Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Possiamo fare cose come allacciare le scarpe e attraversare la strada da soli.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Putem sa facem singuri chestii de genul: sa ne facem funda la siret si sa trecem singuri strada.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vieme si sami zaviazať šnúrky a prejsť cez ulicu.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vi kan göra saker som att knyta våra skosnören och korsa gatan själva.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vi kan gøre ting såsom at binde vores snørebånd og gå over gaden alene.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.We kunnen dingen doen zoals onze schoenveters strikken en zelfstandig de straat oversteken.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Wir können Dinge wie unsere Schnürsenkel knüpfen und die Strasse alleine überqueren.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Zmoremo stvari kot je zavezovanje vezalk in samostojno prečkanje ceste.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Μπορούμε να κάνουμε πράγματα όπως να δένουμε τα κορδόνια μας και να περνάμε μόνοι μας το δρόμο.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Ми можемо подужати такі речі, як наші шнурки, й здатні переходити вулицю самотужки.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Можем да си вързваме обувките или да пресичаме улицата сами.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Мы можем сами завязать шнурки и переходить улицу без помощи.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.אנחו יכולים לעשות דברים כמו לקשור שרוכים או לעבור את הכביש לבד.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.فيمكننا ربط أحذيتنا وعبور الطريق معتمدين على أنفسنا.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.私達が赤ちゃんに大人と同じ考え方を教えるために
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok.Abban lennék, ha lenne.
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok.Am promis, dar n-am niciuna.
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok.Ik wil dat wel doen, maar ik heb geen das.
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok.Je devrais, mais je n'en ai pas.
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok.Me la pondría, pero no tengo.
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok.Я бы с удовольствием, но у меня нет галстуков.
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok..הייתי שם, אבל אין לי
Bağlamak isterdim maalesef hiç kravatım yok.عند وعدي لكني لا امتلك واحد
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Así como enlazamos algunos de oxígeno, hace más probable te enlazamos a más.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Jadi seperti yang kita mengikat oksigen beberapa, itu membuat lebih mungkin bahwa kita akan mengikat lebih.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Kiedy związany zostanie tlen, to sprawia, że łatwo przyłączy się go więcej.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.약간의 산소와 결합해서 더 결합하기 쉬워집니다
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Prcio' come leghiamo ossigeno, diventa piu' facile a leganre dell'altro.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Protože se část kyslíku navázala, stalo se pravděpodobnější, že se ho naváže více.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Wenn wir also Sauerstoff aufnehmen, wird es wahrscheinlicher, dass wir noch mehr aufnehmen werden.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Сблъсквайки се с кислорода ставаме по-склонни да се сблъскаме с още повече.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.Якщо кисень з'єднається є вірогідність, що таких сполук буде все більше.
Biz bazı oksijen bağlamak, daha büyük olasılıkla ortaya koyuyor biz daha fazla bağlamak.עקומת הרוויה תראה כך. אם כן זוהי סביבה חומצית.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Ainsi, ils n'ont pas à s'appuyer sur des personnes de moins en moins nombreuses pour les aider.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Así no tienen que depender de los ya escasos cuidadores.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Dadurch hängen sie nicht von Menschen ab, die ihnen immer seltener helfen können.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Ìgy nem kell az egyre fogyó ápolókra támaszkodnunk.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.노인들이 감소하는 복지사에게 의지하지 않아도 되도록 말이지요.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Non devono affidarsi a persone che scarseggiano per aiutarle.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Nu sunt nevoiți să depindă de ajutorul unor oameni tot mai puțini.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Op die manier zijn ze niet afhankelijk van mensen om hen te helpen.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Sehingga mereka tidak perlu bergantung pada SDM yang semakin langka untuk membantu mereka.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Takže se nebudou musel spoléhat na stále menší počet lidí.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Vì vậy, họ sẽ không phải dựa vào những người ngày càng trở nên khan hiếm để giúp họ.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Έτσι δεν θα χρειάζεται να βασίζονται σε ανθρώπους για βοήθεια, καθώς θα σπανίζουν.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Нам не нужно будет полагаться на людей, которых становится всё меньше, чтобы помочь нам.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Така няма да се налага да разчитат на помощта на все по-недостатъчния брой хората.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Тож не муситимуть покладатися на тих небагатьох людей, що зможуть їм допомогти.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.כך שהם לא צריכים לסמוך על אנשים שנעשים נדירים מכדי לעזור להם.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.فلا يعتمدون على الأشخاص الذين تقل مساعدتهم لهم
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.私はこう信じています 私たちは 日々の生活でバクスターのようなロボットと
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Approfondiamo ancora questa idea che può sembrare un po' folle.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Así que quiero extrapolar un poco esta idea algo que es un poco loco.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Chciałbym dokonać małej ekstrapolacji tego pomysłu, zrobić coś trochę szalonego.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Et je voudrais extrapoler sur cette idée un peu avec quelque chose qui est légèrement fou.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Ich möchte diese Idee nun ein bisschen weiter ausführen mit etwa was ein bisschen verrückt ist.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Ik wil het dus wat verder doortrekken, een beetje gekker.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.저는 이 아이디어를 조금 더 특이한 무언가에 대해서 적용시켜보고자 합니다.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Nên tôi muốn ngoại suy về ý tưởng này một chút hơi điên khùng một chút.
Bu fikri bir sonuca bağlamak istiyorum biraz çılgınca bir şey.Por isso, eu quero extrapolar um pouco esta ideia usando algo que é um pouco louco.