bağlam ile cümle

bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Müzik aletlerine olan ilgisi curadan sonra bağlama öğrenmeye başlamasıyla devam eder.Untuk dapat bertahan, media-media musik mulai memfokuskan kontennya.
WTO, ticaret ve çevre konularını birbirine bağlamaktadır.Mereka juga memberi saran tentang isu perdagangan dan lingkungan.
Palmas Havalimanı, Palmas'ı Breziya'nın diğer şehirlerine bağlamaktadır.Sân bay Palmas kết nối Palmas với nhiều thành phố của Brazil.
Bu bağlamda Hesse Alman savaş tutsakları için kitaplar toplamak ve göndermekle ilgilenmekteydi.Trong khuôn khổ này, từ đó Hesse đi quyên góp và gửi sách cho các tù binh người Đức.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.Hồi cuối thập niên 1970, Iraq đã mua một lò phản ứng hạt nhân "lớp Osiris" của Pháp.
Feribotlar Odaiba'yı Sumida Nehri ve doğu Tokyo'daki Kasai Rinkai Parkı üzerinden Asakusa'ya bağlamaktadır.Các chuyến phà kết nối Odaiba với Asakusa chạy dọc Sông Sumida và Công viên Kasai Rinkai ở phía đông Tokyo.
Şirketler metro Ethernet'i, kendi ofislerini birbirine bağlamak için de kullanabilirler.Những doanh nghiệp lớn thường sử dụng Metro Ethernet để kết nối các chi nhánh vào mạng Intranet của họ.
Bu bağlamda 10 Gbps hızına ulaşılmıştır.Vận tốc có hiện nay thể đạt đến 10 Gbps.
Advaita kelimesi bu bağlamda Benlik (Atman) ile Evrensel İlke'nin (Brahman) özdeşliğini ifade eder.Từ "Advaita" chủ yếu là chỉ về danh tính của Bản thể (Atman) (Self) và Toàn thể (Brahman).
Bu bağlamda eyaletin adının anlamı batı limanıdır.Tên gọi của vùng này có nghĩa là "phía nam biên ải".
Evrensel bağlamdaki ve dil bilimindeki deyim kavramı için, deyim maddesine bakınız.Về định nghĩa macrolanguage và ngôn ngữ tập thể, xem tại đây.
Bağlamadan daha küçüktür.ひまわりより小さい。
Gezi-izlenim-anlatı türü 6 kitabı (Bağlam yayınları) vardır.またこの時代に録尚書六条事というものが現れる。
Madison, öğrenmeye dönük açlığını özellikle o adama (Robertson'a) bağlamıştır."マディソンはその勉強好きを「大いにあの人(ロバートソン)」に負っていたと言っていた。
Bu bağlamda kısa sürede erişecekleri bir zafer umuyorlardı.時短中このリーチで当たると確変大当たりが確定する。
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman kolaylık olması için foralı bağlamak şarttır.靴を履く時にかかとに当てて、靴に足を入りやすくするために用いられる。
Belirli bir ortamda (örneğin ofis) insanları bir araya getirmek ve bağlamak için eşanlamlıdır.仲人(なこうど)は、日本において、人同士の間に入り、人間関係を仲立ちする役割の人。
Allah evrendeki her şeyi bir nedene bağlamıştır.アッラーは全ての人々を導くために私を遣わされた。
Terim, telif hakkı bağlamında sıklıkla kullanılmaktadır.彼自身は地上権をよく使う。
Bu bağlamda aynı kültüre ait bir yerleşme olarak görülmektedir.これらはおそらく同じ集落を示している。
Bu bağlamda "pozitif siyasi iktisat" teriminin kullanımı daha yaygındır.現代では「実務電卓」と言う名称の方が一般的である。
9 yaşında bağlama çalarak müziğe başlamıştır.9歳の時にフルートを始めたことで、音楽を始める。
Her geminin bağlama limanı bulunması zorunluluğu vardır.すべての船舶に搭載が義務付けられているわけではない。
ARPANET internetin ve bu bağlamda kullanılan teknolojilerin geliştirilmesinin temel çekirdeği haline geldi.ARPANETは後のインターネットの技術的中核となり、そこで使われる各種技術を開発する場となった。
Kadınların Sınıfı: Ücretli Ev Hizmetleri Bağlamında Kadın Öznelliğinin Kurulması.…Category:金融機関の無料提携サービスを参照。
Burada barbar kavramı, günlük kullanımdaki anlamından farklı bir bağlamda kullanılır.「自意識」という用語は、日常の使用では異なる意味を持っている。
Bu problem uygun bir bağlama sokulmalıdır.これも適切な滴定が必要である。
Dayı (annenin erkek kardeşi) sözcüğü ile bu bağlamda ilişkilidir.来須とは義理の姉弟の関係にある。
İp boyunun çok azını bağlamak için kullanır.外れないように紐で縛る。
Kuzeybatı'da Charles de Gaulle - Étoile hattını ve doğu'de Nation hattını bağlamaktadır.パリ市西部のシャルル・ド・ゴール=エトワール駅と東部のナシオン駅を結ぶ。
Oyuna orkestra, koro ve solo bağlama eşlik etmektedir.演劇コントユニット、ハレとケを結成。
Ona kravatını bağlaması için yardımcı oldu.彼にネクタイ を締めに手伝った。
Sitede her hafta iki takım; Google teknolojisinin yeni bağlamlarını ortaya koyabilmek için yarışmaktadır.每一周都会有两个团队竞相把Google的新产品公布到网站上。
Bu fikir doğal bir şekilde farklı bağlamlarda ortaya çıkmaktadır.这种想法自然出现于多种不同情境。
Bağlama ailesinde bağlamaya çok benzeyen iki çalgı daha vardır.兩人有著類似親子關係的連繫。
Bazı bağlamlarda, kesik gereklidir ve sadece uygun değildir.在某些情形,切割是必须的,不止是为了方便。
Bağlamadan daha küçüktür.相较愛更娇小。
Bağlama: Akarsuyun iki kıyısının suyu yükseltmek gayesiyle bağlayan yapıdır.其辭曰:」金行不競,水運唯昌,於鑠二祖,龍飛鳳翔。
Bu klasik fiziğin bağlamından bulunmuştur ama genelde modern fizik için daha kullanışlıdır.這一詞是在古典力學中被發明,卻普遍使用於近代物理。
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.除预算事项外,通过的决议对于会员没有约束力。
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman kolaylık olması için foralı bağlamak şarttır.過踝靴子較鞋子不容易脫落。
Çünkü Rusya Kırım'ı tamamen kendisine bağlamak istiyordu.俄国企图攫取整个克里米亚。
Altıncı öge ise bildirinin göndergesini oluşturan bağlam’ (context) dır.華鑒,華表第四子 華澹,字玄駿,華表第五子,晉河南尹,最為知名。
(Fr. Liaison) Bağlama (mühendislik): İki dingilin veya borunun uçlarından birleştirilmesi.則此「玄」字上脫「太」字,或雙名單稱。
Bu bağlamda eyaletin adının anlamı batı limanıdır.相里姓的郡望是西河郡。
Çoğu araştırmacı bunu doğum öncesi hormonlar gibi doğum öncesi çevresel faktörlere bağlamıştır.大多數研究者將此一現象歸結於產前環境因素影響,比如產前激素。
III - Üçüncü bir yöntem el incesi cevizi bağlamaktır.第三个关节叫远位指骨间关节。
Solak bir insan nasıl bağlar veya nasıl bağlamalıdır?一直以來以來登場的左天是否同一人?
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.但《飆酷車神》这款游戏还是需要全程联网来进行游戏。
Bu durumda/içerikte/bağlamda en önemli özellik iletme gizliliğidir.이 와인병은 그들 사이에서도 일급비밀인 중대한 것으로 보인다.
Bu bağlamda göğe doğru olmayı belirtir.그는 이것이 하늘의 도리, 순리로 해석하였다.
Bağlamadan daha küçüktür.미숙아는 이보다 작다.
Belirli bir ortamda (örneğin ofis) insanları bir araya getirmek ve bağlamak için eşanlamlıdır.상관면은 상관면(上關面)과 부남면(府南面)의 합면이다.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.랭킹 배틀형 게임으로 인터넷 연결이 필요하다.)
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.퍼플경제의 배경은 현대 사회에서 문화의 중요성이 급격히 높아진 데 있다.
Mesela bu bağlamda kraliçe II. Elisabeth asla bu unvanı taşımadı.다만 완성 후에 퀸 엘리자베스 2호가 이 다를 지나가는일은 한 번도 없었다.
Bu başarısızlığı kimileri yanlış single seçimlerine bağlamıştır.이 행벡터들을 하나의 단일 행렬 X로 묶어서 나타낸다.
Bu versiyondan, OpenSSH'yi diğer işletim sistemlerine bağlamak için bir "taşınabilirlik" dalı oluşturuldu.이 버전부터 "portability" 브랜치가 만들어져 OpenSSH를 다른 운영 체제로 이식하게 되었다.
Bu problem uygun bir bağlama sokulmalıdır.이것이야말로 위대한 양국에 적합하다.
"Dini İnkâr Bağlamında Turan Dursun".정책도 인사도 그가 생각하는 그대로다.

İlgili Sayfalar