bağlam ile cümle
bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Larry bunun sebebini karısının ölümüne bağlamaktadır.Roberts vermoorrde daarom diens vrouw.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Alle onderdelen van TGF zijn onmisbaar voor het maken van een game of applicatie.
Allah evrendeki her şeyi bir nedene bağlamıştır.Alle dingen zijn innerlijk aanwezig in God.
Dünya medeniyetinin başlangıcını Yunan medeniyetine bağlamak yanlıştır.Ze vernietigen de civilisatie van de Grieken.
Bu bağlamda ülkenin Tayvan'da temsilciliği bulunmaktadır.Tevens is deze subgroep te vinden in Taiwan.
Resmin merkezinde beyaz at ve atın yükünü bağlamaya çalışan bir zeybek vardır.In het medaillon zijn het witte paard en de zuil afgebeeld.
Zevcesi, onu bağlamak için sağlam bir ip istedi.Zijn moeder zegt dat hij het geitje aan een touw had moeten binden.
Doğu'da Gare d'Austerlitz hattını ve batı'da Boulogne - Pont de Saint-Cloud hattını bağlamaktadır.Alleen de treinen richting Boulogne - Pont de Saint-Cloud stoppen hier.
Köprü Seocho ile Yongsan semtlerini birbirine bağlamaktadır.De brug verbindt de stadsdistricten Seocho en Yongsan.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.Zoals eerder genoemd hebben eiwitten in oplossing een lading.
Eğer çözme gereksinimi bağlama anında biliniyorsa, Sıkıştırma bağı foralı bağlanabilir.Voor hij precies kan zeggen waar hij zit, wordt de verbinding verbroken.
Erkeklerde bağlama hakimdir.Mannen zijn in relaties niet te vertrouwen.
İp boyunun ne kadarını bağlamak için kullanır?Hoeveel kilo hij kon dragen?
Terim genellikle insan bağlamında ama aynı zamanda bitki veya hayvanlar için de kullanılır.De term drinken wordt vooral gebruikt bij mensen en dieren, soms ook bij planten.
Arnie'yi kendine bağlamıştır.Arnie besluit de verantwoordelijkheid op zich te nemen.
Balta sazı (ya da dede sazı, ruzba), bağlama ailesi içinde yer alan bir bağlama türü.Onder een huishouden wordt verstaan (het reilen en zeilen van) een woongemeenschap of huisgezin.
Yaklaşık 7 yaşında bağlama çalmaya başladı.Hij begon al op zevenjarige leeftijd te spelen.
Toplantıları düzenleyenlere göre çiftçiler umutlarını bankalara bağlamış.Volgens degenen die de bijeenkomsten organiseren, zouden de boeren hun hoop op de banken hebben gevestigd.
Saçlarının üzerine ipek bir eşarp bağlamış.Om haar haren heeft zij een zijden sjaal gebonden.
Bu bağlamda 2002 yılında Rusya'da HIV-Virüsü taşıyan çocukları ziyaret etmiştir.W 2002 r. odwiedziła w Rosji dzieci z wirusem HIV.
A(w,v) = −A(v,w), v ve w paralel kenarın rolleri değişimci bağlamında yönünü tersine çevirir.A(w, v) = −A(v, w), ponieważ zmiana kolejności wektorów ma zmieniać znak.
Batı'da Pont de Sèvres hattını ve doğu'da Mairie de Montreuil hattını bağlamaktadır.Łączy stacje Pont de Sèvres na zachodzie i Mairie de Montreuil na wschodzie miasta.
A(v,v) = 0, v ile belirlenen dejenere paralelkenarın bölgesi bağlamında (yani, bir doğru parçası) sıfırdır.A(v, v) = 0, ponieważ powierzchnia zdegenerowanego równoległoboku jest równa 0.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Połączenie internetowe jest potrzebne tylko do uruchomienia gry.
Bu bağlamda entropi ilk defa 1948'de Claude E. Shannon tarafından tanımlanmıştır.Po raz pierwszy tego pojęcia użył Claude E. Shannon w 1948 roku.
Bu versiyondan, OpenSSH'yi diğer işletim sistemlerine bağlamak için bir "taşınabilirlik" dalı oluşturuldu.Od tej wersji zaczęto przenosić OpenSSH do innych systemów operacyjnych.
Aynı beden hareketi farklı bağlamlarda farklı bilgiler barındırabilir.To samo ułożenie ciała może w różnych kontekstach nieść inne informacje.
At bağlamak için kurulan direk.Oto rozkaz wydania koni.
Doğu'da Gare d'Austerlitz hattını ve batı'da Boulogne - Pont de Saint-Cloud hattını bağlamaktadır.Łączy stacje Boulogne - Pont de Saint-Cloud i Gare d'Austerlitz.
Bu bağlamda 1943 yılında Danimarkalı Yahudilerin toplama kamplarından kurtulması için girişimde bulundu.W 1943 roku był zaangażowany w przygotowanie ucieczki duńskich Żydów do Szwecji.
İl sınırlarını birbirine bağlamaktadır.Powyższe comarki graniczą ze sobą.
Her iki Türk şivesinin bağlam noktasındadır.Leży po obu stronach siodła tureckiego.
Onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı.Jemu powierzam swoje kłopoty i nigdy się nie zawiodłem.
Bu bağlamda Irak'ın bağımsızlığının özel bir önemi vardır...W związku z tym szczególne znaczenie ma pomoc w wyzwoleniu Iraku...
Bağlamcı görüşler felsefede giderek popüler bir hale gelmektedir.Zdrowy rozsądek stał się znowu kryterium filozofowania.
Bilecik ve Yarhisar tekfurlarını vergiye bağlamıştı.Tkacze i garbarze musieli płacić podatki na cele wojskowe.
Gambetta hattını ve doğu'da Porte des Lilas hattını bağlamaktadır.Trasa linii łączy stacje Gambetta i Porte des Lilas w XX dzielnicy Paryża we wschodniej części miasta.
Evrimin oluşmuş olduğu, bu bağlamda bir olgudur.Ten mechanizm jest wpisany w naszą egzystencję.
Bu bağlamda asgari rezerv oranı kavramı kullanılır.Na terenie rezerwatu obowiązują zasady ograniczonego poruszania się.
Bağlamadan 5 ses pese akortlanır.5 człon czułków podłużny.
Bir köleyi bağlamak için daha birçok bağlama pozisyonu bulunur.Istnieje kilka hipotez związanych z powstaniem niewolnictwa.
Ağ geçidi farklı ağ iletişim kuralı (TCP/IP ve SNA gibi) kullanan iki ağı birbirine bağlamakta kullanılabilir.Dowolne dwa komputery używające TCP/IP mogą być połączone ze sobą.
Süngü bağlamadım.Brak pływek.
Bu bağlamda orduyu bile kullanmaya gerek görmedi.Armata ta nie została użyta bojowo.
Döngü, Solo Bağlama ve Orkestra için, 1994.Wiersze miłosne i nie, 1994.
Bu açıdan bağlam, iletişimde çok önemli bir yere sahiptir.Zajmuje bardzo ważne miejsce ze względu na komunikację.
Budizm bağlamındaki gizli hazineler tamamen yeni değildir.W buddyzmie koreańskich nie była to całkowicie nowa idea.
Bu bağlamda muvakkithane, "vaktin belirlendiği mekan" anlamına gelmektedir.Przed publicznością wykonała między innymi „Feel This Moment”.
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Jednak aby wszystko było w pełni jasne, dokonamy ten krok podstawienia.
Bu bağlamda Layka, Moskova'da bir sokak köpeği olarak bulundu.Klasztor był przy tym traktowany jako filia domu metropolitalnego w Moskwie.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.W drugiej połowie lat siedemdziesiątych Irak zakupił od Francji dwa reaktory jądrowe typu „Ozyrys”.
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Działa przy niej Młodzieżowa Drużyna Pożarnicza, w której skład wchodzą dzieci i młodzież w wieku 8-18 lat.
1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur.W 1995 r. utworzono jednostkę pomocniczą miasta Osiedle Głuszyna.
Bu terim, "Çin Cumhuriyeti Anayasası'na Ek Maddeler" bağlamında kullanılmaktadır.Jego nazwisko jest wymienione w preambule do Konstytucji Chińskiej Republiki Ludowej.
Bu bağlamda Yer konumsal Bilgi olarak da adlandırılır.Współdzielona informacja jest nazywana kontekstem.
Bu bağlamda yüzey araştırmalarında ve kazılarda Erken Demir Çağı çanak çömleği buluntusuna ulaşılmamıştır.Społeczność naukowa tamtych czasów nie chciała wierzyć w jego opowieści o śniegu i lodzie tak blisko równika.
Bazı filozoflar bu bağlam bağımlılığının, göreceliğe yol açabileceğini söylerler.Vissa filosofer påstår att detta sammanhangsberoende kan leda till relativism.
Kuzeybatı'da Charles de Gaulle - Étoile hattını ve doğu'de Nation hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder knutpunkten Charles de Gaulle-Étoile i västra Paris med knutpunkten Nation i öster.
Diğer bir önemli özelliği de toprağa azot bağlamasıdır.För andra betydelser, se Tanjung Tanah.
Paris'in merkezinde bulunan Châtelet hattını ve kuzeydoğu'da Mairie des Lilas hattını bağlamaktadır.Linjen sammanbinder Châtelet i centrala Paris med Mairie des Lilas i nordöst.