bağlama ile cümle
bağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir köleyi bağlamak için daha birçok bağlama pozisyonu bulunur.Istnieje kilka hipotez związanych z powstaniem niewolnictwa.
Ağ geçidi farklı ağ iletişim kuralı (TCP/IP ve SNA gibi) kullanan iki ağı birbirine bağlamakta kullanılabilir.Dowolne dwa komputery używające TCP/IP mogą być połączone ze sobą.
Süngü bağlamadım.Brak pływek.
Döngü, Solo Bağlama ve Orkestra için, 1994.Wiersze miłosne i nie, 1994.
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Działa przy niej Młodzieżowa Drużyna Pożarnicza, w której skład wchodzą dzieci i młodzież w wieku 8-18 lat.
1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur.W 1995 r. utworzono jednostkę pomocniczą miasta Osiedle Głuszyna.
Kuzeybatı'da Charles de Gaulle - Étoile hattını ve doğu'de Nation hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder knutpunkten Charles de Gaulle-Étoile i västra Paris med knutpunkten Nation i öster.
Diğer bir önemli özelliği de toprağa azot bağlamasıdır.För andra betydelser, se Tanjung Tanah.
Paris'in merkezinde bulunan Châtelet hattını ve kuzeydoğu'da Mairie des Lilas hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder Châtelet i centrala Paris med Mairie des Lilas i nordöst.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Kanske påverkas de av klimatförändringar.
21 Ocak 1897'de Yunanlar Girit'e çıkarak adayı Yunanistan'a bağlamak istediler.Den 21 januari 1897 landsattes grekiska trupper för att förena ön med det grekiska kungadömet.
Batı'da Pont de Sèvres hattını ve doğu'da Mairie de Montreuil hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder Pont de Sèvres, Boulogne i väst med Mairie de Montreuil i öst.
Doğu'da Gare d'Austerlitz hattını ve batı'da Boulogne - Pont de Saint-Cloud hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder Boulogne – Pont de Saint-Cloud, Boulogne i väst med Gare d'Austerlitz i öst.
Batı'da Porte Dauphine hattını ve doğu'da Nation hattını bağlamaktadır.Linjen går från Porte Dauphine i väst till Nation i öst.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.En Wi-Fi (internetuppkoppling) krävs för att spela detta läge.
Fruängen ve Mörby centrum birbirine bağlamaktadır.Hanarnas och honornas revir överlappar varandra.
Çocuk yaşında ileri derece de bağlama çalmaya başladı.Barnet börjar vid denna ålder tala rent och med fullständiga satser.
Ancak, San Juanico Köprüsü bu iki karayı birbirine bağlamaktadır.Terrängen runt São João das Duas Pontes är platt.
Bu yıllarda da bağlama çalmayı öğrendi.Hon lärde sig även att le under denna period.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.Крім затвердження бюджетних питань, рішення не є обов'язковими для членів ООН.
Geleneksel toplumlarda, evlenecek bireylerden daha çok, aileleri birbirine bağlamaktadır.Шлюбні: « У кожного насамона зазвичай багато дружин, які є спільними.»
İl sınırlarını birbirine bağlamaktadır.Вони хочуть поєднати свої долі.
Zevcesi, onu bağlamak için sağlam bir ip istedi.Наостанок дівчина просить зробити їй веретено та прялку.
Jeolojik olarak, Atlantik Ortası Sırtı'nın kuzey ucuyla Laptev Deniz Çatlağı'nı birbirine bağlamaktadır.Геологічно з'єднує північну частину Серединно-Атлантичного хребета з Рифтом моря Лаптєвих.
Belirli bir ortamda (örneğin ofis) insanları bir araya getirmek ve bağlamak için eşanlamlıdır.Правовий статус конкретної особи — складне поєднання і переплетіння правомочностей.
Batı'da Porte Dauphine hattını ve doğu'da Nation hattını bağlamaktadır.Linka byla postavená v letech 1900-1903 a spojuje stanice Porte Dauphine na západě města a Nation na východě.
Burada bağlama çalmayı öğrenmiştir.Zde se naučil hrát na kornet.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.V té době také neurověda začíná pronikat do psychologie.
Larry bunun sebebini karısının ölümüne bağlamaktadır.Kirk chce znát důvod jejich smrti.
Bu versiyondan, OpenSSH'yi diğer işletim sistemlerine bağlamak için bir "taşınabilirlik" dalı oluşturuldu.Od této verze byl vytvořen branch OpenSSH, který umožňoval portování i na jiné operační systémy.
Çünkü bu alanlar Batı Palearktik sahayı güneydeki kışlama alanlarına bağlamaktadır.Informace jsou mj. čerpány z webu Spolku pro vojenská pietní místa.
30 Mart 1858 tarihinde, Hymen Limpman kalem arkasına silgi bağlamak için ilk patent aldı.Dne 30. března 1858 si nechal Američan Hyman Lipman patentovat gumu připevněnou na druhém konci tužky.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.În afară de aprobarea problemelor bugetare, rezoluțiile nu depind de membri.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Aceste modificări pot influența clima planetară.
Süngü bağlamadım.Fără mustăți.
"Bağlama Küsmesin Baba!".Păstrează-l, frate!"
Diğer durumlarda ışıklifi, optik lif olmayan sensörü ölçüm sistemine bağlamak için kullanılır.În alte cazuri, fibra optică este utilizată pentru a conecta un senzor cu sistemul de măsurare.
Arazi üzerindeki evleri birbirine bağlamak üzere yollar inşa edilebilir.Clădirile trebuie să fie unite prin drumuri.
III - Üçüncü bir yöntem el incesi cevizi bağlamaktır.Tip 3 - fractura procesului posterior.
Ebeveynlerine çok fazla bel bağlama.Nu te baza foarte mult pe părinții tăi.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993: A Valenciennes és a Marseille belekeveredik egy bundabotrányba.
Kuzeybatı'da Charles de Gaulle - Étoile hattını ve doğu'de Nation hattını bağlamaktadır.Jelenleg Charles de Gaulle - Étoile és Nation állomások között közlekedik.
Erkeklerde bağlama hakimdir.A férfiúkban közös az, hogy agglegények.
Geçit, Cortina d'Ampezzo ve Livinallongo ovasını birbirine bağlamaktadır.Velence felől Cortina d’Ampezzón át autózhatunk ugyanide.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile Bağlama ismi verilmiştir.A Török Köztársaság megalapításakor kapta meg mai nevét.
Onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı.Megsérthetett valakit de soha nem csalta meg.
Üst ucu da ip bağlamak için çentiklidir.Odafönt Ford még mindig a kötelet tartja.
Bu tanımlama ve anlayış, tarihi bağların ve dini geleneklerin Yahudileri İsrail’e bağlamasından doğar .Rámutat, hogy a tények, a történelem, és a hagyomány bizonyítja Izrael igazságát.
Gitar ve bağlamanın karışımıdır.A forma és funkció összefüggései.
Batı'da La Défense hattını ve doğu'da Château de Vincennes hattını bağlamaktadır.A La Défense és a Château de Vincennes állomások között közlekedik.
Bu problem uygun bir bağlama sokulmalıdır.A kérdés a kellő vastagság.
Bağlamadan daha küçüktür.A hím kisebb mint a tojó.
"Bağlama Küsmesin Baba!".Nyugodj békében, öreg cimbora!”
Bunlar daha çok duruma ve bağlama göre değişkenlik gösterir.A változásnak azonban valamihez kötődnie kell, azzal egységet kell mutatnia.
6 yaşında bağlama çalmaya başlayan Hasret Gültekin, ilerleyen dönemlerde profesyonel olamaya başlamıştır.A duó tizenöt évnyi működés után kezd kifáradni, rutinból játszanak unott közönségnek.
Bağlamadan daha küçüktür.Se on käkeä pienempi.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.UTKP-Lan on Uuraisilla järjestettävä verkkopelitapahtuma.
İki büyük demiryolu hattı Gifu'yu Japonya'nın diğer bölgelerine bağlamaktadır.Kaksi tärkeää rautatielinjaa yhdistää Gifun muuhun Japaniin.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Kuinka sinä voit vaikuttaa ilmastonmuutokseen?.
Çünkü Rusya Kırım'ı tamamen kendisine bağlamak istiyordu.Tämän myötä Venäjä liitti Krimin itseensä.