bağlam ile cümle
bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arazi üzerindeki evleri birbirine bağlamak üzere yollar inşa edilebilir.Clădirile trebuie să fie unite prin drumuri.
III - Üçüncü bir yöntem el incesi cevizi bağlamaktır.Tip 3 - fractura procesului posterior.
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.Contextul economiei mov este un context de o importanță culturală în creștere în societatea contemporană.
Süreç-Kişi-Bağlam-Zaman modeli (PPCT) olarak etiketlenir.Lucrător cu contract individual de muncă tip "timp-parțial" (part-time).
Ebeveynlerine çok fazla bel bağlama.Nu te baza foarte mult pe părinții tăi.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993: A Valenciennes és a Marseille belekeveredik egy bundabotrányba.
Kuzeybatı'da Charles de Gaulle - Étoile hattını ve doğu'de Nation hattını bağlamaktadır.Jelenleg Charles de Gaulle - Étoile és Nation állomások között közlekedik.
Mağdur bilimi, bir suç bağlamında mağduru ele alan kriminoloji dalı.A kriminálviktimológia a bűncselekmények áldozataival foglalkozó bűnügyi tudományterület.
Erkeklerde bağlama hakimdir.A férfiúkban közös az, hogy agglegények.
Geçit, Cortina d'Ampezzo ve Livinallongo ovasını birbirine bağlamaktadır.Velence felől Cortina d’Ampezzón át autózhatunk ugyanide.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile Bağlama ismi verilmiştir.A Török Köztársaság megalapításakor kapta meg mai nevét.
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.A mályva gazdaság összefügg a műveltség növekvő jelentőségével a mai társadalomban.
Onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı.Megsérthetett valakit de soha nem csalta meg.
Çeşitli kaynaklarda verilen rakamlarda bu bağlamda farklılık vardır.A források által közölt számadatok itt is eltérőek.
Üst ucu da ip bağlamak için çentiklidir.Odafönt Ford még mindig a kötelet tartja.
Bu tanımlama ve anlayış, tarihi bağların ve dini geleneklerin Yahudileri İsrail’e bağlamasından doğar .Rámutat, hogy a tények, a történelem, és a hagyomány bizonyítja Izrael igazságát.
Gitar ve bağlamanın karışımıdır.A forma és funkció összefüggései.
Dayı (annenin erkek kardeşi) sözcüğü ile bu bağlamda ilişkilidir.Az állást bátyja közbenjárásával szerezte meg.
Batı'da La Défense hattını ve doğu'da Château de Vincennes hattını bağlamaktadır.A La Défense és a Château de Vincennes állomások között közlekedik.
Bu problem uygun bir bağlama sokulmalıdır.A kérdés a kellő vastagság.
Bağlamadan daha küçüktür.A hím kisebb mint a tojó.
Toplumsal bağlam her yaratmada değişkendir.Minden egyes folklóralkotás változatokban él.
"Bağlama Küsmesin Baba!".Nyugodj békében, öreg cimbora!”
Bunlar daha çok duruma ve bağlama göre değişkenlik gösterir.A változásnak azonban valamihez kötődnie kell, azzal egységet kell mutatnia.
Bağlamcı görüşler felsefede giderek popüler bir hale gelmektedir.A pacifista gondolatok egyre népszerűbbek.
6 yaşında bağlama çalmaya başlayan Hasret Gültekin, ilerleyen dönemlerde profesyonel olamaya başlamıştır.A duó tizenöt évnyi működés után kezd kifáradni, rutinból játszanak unott közönségnek.
YerelNET - Yerel Seçim Sonuçları Ulusal Siyaset - Yerel Siyaset İlişkisi Bağlamında 1963 Yerel SeçimleriNagyatád • Jelöltek • Választási eredmények • Az önkormányzat összetétele Helyi önkormányzati választások
İrmandinya sözü birçok tarihsel bağlamlarda Galiçya'da kullanılmıştır.Sanaa irmandiños on käytetty Galiciassa monissa historiallisissa yhteyksissä.
Bu bağlamda Hesse Alman savaş tutsakları için kitaplar toplamak ve göndermekle ilgilenmekteydi.Tässä tehtävässä Hesse huolehti sotavangeista keräämällä ja lähettämällä heille kirjoja.
Bağlamadan daha küçüktür.Se on käkeä pienempi.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.UTKP-Lan on Uuraisilla järjestettävä verkkopelitapahtuma.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Vanhemmat ehdottivat että nimi ymmärrettäisiin ’patafysiikan hengessä.
İki büyük demiryolu hattı Gifu'yu Japonya'nın diğer bölgelerine bağlamaktadır.Kaksi tärkeää rautatielinjaa yhdistää Gifun muuhun Japaniin.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Kuinka sinä voit vaikuttaa ilmastonmuutokseen?.
Çünkü Rusya Kırım'ı tamamen kendisine bağlamak istiyordu.Tämän myötä Venäjä liitti Krimin itseensä.
Erkeklerde bağlama hakimdir.Vaimot ovat miehille yhteisiä.
Bu bağlamda muvakkithane, "vaktin belirlendiği mekan" anlamına gelmektedir.Nykyhetki tarkoittaa meille juuri parhaillaan ilmenevää, "käsillä olevaa" ajanhetkeä.
Bu bağlamda Avrupa Araştırma Alanı (İngilizcesi: European Research Area veya ERA)] oluşturuldu.Tutkimuspuolen vastaava alue on Eurooppalainen tutkimusalue (ERA).
Roket bağlamında sondaj ölçüm yapmak ile eşdeğerdir.Raketissa olevien tulisi mitata nopeudekseen sama.
Bu bağlamda, yastıklı koltukla karıştırılmamalıdır.Se on tehtävä niin, ettei sitä voi sekoittaa skraffeeraukseen.
Diğer bir önemli özelliği de toprağa azot bağlamasıdır.Toinen oleellinen laatuun vaikuttava seikka on yrttien kuivatus.
Toplantıya katılanları değerli hediyeler ve unvanlar dağıtarak kendisine bağlamaya çalışır.Jakakaa intiaaneille riittävästi lahjoja ja herättäkää heidän kiinnostuksensa yhteistyöhön.
Bu bağlama şekline bir ağırlık eklenir böylece sadece kollara değil bacak ve kalçayada zarar verilir.Ne ovat ruumiinosiemme jatkeita, joiden avulla voimme tehdä enemmän kuin pelkillä käsillämme ja jaloillamme.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.Ensinnäkin hän arvosteli psykologiaa historiallisesta perspektiivistä.
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Kilpailu oli tarkoitettu 8–15-vuotiaille lapsille ja nuorille.
Bu bağlamda Derrida, Platon’u, Rousseau’yu, Kant’ı vd. yapıbozuma uğratmıştır.Toivomme vain, että ainoastaan Marat’n, Dantonin, Robespierren ja kumppanien verta vuodatetaan!”
Bu bağlamda tinselcilik; takva tanrıya giden bir yol olarak da ele alınabilir.Näitä pilareita noudatetaan keinona päästä lähelle Jumalaa.
Bu bağlamda, büyük ve küçük harfler farklı ve alakasız şeyleri simgelerler.Σε αυτά τα πλαίσια, τα κεφαλαία και τα μικρά γράμματα αντιπροσωπεύουν διακριτές και μη συνδεδεμένες ιδέες.
Bu bağlamda Irak'ın bağımsızlığının özel bir önemi vardır...Σε αυτό το πλαίσιο δίνεται ιδιαίτερη σημασία στην απελευθέρωση του Ιράκ ...
Ancak, San Juanico Köprüsü bu iki karayı birbirine bağlamaktadır.Ο Πορθμός του Σαν Μπερναντίνο χωρίζει αυτές τις δυο περιοχές.
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.Κακές αποφάσεις που οφείλονται σε τέτοιες προκαταλήψεις έχουν βρεθεί σε πολιτικά και οργανωτικά πλαίσια.
Kalmuk bağının çok pratik bağlama yöntemleri vardır.Η γραμμική παλινδρόμηση έχει πολλές πρακτικές χρήσεις.
Bazı bağlamlarda, kesik gereklidir ve sadece uygun değildir.Σε μερικά η τομή είναι απαραίτητη και όχι απλά κατάλληλη.
Bu bağlamda Potidea'daki olaylar Peloponez Savaşı ile ilişkilendirilmektedir.Τα ενδιαφέροντα του Νικολό είναι πλέον άμεσα συνδεδεμένα με την Πελοπόννησο.
Dayı (annenin erkek kardeşi) sözcüğü ile bu bağlamda ilişkilidir.Ήρθε σε σύγκρουση με την οικογένειά του γι’ αυτό το θέμα.
Türkiye ise süre bağlamında emekleme dönemini yaşıyor denilebilir.Σας καλώ τώρα να επιδείξουμε την ίδια αποφασιστικότητα κατά την περίοδο της επικύρωσης.
Arnie'yi kendine bağlamıştır.Έδρα του ορίστηκε η Άρνη (ή Αρνάς).
Bu bağlamda, Skamander tanrısı aslında, Skamander nehrinin tanrı şeklinde betimlenmesidir.Έτσι σε περίπτωση κρίσης ο πατέρας των θεών συμβουλεύεται το ασώματο κρανίο.
A(e1, e2) = 1, birim karenin bölgesi bağlamında tektir.A(e1, e2) = 1,καθώς η περιοχή του μοναδιαίου τετραγώνουείναι ένα.
Bu bağlamda Böke (kahraman, şampiyon) kavramıyla da ilgilidir.Σ' αυτό εμπεριέχεται η αναγραφή του κύριου χορηγού του πρωταθλήματος, της «Veikkaus».