Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.משחק זה דרש חיבור לאינטרנט לאורך כל זמן המשחק.
Palmas Havalimanı, Palmas'ı Breziya'nın diğer şehirlerine bağlamaktadır.Летище Палмас обслужва вътрешни полети до други големи градове в Бразилия.
30 Mart 1858 tarihinde, Hymen Limpman kalem arkasına silgi bağlamak için ilk patent aldı.На 30 март 1858 година Хаймен Липман (Hymen Lipman) получава патент за прикрепяне на гума към молива.
Ted telefonları, hat kablosunu ilgili odanın deliğine sokarak bağlamaktadır.Винс увисва на въжето пред кабината на камиона.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.To je vjerojatno zbog klimatskih promjena.
Kuzey'de Porte de Clignancourt hattını ve güney'de Porte d'Orléans hattını bağlamaktadır.Prechádza mestom od Porte de Clignancourt na severe do Porte d'Orléans na juhu.
Kendisi çok kuvvetli olup hiçbir bağla bağlamak onu zaptetmiyordu.Bolo veľmi riskantné vôbec prísť s ním do styku nepripravený.
Bu eserinde Samanyolu görünümünün optik bir etkiye bağlamaktaydı.Šiame kūrinyje jaučiama impresionistinės dailės įtaka.
Dünya medeniyetinin başlangıcını Yunan medeniyetine bağlamak yanlıştır.Archeologija rodo graikų civilizacijos žlugimą.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.16. oktoobril 1793 lõikas valvur maha Marie juuksed ning sidus ta käed selja taha.
Bu versiyondan, OpenSSH'yi diğer işletim sistemlerine bağlamak için bir "taşınabilirlik" dalı oluşturuldu.Sellest versioonist loodi "mobiilne" haru võimaldamaks OpenSSH-d ka teistes operatsioonisüsteemides kasutada.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Mängu mängimiseks on vaja saada kasutajapoolne sisend.
Böylece bu kutsal ağaç, dünyanın her üç katını -gök, yer ve yeraltı dünyalarını- birbirine bağlamaktadır.Tuntud oli maailmapuu ning maailma jaotus kolmeks sfääriks: taevas, maa, allilm.
% 1 önekini bağlamak mümkün değilDet är inte möjligt att binda till prefixet% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilDet er ikke muligt at binde til præfikset% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilEs ist nicht möglich, an das Präfix %1 zu binden.
% 1 önekini bağlamak mümkün değilHet is niet mogelijk te verbinden met de prefix %1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilIl n'est pas possible de lier le préfixe %1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNão é possível associar ao prefixo% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNem lehet kötni a( z)% 1 előtaghoz
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNIe je možné spojiť s predponou% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNie można powiązać z przedrostkiem% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNo es posible referenciar al prefijo %1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilΑδύνατη η σύνδεση με το πρόθεμα% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilНеможливо прив’ язати префікс% 1
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.C`est attacher une pierre à la fronde, Que d`accorder des honneurs à un insensé.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Come chi lega il sasso alla fionda, così chi attribuisce onori a uno stolto
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Como atar una piedra a la honda, así es dar honor al necio
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Como o que ata a pedra na funda, assim é aquele que dá honra ao tolo.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Cum ai pune o piatră în praştie, aşa este cînd dai mărire unui nebun. -
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Jako keby niekto vložil kameň do praku, tak ten, kto dáva bláznovi česť.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Jako kiedy kto przywiązuje kamień drogi do procy: tak czyni ten, który uczciwość głupiemu wyrządza.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Jako vložiti kámen do praku, tak jest, když kdo ctí blázna.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Kakor kdor vrže mošnjo žlahtnih kamenov v grobljo, tako dela, kdor čast izkazuje bedaku.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.미련한 자에게 영예를 주는 것은 돌을 물매에 매는 것과 같으니라
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Lik den som legger sten i slyngen, er den som gir en dåre ære.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Memuji orang yang tak berpengetahuan, seperti mengikat batu erat-erat pada jepretan
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.nt a ki követ köt a parittyába, úgy [cselekszik,] a ki a bolondnak tisztességet tesz.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Såsom att binda slungstenen fast vid slungan, så är det att giva ära åt en dåre.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Som en, der binder Stenen fast i Slyngen, er den, der hædrer en Tåbe.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Tôn trọng kẻ ngu muội, Giống như bỏ cục ngọc vào trong đống đá.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Tôn_trọng kẻ ngu_muội , Giống như bỏ cục ngọc vào trong đống đá .
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Wer einem Narren Ehre antut, das ist, als wenn einer einen edlen Stein auf den Rabenstein würfe.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Yhtä kuin sitoisi kiven linkoon kiinni, on antaa kunniaa tyhmälle.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Ως ο δεσμευων λιθον εις σφενδονην, ουτως ειναι οστις διδει τιμην εις τον αφρονα.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Както оня, който хвърли възел със скъпоценни камъни в грамада, Така е тоя, който отдава чест на безумния.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Что влагающий драгоценный камень в пращу, то воздающий глупому честь.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.כצרור אבן במרגמה כן נותן לכסיל כבוד׃
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.كصرّة حجارة كريمة في رجمة هكذا المعطي كرامة للجاهل.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.將 尊 榮 給 愚 昧 人 的 、 好 像 人 把 石 子 包 在 機 弦 裡
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.將尊榮給 愚昧 人 的 、 好像 人 把 石子 包在 機弦裡
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Chúng ta có thể làm những việc như thắt dây giày và tự mình đi qua đường.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Conseguimos fazer coisas como atar os sapatos ou atravessar a estrada sozinhos.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Kita dapat melakukan banyak hal seperti mengikat tali sepatu dan menyebrang jalan sendiri.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.우리는 신발끈을 묶거나 스스로 길을 건널 수도 있지요.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Meg tudjuk kötni a cipőfűzőnket és át tudunk menni az úton egyedül.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Możemy robić takie rzeczy jak wiązanie sznurówek i samodzielnie przechodzić przez ulicę.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Můžeme dělat věci jako zavázat si tkaničky a přejít sami ulici.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Nous pouvons faire des choses comme nouer les lacets des chaussures, ou traverser la rue tous seuls.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Podemos atarnos los cordones y cruzar la calle solos.