bağlam ile cümle

bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Marijuana, fuhuş ... meşru olsun veya olmasın, bu tür talepler mevcut bağlamda faydasızdır."Marijuana, prostitution ... legitimate or not, such claims are useless in the current context.
Bu bağlamda özel, hatta belki bölgesel bir yapılanmaya ihtiyacı var.Therefore, it would require a special, perhaps regional, organisation.
Kosova’nın çoklu etnik yapısını yalnızca suç bağlamında sürdürmesi trajik bir şey olur.It would be tragic to have Kosovo as functionally multiethnic only in the criminal milieu.
Brüksel, üyelik yolunda ilerleme kaydedilmesini reform şartına bağlamıştı.Brussels has made further progress towards membership contingent on the reform.
Bu bağlamda İttifak üyeliği önceliklerimiz arasında yer alıyor.Thus, the membership of the Alliance is one of the priorities.
Ekonomik milliyetçiliğin yükselişi de bu bağlamda değerlendirilebilir.The rise of economic nationalism can be seen in this context.
Bazıları gibi, Türkiye’nin Balkanlardaki varlığını “neo Osmanlıcılık” anlayışına bağlamıyoruz.We do not consider Turkey's presence in the Balkans as a proof of "neo-Ottomanism", as some claim.
Gerçeker'e göre, tedbirlerin asıl amacı yargının elini kolunu bağlamak.The true aim, he said, is to cripple the judiciary.
Halk, altın madalya umutlarını hentbol ve sutopu takımlarına bağlamış durumda.The public is counting on the handball and water polo teams to bring home the gold.
ICJ'nin, sunumları takip eden altı ay içinde davayı karara bağlaması bekleniyor.The ICJ is then expected to issue its ruling within the next six months.
Bu bağlamda öne sürülenlerin çoğu yeterince geçerli ve uygulanabilir.Much of what is being proposed in this context is valid enough and feasible.
Mahkemenin konuyu Temmuz ayında karara bağlaması bekleniyor.A court ruling is expected in July.
Bu bağlamda 450 ppm'lik bir hedef ne yazık ki erişilebilir görünmüyor", dedi.To aim for 450 (ppm) would, I am afraid, seem unfeasible."
Uluslararası toplumun bu bağlamda yeni stratejileri var mı?Is the international community considering any new strategies in this regard?
Ramalji, "Kosova bağlamında uzun bir süre gündelik haber oldu," dedi."It was the daily news for a long time, putting it in the Kosovo context," Ramajli says.
Bu bağlamda pek çok parti, seçim sonuçlarını kabul etmediklerini söylüyor.As a result, many parties say they refuse to accept the results.
Bu bağlamda, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Stefan Füle konseyi memnuniyetle karşıladı.In that vein, EU Enlargement Commissioner Stefan Fule welcomed the council.
Fakat şimdi sorun, küresel adli tıp merkezini internet'e bağlamada.The challenge now however, is to bring the global forensics centre online.
Bu bağlamda Borissov ve bakan yardımcısı Boyko Kotsev de görevde kalacak.Borissov and deputy minister Boyko Kotsev will also stay on.
Üç kenti, iç uçuş merkezleri olarak birbirine bağlamak istiyorlar.They would like to connect all three cities as hubs for domestic air flights.
Geçen haftaki imza, karmaşık bir bölgesel enerji bağlamında gerçekleşti.Last week's signing took place in a complicated regional energy context.
Geriye bir tek bunları bağlamanın bir yolunu bulmak kalıyor." dedi.The only step left is thinking of a way to connect them," researcher Dr Biljana Ljuic explained.
Aksi takdirde Birliğe yalnızca uluslararası bağlamda tanınan Kıbrıs Rum kesimi katılacak.Otherwise, only the internationally recognised Greek Cypriot part will enter the Union.
Ancak bu her zaman UNMIK'in sahadaki varlığnı sürdüreceği bir bağlamda olacaktır.But this is always in the context where UNMIK will retain a presence in the field.
Mayıs ayı sonunda hikaye, kısmen siyasi bağlamı nedeniyle daha ciddi bir hal almaya başladı.In late May, the story began to take a more serious turn, in part because of its political context.
Romen analistler gelişmeyi bir bağlama yerleştirmeye çalıştılar.Romanian analysts tried to put the development in context.
Vize meselesi de bu bağlam da ele alınacaktır." dedi.The visa issue will be treated in this context," she said.
Bu bağlamda, Kosova tarafından katkıda bulunmalarını istedim.I have asked in this context the Kosovar side to make their contribution.
Sizce iki ülke arasında bu bağlamda bir parallellik kurulabilir mi?Can a parallel be drawn?
Krstiç, "Halk Belgrad'a bel bağlamış durumda."People depend on Belgrade.
Ancak reformu siyasi bağlamı pek dostça olmadı.The political context for the reform is not friendly, however.
Şurası kesin ki, festival sosyal bağlamıyla tanınıyor.Certainly the festival is known for its social context.
Hırvatistan’ın kaynakları çok büyük ve ülke bu kaynakları bu bağlamda kullanmalı.Croatian resources are huge and the country would need to use then in that sense.
E-adalar adı verilen proje, adalardaki okulları anakaraya bağlamayı amaçlıyor.The so-called e-islands project aims to connect schools on islands with the mainland.
Bu tür hareketlerin içinde geliştiği bağlam budur." diye de ekledi.This is the context in which such movements have developed," Dobre added.
Protein bağlamaProtein binding
Bu bağlamda, düşük gerilim altında 5 kV.Low voltage in this context is 5 kV or below.
Mobil cihazı televizyonla bağlamak için tek ve ince bir kablo kullanılır.Uses a single, thin cable to connect the mobile device to the TV.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.The parents suggested that the name be understood in the spirit of 'pataphysics.
Tarihî BağlamıHistorical Context
Her çiftlik faktörlerin veya bağlamların benzersiz bir bileşimine eklenebilir.Each farm may be inserted in a unique combination of factors or contexts.
Bu bağlamda havalandırma, havanın toprağa verildiği mekanizmaları ifade eder.Aeration in this context refers to the mechanisms by which air is delivered to the soil.
Metin girdilerinin bağlamsal çıktı kodlaması/çevirimiContextual output encoding/escaping of string input
Bu bağlamda Parafilm(R) aynı zamanda aşılama bandı olarak da bilinmektedir.In this context Parafilm(R) is also known as grafting tape.
Tarihsel bağlamHistorical context
Edebi bağlamLiterary context
Oklüzyon ya da kapanış, diş bağlamında, basitçe dişlerin arasındaki temas demektir.Occlusion, in a dental context, means simply the contact between teeth.
Bant genişliği ispatı yaklaşımları, kriptopara bağlamında tartışılmıştır.Proof of bandwidth approaches have been discussed in the context of cryptocurrency.
Bu bağlamda önemli bir özellik mükemmel ileri gizliliktir (PFS).An important property in this context is perfect forward secrecy (PFS).
Tartışma, geniş bir kırsal sorun bağlamında kaynaklandı.The controversy arose in the context of a broad pastoral problem.
İletken polimerlerin bant yapıları, sıkı bağlama modeliyle kolayca hesaplanabilir.The band structures of conductive polymers can easily be calculated with a tight binding model.
Çapraz bağlama maddesi olarak ve çeşitli başka bileşiklere öncül olarak kullanılır.It is used as a crosslinking agent and precursor to a variety of other compounds.
Parlamento bağlamında kırbaç ifadesinin kökenleri avcılık terminolojisinden gelir.The expression whip in its parliamentary context has its origins in hunting terminology.
Terimin belirli bağlamlarda daha belirgin bir anlamı vardır.The term has more specific meaning in certain contexts.
Gerektiği gibi bağlamış bir SO-239 UHF dişi konektör, yaklaşık 35 Ohm empedansa sahiptir.A typical SO-239 UHF female, properly hooded, has an impedance bump of about 35 Ohms.
Bu yöntemler, kurallardan ziyade, belirli bir bağlama dayalı normlar olarak nitelendirilmiştir.They are not understood as prescriptive rules but as norms specific to a context.
Jean Piaget Hatırlama (bellek) Bağlama bağlı bellek Kaynak izleme hatasıJean Piaget Recall (memory) Context-dependent memory Source-monitoring error
Rader kendine "BTK" adını verdi ("bind, torture, kill" ["bağlama, işkence, öldürme"]).Rader gave himself the name "BTK" (for "bind, torture, kill").
GK, birçok faktörden etkilenir ki en önemlilerinden bir tanesi bağlamdır.LI is affected by many factors, one of the most important of which is context.
Algılayan: analiz ve bağlamsal anlayışın meydana geldiği alt beyin modunu vurgular.Perceiver: emphasis upon bottom-brain mode, whereby analysis and contextual understanding occur.

İlgili Sayfalar