşmasında bebeklerin bir takım davranış özellikleri etkili olur.Dacă se respectă aceste reguli, lucrul cu această albină este chiar plăcut.
Tek bir şirkete bağlanmak istemiyorum.Nu vreau să mă leg de o singură companie.
Şehir, Çin sınırında yer almakta olup Çin-Kore Dostluk Köprüsü ile Dandong şehrine bağlanmaktadır.A város melletti Kínai–Koreai Barátság híd köti össze a Sinidzsut Kína Tantung (Dandong) városával.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Ez részben a nem biztonságos konyhai körülményeknek és az Indiában hagyományos laza ruházatnak tudható be.
Danimarka Krallığı ülkesine resmen bağlanma.Nem szerepel a Dán Királyság hivatalos uralkodólistáján.
Demiryolu inşaat programına bağlanmalıdır.A vasuti felépítmény átalakítása.
Sonra Arel sistemi gereğince 48 perde bağlanmaya başlandı.Ezen felül csak a kritikus ívekben cserélték a síneket 48-as rendszerűre.
Fakat SAS diskleri SATA denetleyicilerine bağlanmayadabilir.Viszont a SAS lemezek nem csatolhatóak SATA csatlakozókhoz.
Bu tür orbitaller, atom çekirdekleri arasındaki bağlanma bölgelerinde bir ya da birden fazla düğüm bulundurur.Az ilyen pályáknak az atommagok közötti, a kötéshez tartozó térben egy vagy több csomófelületük van.
Sentez ilerlerken endoplazmik retikuluma (ER)’ye bağlanma gerçekleşir.Ehelyett az endoplazmatikus retikulumból való kifejlődést támogatja.)
Köpeğe bağlanmak üzere bir tür koşum takımı tasarlandı.A cél egy fáradhatatlan kutyafajta kitenyésztése volt.
MÖ 187 yılında tamamlanmış olup Rimini'de 33 yıl önce tamamlanmış Flaminia Yolu ile Roma'ya bağlanmaktadır.Ariminumista Roomaan johti 33 vuotta aikaisemmin valmistunut Via Flaminia.
Ayrıca bu sözleşmeyi imza etmemiş ülkeler hükümler tarafından bağlanmamaktadır.Tämä koskee myös maita, jotka eivät ole allekirjoittaneet yleissopimuksia.
Kent, karayollarıyla diğer Tanzanya kentlerine bağlanmaktadır.Maantiet yhdistävät Hanoin Vietnamin muihin suurempiin kaupunkeihin.
İlk bilgisayarlar birçok ekipmanın çok sayıda kablo ile birbirine bağlanması ile oluşmuştu.Aluksi kaikki verkon koneet oli kytketty yhteiseen kaapeliin.
Habsburglar’dan ayrılıp Fransa’ya bağlanmak istediği iddia edilir.Hän jatkoi Habsburgien palveluksessa toivoen saavansa takaisin maat Ranskalta.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Hän kieltäytyi silmät peittävästä siteestä eikä halunnut itseään sidottavan teloituspaaluun.
Diğer sınır kapısı ise başlangıcında olup, ki bağlanmaktadır.Putken toisessa päässä on pystysuora putki, joka on toisesta päästä avoin ja toisesta suljettu.
Bağlanma el kitabı Kovalent BağlarLinkki lupahakemuksen taustoihin Lestijoki
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Αυτό συχνά σχετίζεται με ατυχήματα στην κουζίνα ή με ενδοοικογενειακή βία.
Bunların arasında dullara emeklilik maaşı bağlanması da bulunmaktaydı.Ανάμεσα σε αυτά δεν έλειπε και το θέμα του συνταξιοδοτικού.
Soylarının tükenmesi dingolar ve Avustralya yerlileri tarafından avlanılmasına bağlanmaktadır.Η εξαφάνισή τους αποδίδεται στην θήρευσή τους από το ντίνγκο και τους ιθαγενείς Αυστραλούς.
İlgili Sayfalar