bağlam ile cümle
bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Kanske påverkas de av klimatförändringar.
21 Ocak 1897'de Yunanlar Girit'e çıkarak adayı Yunanistan'a bağlamak istediler.Den 21 januari 1897 landsattes grekiska trupper för att förena ön med det grekiska kungadömet.
Dayı (annenin erkek kardeşi) sözcüğü ile bu bağlamda ilişkilidir.Herbert kan därmed sägas sälla sig till faderns uppfattning.
Batı'da Pont de Sèvres hattını ve doğu'da Mairie de Montreuil hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder Pont de Sèvres, Boulogne i väst med Mairie de Montreuil i öst.
Arnie'yi kendine bağlamıştır.Men Artie oroar sig för honom.
Doğu'da Gare d'Austerlitz hattını ve batı'da Boulogne - Pont de Saint-Cloud hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder Boulogne – Pont de Saint-Cloud, Boulogne i väst med Gare d'Austerlitz i öst.
Batı'da Porte Dauphine hattını ve doğu'da Nation hattını bağlamaktadır.Linjen går från Porte Dauphine i väst till Nation i öst.
“Bunun yanı sıra, tabii ki teorik çalışmalar da bağlamsal açıdan tartışılarak yürütülecektir.”I teorin fungerar kommunismen också, i teorin".
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.En Wi-Fi (internetuppkoppling) krävs för att spela detta läge.
Fruängen ve Mörby centrum birbirine bağlamaktadır.Hanarnas och honornas revir överlappar varandra.
Çocuk yaşında ileri derece de bağlama çalmaya başladı.Barnet börjar vid denna ålder tala rent och med fullständiga satser.
Hangi bağlamda kullanıldığına bağlı olarak "anlam" terimi farklı manalara gelebilir.Beroende på vilka som samtalet förs emellan, så kan samtalsstilen variera.
Bu ifade, müziğin yapımının ve tüketiminin bağlamını da içerir.Begreppet behandlar således relationen mellan musikens form och innehåll.
Ancak, San Juanico Köprüsü bu iki karayı birbirine bağlamaktadır.Terrängen runt São João das Duas Pontes är platt.
Bu bağlamda bu noktalar, genellikle eğrinin üzerinde yer almaz.Dessa punkter har oftast ingen bevakning alls.
Bu yıllarda da bağlama çalmayı öğrendi.Hon lärde sig även att le under denna period.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.Observera att det här komplexet är inte ett protein.
Bu bağlamda Stockholm, Oslo ve Kopenhag'dan Estonya'ya uçuşlar düzenlemektedir.Interkontinental trafik utgår från Stockholm, Oslo och Köpenhamn.
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Одначе ці досягнення слід сприймати у відповідному контексті.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексті Про церемонії, однак, він також може бути прочитаний просто як одиниця чи корабель.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.Крім затвердження бюджетних питань, рішення не є обов'язковими для членів ООН.
Landscape ekolojisi problemlere uygulamalı ve bütüncül bağlamda yaklaşır.Ландшафтна екологія зазвичай має справу з прикладними і цілісними проблемами.
Bilişsel eğilimler belirli bir bağlam içerisinde daha etkili eylemlere yol açabilir.Когнітивні упередження можуть призвести до більш ефективних дій у певному контексті.
Bu bağlamda, 4 + 16n formunda sonsuz sayıda çözüm vardır.Звідси, рівняння має нескінченно багато розв'язків у вигляді 4 + 16n.
Yine aynı bağlamda kadının seksüel doyumsuzluğunun da aynı biçimde histeriye yol açtığını düşünmüştür.Він навіть удає, що нібито в результаті нещасного випадку була відновлена його гетеросексуальність.
Geleneksel toplumlarda, evlenecek bireylerden daha çok, aileleri birbirine bağlamaktadır.Шлюбні: « У кожного насамона зазвичай багато дружин, які є спільними.»
İl sınırlarını birbirine bağlamaktadır.Вони хочуть поєднати свої долі.
Hiçbir zaman PAL sunucularına varamamış, bu bağlamda Avrupa'da tanınmamıştır.Адже він мав таку збірку, якої ще не було ніде в Європі.
Hangi bağlamda kullanıldığına bağlı olarak "anlam" terimi farklı manalara gelebilir.Залежно від контексту, в якому слово вживається, значення може бути різним.
Eğitim bağlamında edim, öğrencinin derslerde yaptıklarıdır.Для інших, ціна навчання залежить від того у якому класі навчається студент.
Zevcesi, onu bağlamak için sağlam bir ip istedi.Наостанок дівчина просить зробити їй веретено та прялку.
Jeolojik olarak, Atlantik Ortası Sırtı'nın kuzey ucuyla Laptev Deniz Çatlağı'nı birbirine bağlamaktadır.Геологічно з'єднує північну частину Серединно-Атлантичного хребета з Рифтом моря Лаптєвих.
Belirli bir ortamda (örneğin ofis) insanları bir araya getirmek ve bağlamak için eşanlamlıdır.Правовий статус конкретної особи — складне поєднання і переплетіння правомочностей.
Bu başarısızlığı kimileri yanlış single seçimlerine bağlamıştır.У багатьох його роботах обігрувались теми одностатевих стосунків.
Madison, öğrenmeye dönük açlığını özellikle o adama (Robertson'a) bağlamıştır."Madison říkal, že vděčí za svůj talent k učení "především tomu muži (Robertsonovi)".
Allah evrendeki her şeyi bir nedene bağlamıştır.Veškeré bytí (tedy i látka) je podle Crescase závislé na Bohu.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Podle rodičů mělo být jméno chápáno ve smyslu patafyziky.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.Na konci 70. let 20. století zakoupil Irák od Francie jaderný reaktor „třídy Osirak“.
Bu bağlamda orduyu bile kullanmaya gerek görmedi.Nicméně, nehodlal při tomto snažení využít vojenských sil.
Batı'da Porte Dauphine hattını ve doğu'da Nation hattını bağlamaktadır.Linka byla postavená v letech 1900-1903 a spojuje stanice Porte Dauphine na západě města a Nation na východě.
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Navíc musí jejich tvorba proběhnout ve správné sekvenci.
Burada bağlama çalmayı öğrenmiştir.Zde se naučil hrát na kornet.
Bu nedenle, bu bağlamda Yunan ve Roma kültüründe keşişlikten tam olarak söz edilemez.Také by se slušelo poznamenat, že takový vývoj se neomezuje pouze na řecko-římskou kulturu.
Üretici güçler tanımlamasının Marksist teoride, tartışmasız bir önemi söz konusudur bu bağlamda.Z marxistického pohledu je konflikt za daných výrobních vztahů nesmiřitelný.
Bu bağlamda, “başkaları” homoseksüeller, kadınlar, akıl hastaları, beyaz olmayanlar ve mahkûmlardır.Všemi, tedy kromě cizinců, bláznů, chudáků a žen.
Bu bağlamda, görevler arasında oyuncunun bakış açısı, karakterden karaktere değişmektedir.Ve stati Místo estetické funkce mezi ostatními na problematiku funkcí nahlíží z pohledu subjektu.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.V té době také neurověda začíná pronikat do psychologie.
Larry bunun sebebini karısının ölümüne bağlamaktadır.Kirk chce znát důvod jejich smrti.
Bu versiyondan, OpenSSH'yi diğer işletim sistemlerine bağlamak için bir "taşınabilirlik" dalı oluşturuldu.Od této verze byl vytvořen branch OpenSSH, který umožňoval portování i na jiné operační systémy.
Yönetmen bu durumu, filmdeki sevişme sahneleri nedeniyle oynayacak oyuncu bulamamasına bağlamıştır.Stále nechce uvěřit, že na jevišti předváděl milostnou scénku.
Çünkü bu alanlar Batı Palearktik sahayı güneydeki kışlama alanlarına bağlamaktadır.Informace jsou mj. čerpány z webu Spolku pro vojenská pietní místa.
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.Pouze tam byla totiž přijímána rozhodnutí o politických a vojenských záležitostech.
30 Mart 1858 tarihinde, Hymen Limpman kalem arkasına silgi bağlamak için ilk patent aldı.Dne 30. března 1858 si nechal Američan Hyman Lipman patentovat gumu připevněnou na druhém konci tužky.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.La sfârșitul anilor 1970, Irak achiziționase de la Franța un reactor nuclear de clasa "Osiris".
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.În afară de aprobarea problemelor bugetare, rezoluțiile nu depind de membri.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Aceste modificări pot influența clima planetară.
Süngü bağlamadım.Fără mustăți.
"Bağlama Küsmesin Baba!".Păstrează-l, frate!"
Diğer durumlarda ışıklifi, optik lif olmayan sensörü ölçüm sistemine bağlamak için kullanılır.În alte cazuri, fibra optică este utilizată pentru a conecta un senzor cu sistemul de măsurare.
Dinsel bağlamda lort, çeşitli tanrı ya da tanrısal varlıklara atfen kullanılabilir.În unele cazuri, ei se pot crede de origine regală sau chiar divină.