bağlam ile cümle

bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bağlamda kısa sürede erişecekleri bir zafer umuyorlardı.이 승리로 인해 짧은 휴전 협정이 맺어졌다.
Her geminin bağlama limanı bulunması zorunluluğu vardır.미국의 관할 하에 있는 모든 선박과 함선은 통상을 금지한다.
Yaklaşık 7 yaşında bağlama çalmaya başladı.가오는 7살 때 피겨스케이팅을 시작했다.
Savunmanın bu iki parçasını sadece dar bir kara şeridi bağlamaktadır.이 두 정부의 출현은 한반도의 분단을 고착화시켰다.
Bu bağlamda Böke (kahraman, şampiyon) kavramıyla da ilgisi vardır.그리고 이 모든 것은 헤로인에 대한 그의 의존과 관련이 있었다.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.1627년 3월 3일 정묘호란 때 후금군과 함께 내려와 의주를 공략하면서 같이 내려왔다.
Bu bağlamda Irak'ın bağımsızlığının özel bir önemi vardır...בהקשר זה יש חשיבות מיוחדת לשחרורה של עיראק...".
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.החלטות גרועות עקב הטיות כאלה נפוצות בהקשרים פוליטיים וארגוניים.
Köprü türü cihazlar, genel olarak benzer teknolojiye sahip LAN’ları birbirine bağlamak için kullanılır.ו-+COM אמורות להיות טכנולוגיות שמשלימות אחת את השנייה.
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman kolaylık olması için foralı bağlamak şarttır.יש המשתמשים בכף נעליים להקל על הכנסת הרגל לנעל.
Bu bağlamda 10 Gbps hızına ulaşılmıştır.השאיפה כיום היא להגיע למהירויות של 10Gbps.
Bilecik ve Yarhisar tekfurlarını vergiye bağlamıştı.יצרני הצמר והעור נאלצו לשלם מיסים.
Anele bağı, ipi sabit bir nesneye bağlamak için kullanılan bir düğümdür.קשר סבתא (באנגלית: Granny knot) הוא קשר פשוט המשמש לקשירת חבל סביב חפץ.
Kadınlar başlarına yemeni ve tülbent bağlamaktadır.הייתי קושרת אותם בקבוצות ואוכלת.
Okulda çok başarılı bir öğrenci olan Kozak, uzun yaşamasının sırrını sağlıklı hayat tarzına bağlamıştı.בית הספר לכמרים בקירקיובור היה ברמה גבוהה, שכן מאוחר יותר תואר סבר כמי שזכה לחינוך טוב מאוד.
Çeşitli kaynaklarda verilen rakamlarda bu bağlamda farklılık vardır.במקורות מידע שונים עדיין קיימת חלוקה זו.
Bağlamcı görüşler felsefede giderek popüler bir hale gelmektedir.נושא ההתמכרות למין הפך לפופולרי בקולנוע.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.משחק זה דרש חיבור לאינטרנט לאורך כל זמן המשחק.
17). ^ İngilizcede "revolting" kelimesi çokanlamlı ve bu bağlamda bir kelime oyunu olarak kullanılmıştır."רביו" (Revue) בצרפתית פירושו "לראות שוב", עיסוק מחודש בנושא מסוים.
19. Yüzyıl bu bağlamda oldukça önemli oldu.במהלך המאה ה-19 היחסים בין המדינות התחזקו מאוד.
Genelde kısa saplı bağlama boyunda ve 12 perdelidir.צווארו היה קצר וכלל רק 12 חוליות.
Alevi semahlarındaki en önemli çalgı bağlamadır.מפתח הכסף הכי חזק שיש ליוקינו.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.הם שיערו כי מדובר בקבוצה חדשה של חלבונים.
Böylece bağlama elemanlarının zamanla gevşeyip yuvasından çıkmasının önüne geçilmiş olur.הגעה של שוטרי זמן מאלצת אותו לעזוב את המקום.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.למעט בהחלטות בעניין תקציב, החלטות העצרת אינן מחייבות.
Bu bağlamda Pers taarruzunun genel komutasını üstlenmiş olması mümkündür.זאת בתנאי שרוחב הפס של התקשורת מאפשר זאת.
Bu anlamsal bağlamlar olmadan insanlar için Dünya'da bir yol bulma olanağı mümkün olmazdı.Без него не бихме могли да разберем много неща в човешките взаимоотношения.
Buradaki “konuşma durumu” hangi bağlamda kim ile konuşulduğunu ifade eder.С помощта на сигнала „свободно“ се констатира кой с кого говори.
Palmas Havalimanı, Palmas'ı Breziya'nın diğer şehirlerine bağlamaktadır.Летище Палмас обслужва вътрешни полети до други големи градове в Бразилия.
Mesela bu bağlamda kraliçe II. Elisabeth asla bu unvanı taşımadı.Карамболът довежда сегашната Елизабет II на престола и тя никога не забравя това.
MacReady yaratığı aleve verir ve yeni bir test için Windows'dan herkesi iple bağlamasını ister.Макрейди изгаря създанието и нарежда на Уиндоус да завърже всички за нов кръвен тест.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.През същата година му е отпусната и пенсия от френския двор.
Bağlamadan daha küçüktür.По-дребен е от предходния.
30 Mart 1858 tarihinde, Hymen Limpman kalem arkasına silgi bağlamak için ilk patent aldı.На 30 март 1858 година Хаймен Липман (Hymen Lipman) получава патент за прикрепяне на гума към молива.
Çeşitli kaynaklarda verilen rakamlarda bu bağlamda farklılık vardır.Датите, приведени в този раздел, имат разминаване в различните източници.
Bu bağlamda Demircihöyük Orta Tunç Çağı tabakasından daha eskiye tarihlendirilmektedir.Характерно за мечовете от този период е, че са доста по-къси от мечовете от Средновековието.
Ted telefonları, hat kablosunu ilgili odanın deliğine sokarak bağlamaktadır.Винс увисва на въжето пред кабината на камиона.
Bu bir anlamda iktisat biliminde azalan marjinal fayda bağlamında ortaya atılmış ilk önermedir.Тук е първото споменаване на принципа за вредата в За свободата.
Europeana materyaller hakkında, ilişkin ufak bir fotoğraf ile birlikte, bağlamsal bilgi veya metaveri toplar.Europeana събира контекстуална информация – или метаданни – за обектите, в това число малко изображение.
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Нейната роля се изпълнява от момиче на 8-10-годишна възраст, чийто родители трябва да са живи.
Allah evrendeki her şeyi bir nedene bağlamıştır.Njemu je Alah podario sve blagodati ovozemaljskog (dunjalučkog) života.
Gerçekte Doğu Prusya, bu amaçla kullanılabilecek çok sayıda birliği bu bölgedeki harekâtlara bağlamıştır.U Istočnoj Pruskoj se nalazila značajna količina snaga koje su mogle iskoristiti za ove svrhe.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.To je vjerojatno zbog klimatskih promjena.
Bu bağlamda yayılmış elektronlar fotoelektronlar olarak adlandırılır.Ponekad se ti izbačeni elektroni nazivaju “fotoelektroni”.
Yumuşak bağlama ise kısıtlı bir hareket imkanı vermek olarak tanımlanır.Smatra se, da je pošumljavanje obećavajuća mjera.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993. - Valenciennes i Olympique Marseille bili su uključeni u skandal namještanja utakmica.
Terdid sanatının esası, sözü tahmin edilmeyen ters bir sonuca bağlamaya dayanır.Cilj umjetnosti je prodrijeti u nepoznato.
Bu varsayımın, iktidar yapıları bağlamında dili politik olarak kullandığı birçok defa denenmiştir.Međutim, često se rabi kao izborni konstrukt u jezicima u kojima je dostupan.
Yani, pop bağlamında, saf biçimciliği toplum tarafından kabul edilebilir hale getirmektir.Djelo postoji kao folklorno tek u obliku u kojem ga zajednica prihvati.
Bu bağlamda Avrupa Araştırma Alanı (İngilizcesi: European Research Area veya ERA)] oluşturuldu.U okviru Europske Unije, IRB je dio Europskog istraživačkog područja (European Research Area).
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.Zlé rozhodnutia vďaka týmto skresleniam boli zaznamenané v politike a organizáciách.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Podľa rodičov malo sa meno chápať v zmysle patafyziky.
Kuzey'de Porte de Clignancourt hattını ve güney'de Porte d'Orléans hattını bağlamaktadır.Prechádza mestom od Porte de Clignancourt na severe do Porte d'Orléans na juhu.
Beden hareketlerinin anlamı daha çok bağlamla ilişkilidir.S teplotou tela súvisí jej pohyblivosť.
Spor veya vücut geliştirme bağlamında steroid anabolik steroid anlamında kullanılır.Takže pri športoch, kde je potrebná sila prevažuje používanie androgénnych anabolických steroidov.
19. Yüzyıl bu bağlamda oldukça önemli oldu.19. storočie bolo silne ovplyvnené týmto pokrokom.
İslam bağlamında antisemitizmin çeşitli tanımları yapılmıştır.V rámci sionizmu sa rozlišuje viacero prúdov.
Örneğin “sıfır” kelimesi değişik bağlamlarda değişik anlamlar ifade eder.Pojem rozdielu potrebujeme napríklad pri porovnávaní čísiel rozdielom.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.V opačnom prípade ide o proteínové komplexy.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Preto sa v rámci jednoty tohto kontextu môže hovoriť rovnako o "slavení" ako aj o "prijímaní".

İlgili Sayfalar