bağlama ile cümle
bağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Dan di Afghanistan, kami mencoba pendekatan baru -- para perunding.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.En Afganistán también estamos probando cosas nuevas, como los negociadores de acceso.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.En Afghanistan, nous essayons de nouvelles approches -- les négociateurs d'accès.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Iar in Afganistan, incercam noi abordari-- negociatori de acces.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.In Afghanistan proberen we een nieuwe aanpak: benader onderhandelaars.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.아프가니스탄에서는 새로운 방법을 시도했습니다. 교섭자를 통했습니다.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Mentre in Afghanistan, stiamo tentando nuovi metodi -- mediatori per l'accesso.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Und in Afghanistan probieren wir neue Ansätze aus - Zugangs-Vermittler.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.W Afganistanie, szukaliśmy nowych dróg - dostępu do negocjatorów.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Και στο Αφγανιστάν δοκιμάζουμε νέες τακτικές -- μεσολαβητές πρόσβασης.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.В Афганистане мы также пробуем новые способы - переговоры.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.И в Афганистан ние пробваме нови подходи -- хора, които водят преговори.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.ובאפגניסטן, אנחנו מנסים גישות חדשות -- נושאים ונותנים על גישה.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.و في أفغانستان، أصبحنا نحاول بطرق أخرى لنفاوضهم
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.新たな取り組みを始めようとしています。 我々は、赤十字国際委員会と協力して、
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.C`est attacher une pierre à la fronde, Que d`accorder des honneurs à un insensé.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Come chi lega il sasso alla fionda, così chi attribuisce onori a uno stolto
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Como atar una piedra a la honda, así es dar honor al necio
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Como o que ata a pedra na funda, assim é aquele que dá honra ao tolo.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Cum ai pune o piatră în praştie, aşa este cînd dai mărire unui nebun. -
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Jako keby niekto vložil kameň do praku, tak ten, kto dáva bláznovi česť.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Jako kiedy kto przywiązuje kamień drogi do procy: tak czyni ten, który uczciwość głupiemu wyrządza.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Jako vložiti kámen do praku, tak jest, když kdo ctí blázna.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Kakor kdor vrže mošnjo žlahtnih kamenov v grobljo, tako dela, kdor čast izkazuje bedaku.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.미련한 자에게 영예를 주는 것은 돌을 물매에 매는 것과 같으니라
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Lik den som legger sten i slyngen, er den som gir en dåre ære.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Memuji orang yang tak berpengetahuan, seperti mengikat batu erat-erat pada jepretan
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.nt a ki követ köt a parittyába, úgy [cselekszik,] a ki a bolondnak tisztességet tesz.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Såsom att binda slungstenen fast vid slungan, så är det att giva ära åt en dåre.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Som en, der binder Stenen fast i Slyngen, er den, der hædrer en Tåbe.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Tôn trọng kẻ ngu muội, Giống như bỏ cục ngọc vào trong đống đá.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Tôn_trọng kẻ ngu_muội , Giống như bỏ cục ngọc vào trong đống đá .
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Wer einem Narren Ehre antut, das ist, als wenn einer einen edlen Stein auf den Rabenstein würfe.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Yhtä kuin sitoisi kiven linkoon kiinni, on antaa kunniaa tyhmälle.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Ως ο δεσμευων λιθον εις σφενδονην, ουτως ειναι οστις διδει τιμην εις τον αφρονα.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Както оня, който хвърли възел със скъпоценни камъни в грамада, Така е тоя, който отдава чест на безумния.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Что влагающий драгоценный камень в пращу, то воздающий глупому честь.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.כצרור אבן במרגמה כן נותן לכסיל כבוד׃
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.كصرّة حجارة كريمة في رجمة هكذا المعطي كرامة للجاهل.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.將 尊 榮 給 愚 昧 人 的 、 好 像 人 把 石 子 包 在 機 弦 裡
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.將尊榮給 愚昧 人 的 、 好像 人 把 石子 包在 機弦裡
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.De amiről ma beszélni szeretnék Önöknek, az sok olyan dolog, ami mindezzel összefüggésbe hozható.
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.하지만 제가 오늘 여러분들에게 하고싶은 이야기는 이 모든 것들을 상호연계해서 설명할 여러가지 사실들 입니다.
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.Nhưng hôm này điều mà tôi muốn nói
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.Puheessani haluan tänään kertoa monia seikkoja, joilla yritän laittaa asiat oikeaan yhteyteensä.
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.אבל היום אני רוצה לספר לכם על דברים רבים שמנסים להכניס את כל זה להקשר כלשהו,
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.ولكن الذي اريد التحدث عنه اليوم هو بعض الاشياء المهمشة والتي يجب ان تؤخذ بعين الاعتبار ايضا
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.その正体や原因について 簡単に説明したいと思います
Ama bugün sizlerle konuşmak istediğim birçok şey var ve hepsini bir bağlama oturtmaya çalışacağım.但我今日想同你哋講嘅係 有好多嘢 將所有嘢擺埋一齊
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››A keď oznámiš túto našu vec, tiež budeme prostí od tvojej prísahy, ktorou si nás zaviazala.
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Ali če izdaš to naše opravilo, prosta bodeva prisege, s katero si naju zavezala.
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Als u ons echter verraadt, zullen wij niet langer aan deze eed gebonden zijn."
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Còn nếu nàng cho lậu việc chúng ta, ắt chúng ta sẽ khỏi mắc lời mà nàng đã bắt chúng ta thề.
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Còn nếu nàng cho lậu việc chúng_ta , ắt chúng_ta sẽ khỏi mắc lời mà nàng đã bắt chúng_ta thề .
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Et si tu divulgues ce qui nous concerne, nous serons quittes du serment que tu nous as fait faire.
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Hvis du derimod røber vort Forehavende, er vi løst fra den Ed, du lod os sværge!"
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Jestliže pak proneseš tuto řeč naši, budeme prosti od přísahy tvé, kterouž jsi nás zavázala.
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››네가 우리의 이 일을 누설하면 네가 우리로 서약케 한 맹세에 대하여 우리에게 허물이 없으리라
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Lecz jeźli wydasz tę sprawę naszę, tedy będziemy wolni od przysięgi twojej, którąś nas poprzysięgła.
Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››Ma se tu rivelerai questo nostro affare, noi saremo liberi da ciò che ci hai fatto giurare»