bağlama ile cümle
bağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Solak bir insan nasıl bağlar veya nasıl bağlamalıdır?一直以來以來登場的左天是否同一人?
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.但《飆酷車神》这款游戏还是需要全程联网来进行游戏。
Bağlamadan daha küçüktür.미숙아는 이보다 작다.
Belirli bir ortamda (örneğin ofis) insanları bir araya getirmek ve bağlamak için eşanlamlıdır.상관면은 상관면(上關面)과 부남면(府南面)의 합면이다.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.랭킹 배틀형 게임으로 인터넷 연결이 필요하다.)
Bu versiyondan, OpenSSH'yi diğer işletim sistemlerine bağlamak için bir "taşınabilirlik" dalı oluşturuldu.이 버전부터 "portability" 브랜치가 만들어져 OpenSSH를 다른 운영 체제로 이식하게 되었다.
Bu problem uygun bir bağlama sokulmalıdır.이것이야말로 위대한 양국에 적합하다.
Her geminin bağlama limanı bulunması zorunluluğu vardır.미국의 관할 하에 있는 모든 선박과 함선은 통상을 금지한다.
Yaklaşık 7 yaşında bağlama çalmaya başladı.가오는 7살 때 피겨스케이팅을 시작했다.
Savunmanın bu iki parçasını sadece dar bir kara şeridi bağlamaktadır.이 두 정부의 출현은 한반도의 분단을 고착화시켰다.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.1627년 3월 3일 정묘호란 때 후금군과 함께 내려와 의주를 공략하면서 같이 내려왔다.
Köprü türü cihazlar, genel olarak benzer teknolojiye sahip LAN’ları birbirine bağlamak için kullanılır.ו-+COM אמורות להיות טכנולוגיות שמשלימות אחת את השנייה.
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman kolaylık olması için foralı bağlamak şarttır.יש המשתמשים בכף נעליים להקל על הכנסת הרגל לנעל.
Anele bağı, ipi sabit bir nesneye bağlamak için kullanılan bir düğümdür.קשר סבתא (באנגלית: Granny knot) הוא קשר פשוט המשמש לקשירת חבל סביב חפץ.
Kadınlar başlarına yemeni ve tülbent bağlamaktadır.הייתי קושרת אותם בקבוצות ואוכלת.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.משחק זה דרש חיבור לאינטרנט לאורך כל זמן המשחק.
Genelde kısa saplı bağlama boyunda ve 12 perdelidir.צווארו היה קצר וכלל רק 12 חוליות.
Alevi semahlarındaki en önemli çalgı bağlamadır.מפתח הכסף הכי חזק שיש ליוקינו.
Böylece bağlama elemanlarının zamanla gevşeyip yuvasından çıkmasının önüne geçilmiş olur.הגעה של שוטרי זמן מאלצת אותו לעזוב את המקום.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.למעט בהחלטות בעניין תקציב, החלטות העצרת אינן מחייבות.
Palmas Havalimanı, Palmas'ı Breziya'nın diğer şehirlerine bağlamaktadır.Летище Палмас обслужва вътрешни полети до други големи градове в Бразилия.
MacReady yaratığı aleve verir ve yeni bir test için Windows'dan herkesi iple bağlamasını ister.Макрейди изгаря създанието и нарежда на Уиндоус да завърже всички за нов кръвен тест.
Bağlamadan daha küçüktür.По-дребен е от предходния.
30 Mart 1858 tarihinde, Hymen Limpman kalem arkasına silgi bağlamak için ilk patent aldı.На 30 март 1858 година Хаймен Липман (Hymen Lipman) получава патент за прикрепяне на гума към молива.
Ted telefonları, hat kablosunu ilgili odanın deliğine sokarak bağlamaktadır.Винс увисва на въжето пред кабината на камиона.
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Нейната роля се изпълнява от момиче на 8-10-годишна възраст, чийто родители трябва да са живи.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.To je vjerojatno zbog klimatskih promjena.
Yumuşak bağlama ise kısıtlı bir hareket imkanı vermek olarak tanımlanır.Smatra se, da je pošumljavanje obećavajuća mjera.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993. - Valenciennes i Olympique Marseille bili su uključeni u skandal namještanja utakmica.
Terdid sanatının esası, sözü tahmin edilmeyen ters bir sonuca bağlamaya dayanır.Cilj umjetnosti je prodrijeti u nepoznato.
Kuzey'de Porte de Clignancourt hattını ve güney'de Porte d'Orléans hattını bağlamaktadır.Prechádza mestom od Porte de Clignancourt na severe do Porte d'Orléans na juhu.
Süngü bağlamadım.Neobsahuje makrá.
Veri bağlama ve otomatik düzen yönetimi de dahil olmak üzere tüm WPF işlevlerini destekler.Celé konanie ale bolo zastavené a všetku pravidelnú osobnú dopravu stále zaisťujú ČD.
Kendisi çok kuvvetli olup hiçbir bağla bağlamak onu zaptetmiyordu.Bolo veľmi riskantné vôbec prísť s ním do styku nepripravený.
Bazı durumlarda,Lewis asitleri 2 Lewis bazını birden bağlama kapasitesine sahiptir.V nekaterih primerih so Lewisove kisline zmožne vezati dve Lewisovi bazi.
Sert ve yumuşak bağlama olarak ikiye ayrılır.Ločimo mehko in trdo kložo.
Buna göre, Tanah'taki hiçbir hüküm Hristiyanları bağlamamaktadır.Drugače pa njihovi rituali nimajo nobene povezave s krščanskimi.
Bunlar daha çok duruma ve bağlama göre değişkenlik gösterir.Vendar pa tam ni več viden zaradi poznejše spremembe in dopolnitve.
Bağlama ve kopuz kutsal sayılır.Ieškojimai Neries ir Šventosios santeklyje // Mūsų senovė.
Bu eserinde Samanyolu görünümünün optik bir etkiye bağlamaktaydı.Šiame kūrinyje jaučiama impresionistinės dailės įtaka.
Dünya medeniyetinin başlangıcını Yunan medeniyetine bağlamak yanlıştır.Archeologija rodo graikų civilizacijos žlugimą.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.16. oktoobril 1793 lõikas valvur maha Marie juuksed ning sidus ta käed selja taha.
Bu versiyondan, OpenSSH'yi diğer işletim sistemlerine bağlamak için bir "taşınabilirlik" dalı oluşturuldu.Sellest versioonist loodi "mobiilne" haru võimaldamaks OpenSSH-d ka teistes operatsioonisüsteemides kasutada.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Mängu mängimiseks on vaja saada kasutajapoolne sisend.
Bağlama ailesinden meydan sazı, divan sazından daha büyüktür.Inimeste rahulolu oma eluga on olulisem kui SKT.
Erkeklerde bağlama hakimdir.Kollektiivseid otsuseid langetavad mehed.
Böylece bu kutsal ağaç, dünyanın her üç katını -gök, yer ve yeraltı dünyalarını- birbirine bağlamaktadır.Tuntud oli maailmapuu ning maailma jaotus kolmeks sfääriks: taevas, maa, allilm.
% 1 önekini bağlamak mümkün değilDet är inte möjligt att binda till prefixet% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilDet er ikke muligt at binde til præfikset% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilEs ist nicht möglich, an das Präfix %1 zu binden.
% 1 önekini bağlamak mümkün değilHet is niet mogelijk te verbinden met de prefix %1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilIl n'est pas possible de lier le préfixe %1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNão é possível associar ao prefixo% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNem lehet kötni a( z)% 1 előtaghoz
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNIe je možné spojiť s predponou% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNie można powiązać z przedrostkiem% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilNo es posible referenciar al prefijo %1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilΑδύνατη η σύνδεση με το πρόθεμα% 1
% 1 önekini bağlamak mümkün değilНеможливо прив’ язати префікс% 1
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.A v Afghánistánu zkoušíme nové přístupy -- vyjednávače přístupu.